10 Nisan 2026 Cuma
Haber

Yıkımın Gölgesinde Bir Ramazan Daha: Gazze'de İftar Sofraları Enkaz Arasında Kuruluyor

Gazze Şeridi'nde yıllardır süren abluka ve İsrail saldırılarının bıraktığı izler, on yılı aşkın bir süredir ramazan ayının acı bir gerçeği olarak hafızalara kazınıyor. Ateşkes çabalarına rağmen bölgede değişmeyen yıkım manzaraları, bu yıl da Filistinlilerin iftar sofralarına eşlik ediyor.

Paylaş:
Yıkımın Gölgesinde Bir Ramazan Daha: Gazze'de İftar Sofraları Enkaz Arasında Kuruluyor

Gazze Şeridi'nde yıllardır süren abluka ve İsrail saldırılarının bıraktığı izler, on yılı aşkın bir süredir ramazan ayının acı bir gerçeği olarak hafızalara kazınıyor. Ateşkes çabalarına rağmen bölgede değişmeyen yıkım manzaraları, bu yıl da Filistinlilerin iftar sofralarına eşlik ediyor.

Gazze'de ramazan ayı, yıllardır değişmeyen bir yıkım ve enkaz tablosunun gölgesinde geçiyor. İsrail'in bölgeye yönelik saldırıları ve 2007 yılından bu yana süregelen abluka, yeniden inşa ve onarım çalışmalarını imkansız hale getirirken, Filistinliler iftar sofralarını yıkılan evlerinin ve ibadethanelerinin kalıntıları arasında kurmak zorunda kalıyor.

Bölgedeki farklı yıllara ait görüntüler, zaman geçse de trajedinin boyutunun aynı kaldığını gözler önüne seriyor. 2015 yılında Şucaiyye Mahallesi'nde enkaz arasında açılan oruçlar, 2026 yılına gelindiğinde Tel el-Heva Mahallesi'nde yerle bir olmuş evlerin üzerinde kurulan iftar sofralarıyla benzer bir kaderi paylaşıyor.

Enerji ve Gıda Krizi Derinleşiyor

Fiziki yıkımın yanı sıra bölgede giderek derinleşen enerji ve gıda krizi, ramazan ayında yaşam mücadelesini daha da zorlaştırıyor. Elektrik sıkıntısı ve temiz suya erişim problemleri, derme çatma çadırlarda ve mülteci kamplarında yaşayan ailelerin günlük yaşamını felç etmeye devam ediyor. Kısıtlı imkanlarla iftar hazırlığı yapmaya çalışan Filistinli kadınlar, tıpkı önceki yıllarda olduğu gibi bugün de yaktıkları tahta parçalarıyla yemek pişirmeye çabalıyor.

Bölgedeki açlık krizi de yıllar içinde adeta tekrar eden bir döngüye dönüşmüş durumda. İsrail'in yardım girişlerini kısıtlaması nedeniyle, yerinden edilmiş binlerce Filistinli toplu olarak kurulan kazanlardan dağıtılan sıcak yemeklerle iftar yapabiliyor.

İbadethaneler ve Okullar da Hedefte

Gazze'deki yıkım sadece sivil yerleşim yerleriyle sınırlı kalmıyor. İsrail saldırılarında hedef alınan camiler ve okullar da harabeye dönerken, Filistinliler dini vecibelerini bu yıkıntıların arasında yerine getirmeye çalışıyor. Geçmiş yıllarda Kuzey Gazze'deki Salim Ebu Muslim Camisi'nin enkazında oruçlarını açan sivillerin yaşadığı durum, bu yıl Rimal Mahallesi'nde yıkılan El-Abbas Camisi'nin kalıntıları arasında bir kez daha tekrarlanıyor.

Aynı şekilde Bureyc Mülteci Kampı'ndaki yıkılmış okulların bahçesinde kurulan sofralar, hem acının hem de bölge halkı arasındaki kitlesel dayanışmanın bir sembolü olarak varlığını sürdürüyor. Yıllar süren yıkıma ve zorluklara rağmen Filistinliler, enkaz ortasında bir araya gelerek ramazan geleneklerini yaşatmaya devam ediyor.