15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Yeşilçam’ın “Tonton Baba”sı Nubar Terziyan: Vefatının 32. Yılında Özlemle Anılıyor

Gerçek adı Nubar Alyanakziya olan, ancak sinemaseverlerin “Terziyan” olarak bağrına bastığı usta oyuncu, aramızdan ayrılalı tam 32 yıl oldu. Yeşilçam’ın en sıcak, en babacan yüzlerinden biri olan Terziyan, geride 500’e yakın film ve hiç silinmeyen bir tebessüm bıraktı.

Paylaş:
Yeşilçam’ın “Tonton Baba”sı Nubar Terziyan: Vefatının 32. Yılında Özlemle Anılıyor

Gerçek adı Nubar Alyanakziya olan, ancak sinemaseverlerin “Terziyan” olarak bağrına bastığı usta oyuncu, aramızdan ayrılalı tam 32 yıl oldu. Yeşilçam’ın en sıcak, en babacan yüzlerinden biri olan Terziyan, geride 500’e yakın film ve hiç silinmeyen bir tebessüm bıraktı.

Türk sinemasının "altın çağı" olarak nitelendirilen Yeşilçam döneminin en ikonik karakter oyuncularından Nubar Terziyan, vefatının 32. yıl dönümünde saygıyla anılıyor. Canlandırdığı iyi kalpli bakkal, şefkatli baba ve vicdanlı dede rolleriyle izleyicinin hafızasına kazınan usta sanatçı, 14 Ocak 1994 tarihinde hayata gözlerini yummuştu.

Kumkapı’dan Beyaz Perdeye Uzanan Bir Ömür

16 Mart 1909'da İstanbul'da dünyaya gelen ve asıl adı Nubar Alyanakziya olan sanatçı, eğitim hayatına Dadyan Ermeni Okulu'nda başladı. Henüz 10 yaşındayken annesini kaybeden Terziyan, babasıyla birlikte Bakırköy'e yerleşerek eğitimini Bakırköy Bezezyan Lisesi'nde tamamladı.

Sanat hayatına olan tutkusu gençlik yıllarında filizlenen Terziyan, arkadaşlarıyla kurduğu "Gençler Temaşa Heyeti" ile sahne tozunu yutmaya başladı. Bu dönemde sadece oyunculukla yetinmeyen usta isim, dekordan kostüme, gişeden bilet satışına kadar tiyatronun her aşamasında emek verdi. Aynı yıllarda geçimini sağlamak amacıyla babasının manifaturacı dükkanında da çalışarak hayatın içinden kopmadı.

500'e Yakın Film ve Doğaçlama Ustalığı

Sinema dünyasına ilk adımını 1948 yılında, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın eserinden uyarlanan "Efsuncu Baba" filmiyle attı. Bu filmde canlandırdığı "Agop" karakteriyle dikkatleri üzerine çeken sanatçı, kariyeri boyunca "Terziyan" soyadını kullanarak Yeşilçam'ın vazgeçilmez simalarından biri haline geldi.

Hiçbir akademik oyunculuk eğitimi almamasına rağmen, doğuştan gelen yeteneği ve samimiyetiyle karakterlere hayat verdi. Çoğu zaman senaryoya bağlı kalmak yerine doğaçlama tekniğini kullanan Terziyan; "Çalıkuşu", "Kanun Namına", "Bodrum Hakimi", "Ankara Ekspresi" ve "Düşman Yolları Kesti" gibi Türk sinemasının kült yapımlarının da aralarında bulunduğu yaklaşık 500 filmde rol aldı.

Agatha Christie Uyarlamasında Bir Yeşilçam Efsanesi

Nubar Terziyan’ın kariyerindeki ilginç detaylardan biri de dünyaca ünlü bir yapımda yer almasıydı. Agatha Christie’nin ölümsüz eseri "Doğu Ekspresinde Cinayet"in (Murder on the Orient Express) 1974 yılında çekilen sinema uyarlamasının İstanbul sahnelerinde figüran olarak kamera karşısına geçti. Sean Connery ve Ingrid Bergman gibi dünya starlarının yer aldığı bu yapımda, Terziyan da kısa bir süre de olsa uluslararası bir setin parçası oldu.

"Bu Yanakları Hanımlarda Bile Bulamazsınız"

Halkla iç içe yaşamayı seven mütevazı kişiliği, Terziyan’ı sadece iyi bir oyuncu değil, aynı zamanda sevilen bir halk figürü haline getirdi. Oğlu Berç Alyanakziya, babasının vefatından sonra verdiği bir röportajda, Terziyan'ın ikonikleşen "kırmızı yanakları" ile ilgili gülümseten bir anısını şöyle anlatmıştı:

"Yanakları o kadar kırmızıydı ki, bazıları bunun makyaj olduğuna inanırdı. 'Kırmızı gözüksün diye boya sürüyor' diyerek ıslak mendille yanaklarını silmeye çalışanlar olurdu. Boya çıkmadığını görünce şaşırıp 'Nubar abi, senin yanakların gerçekmiş' derlerdi. Babam da gülerek, 'Ne sandınız ya, bu yanakları hanımlarda bile bulamazsınız' diye takılırdı."

Özel aracı yerine halk otobüslerini tercih etmesiyle bilinen Terziyan, bunun nedenini soranlara ise "Beni insanlar yüceltti, onlarsız olamam artık" yanıtını verirdi.

Son Yılları ve Mirası

Kariyerinin son döneminde, Yavuz Turgul’un yönettiği ve Şener Şen’in başrolünü üstlendiği 1990 yapımı "Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni" filminde rol alan usta çınar, 1993 yılında Ankara Uluslararası Film Festivali’nde "Emek Ödülü"ne layık görüldü.

14 Ocak 1994’te 85 yaşında aramızdan ayrılan Nubar Terziyan, Balıklı Ermeni Mezarlığı’na defnedildi. Vefatının ardından, 1985 yılında Jamanak gazetesi için kaleme aldığı anıları, "Ne İdim, Ne Oldum" adıyla kitaplaştırılarak okurlara sunuldu. Terziyan, bugün hâlâ filmlerindeki o babacan gülümsemesiyle izleyicilerin kalbini ısıtmaya devam ediyor.