Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sıkı para ve maliye politikalarındaki kararlılığın süreceğini vurgularken, enflasyonla mücadelenin sadece bu araçlarla kazanılamayacağını belirtti. Yılmaz, kalıcı istikrar için gıdadan enerjiye uzanan 5 başlıklı yeni bir arz stratejisine işaret etti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Siirt Üniversitesi’nde düzenlenen Ekonomi Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemdeki yol haritasına dair kritik mesajlar verdi. Enflasyonla mücadelede mevcut para ve maliye politikalarından taviz verilmeyeceğinin altını çizen Yılmaz, sürecin başarısı için üretim kanallarını destekleyen arz yönlü adımların devreye alınacağını duyurdu.
"Sıkı Duruş Yeterli Değil, Üretimi Desteklemeliyiz"
Ekonomi yönetiminin öncelikli gündeminin enflasyonu tek haneye indirmek olduğunu hatırlatan Yılmaz, bu hedefe ulaşmak için uygulanan sıkı para politikası ve mali disiplinin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Ancak Yılmaz, salt parasal sıkılaşmanın enflasyonla mücadelede tek başına yeterli olmayacağına dikkat çekerek şunları söyledi:
"Sıkı para politikalarımızı devam ettireceğiz, disiplinli maliye politikalarımızı sürdüreceğiz. Buralarda kararlıyız ama bunlar yetmez. Bir taraftan da arz yönlü politikalarla, enflasyonla mücadelemize katkıda bulunmamız lazım."
Yılmaz, enflasyonun 2024 Mayıs ayındaki yüzde 75,5 seviyesinden yüzde 30,6 bandına gerilediğini, yaklaşık 45 puanlık bu düşüşün önemli olduğunu ancak hedeflenen seviyeler için daha fazla mesafe katedilmesi gerektiğini vurguladı.
5 Kritik Alanda Yeni Strateji
Enflasyonla mücadelenin ikinci ayağını oluşturacak arz yönlü politikalar için beş temel başlık belirlediklerini açıklayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı, bu alanları şöyle sıraladı:
- Gıda: Tarımsal üretimin artırılması ve gıda fiyatlarındaki oynaklığın azaltılması.
- Sosyal Konut: Konut arzının artırılarak kira ve konut fiyatlarındaki baskının hafifletilmesi.
- Enerji: Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla maliyetlerin düşürülmesi.
- Lojistik: Tedarik zincirindeki aksamaların giderilmesi.
- İnsan Kaynakları: İşgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli eleman arzının sağlanması.
Yılmaz, bu başlıklarda atılacak adımların hem fiyat istikrarına hem de dengeli ve sürdürülebilir büyümeye doğrudan katkı sağlayacağını belirtti.
Bölgesel Kalkınmada Özel Sektör Vurgusu
Siirt'teki temasları kapsamında bölgesel kalkınma dinamiklerine de değinen Yılmaz, kamu yatırımlarının tek başına bir ili veya ülkeyi kalkındırmaya yetmeyeceğini ifade etti. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde geçmişte güvenlik endişeleri nedeniyle aksayan özel sektör yatırımlarının, sağlanan huzur ve güven ortamıyla birlikte yeniden canlandığını dile getirdi.
Bölgeye yönelik "6. Bölge" teşviklerinin önemine işaret eden Yılmaz, "Emek yoğun sektörlere çok güçlü destek sunduk. Çünkü bu bölgemizde genç bir nüfus var. Sadece teşvik vermekle kalmadık, tekstil kentler kurarak yatırımcıya 'binanız hazır, makinenizi getirin üretin' dedik" ifadelerini kullandı.
"Huzur Olmadan Yatırım Olmaz"
Yatırım ortamının iyileşmesinin sadece fiziki altyapı ve teşviklerle mümkün olmadığını vurgulayan Yılmaz, en önemli teşviğin huzur ve güven ortamı olduğunu belirtti. "Silahların gölgesinde demokratik siyaset de, ekonomik kalkınma da olmaz" diyen Yılmaz, terörsüz bir Türkiye hedefinin ekonomik refahın da anahtarı olduğunu sözlerine ekledi.