Trabzonlu dağcı Köksal Sonbay, yıllardır tırmandığı zorlu zirvelerden topladığı taşları ve kullandığı ekipmanları işletmesinde sergileyerek, müşterilerini çaylarını yudumlarken yüksek irtifa hatıralarına ortak ediyor.
Trabzon kent merkezinde 12 yıldır kafe işletmeciliği yapan 45 yaşındaki Köksal Sonbay, sıra dışı dekorasyon anlayışıyla dikkat çekiyor. Çocukluktan beri doğaya tutkun olan ve 23 yaşında başladığı dağcılık serüvenini profesyonel bir disiplinle sürdüren Sonbay, tırmandığı her zirveden bir parça getirerek iş yerini adeta bir dağcılık müzesine dönüştürdü.
Kazbek’ten Kaçkarlar’a Uzanan Koleksiyon
Türkiye Dağcılık Federasyonu ve çeşitli kulüplerden aldığı eğitimlerle dağcılığa başlayan Sonbay, bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında sayısız zirveye tırmandı. Her tırmanışın ardından çantasında o dağın zirvesinden aldığı bir taşla geri dönen deneyimli dağcı, bu taşları kafesinde oluşturduğu özel bir köşede sergiliyor.
Sadece taşlar değil; karda yürümek için kullanılan hedikler, tırmanış ipleri, dağcı ayakkabıları ve çeşitli teknik malzemeler de kafenin duvarlarını süslüyor. Müşterilerin yoğun ilgisini çeken bu konsept, hem dağcılık sporuna merak uyandırıyor hem de Sonbay’ın anılarını taze tutmasını sağlıyor.
"Taşlara Baktığımda O Zirvedeki Rüzgarı Hissediyorum"
Oluşturduğu koleksiyonun kendisi için manevi değerinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Sonbay, taşların ona huzur verdiğini belirtiyor. Dekorasyonun 11 yılı aşkın bir birikimin sonucu olduğunu ifade eden işletmeci, duygularını şu sözlerle dile getiriyor:
"Bu taşlar sadece birer dekor değil, benim için yaşanmışlıkların somut hali. Onlara baktığımda sadece bir taş görmüyorum; o dağın heybetini, tırmanış sırasında çektiğimiz zorlukları, zirvede içtiğimiz sıcak çayı ve ekip arkadaşlarımla yaptığımız sohbetleri hatırlıyorum. Ofisimde ve evimde de bu taşlardan var. Onlardan bir parçanın burada, hayatımın geçtiği bu mekanda olması beni mutlu ediyor."
Unutulmaz Kazbek Tırmanışı
Zorlu tırmanış anılarını da paylaşan Sonbay, özellikle Gürcistan'daki 5 bin 47 metre yüksekliğindeki Kazbek Dağı tırmanışını unutamadığını belirtiyor. Kış şartlarında gerçekleştirilen bu tırmanışın fiziksel ve mental olarak sınırlarını zorladığını anlatan Sonbay, "Son kamptan zirveye gidip gelmemiz tam 19 saat sürdü. O kadar yorulmuştum ki dağ evine vardığımda günlerce yerimden kalkmak istemedim. Ancak bu sporu yaparken aldığınız haz, özgürlük ve başarma hissi tüm yorgunluğa değiyor," ifadelerini kullanıyor.
Dağcılığın ciddi bir disiplin ve kondisyon gerektirdiğinin altını çizen Sonbay, en ufak bir hatanın tüm ekibi tehlikeye atabileceği uyarısında bulunarak, bu spora gönül verenlerin mutlaka eğitim alması gerektiğini hatırlatıyor.