15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Yeşilçam'ın "Kelaj" Efsanesi: Öztürk Serengil Vefatının 27. Yılında Anılıyor

Kendine has üslubu, şapkası, dillere pelesenk olan replikleri ve canlandırdığı "komik kötü adam" karakterleriyle Türk sinemasında bir devrim yaratan usta oyuncu Öztürk Serengil, aramızdan ayrılışının 27. yılında saygı ve özlemle yad ediliyor.

Paylaş:
Yeşilçam'ın "Kelaj" Efsanesi: Öztürk Serengil Vefatının 27. Yılında Anılıyor

Kendine has üslubu, şapkası, dillere pelesenk olan replikleri ve canlandırdığı "komik kötü adam" karakterleriyle Türk sinemasında bir devrim yaratan usta oyuncu Öztürk Serengil, aramızdan ayrılışının 27. yılında saygı ve özlemle yad ediliyor.

Türk sinemasının en renkli ve özgün karakterlerinden biri olan Öztürk Serengil, 11 Ocak 1999 tarihinde İstanbul'da hayata veda ettiğinde ardında yüzlerce film ve silinmesi imkansız bir kültürel miras bıraktı. Bugün, vefatının 27. yılında sevenleri ve sinema dünyası, Yeşilçam'ın bu "nevi şahsına münhasır" ismini bir kez daha hatırlıyor.

"Kötü Adam"ı Sevdiren Oyuncu

2 Mayıs 1930 tarihinde Artvin'de dünyaya gelen ve eğitim hayatı boyunca sanata olan ilgisiyle dikkat çeken Serengil, sahne tozunu ilk kez 1950'li yıllarda yuttu. Profesyonel sanat yaşamına tiyatro ile adım atan usta isim, "Oğlum Edvard" adlı oyunla sahneye çıktıktan sonra 1954 yılında "Üçüncü Kat Cinayeti" filmiyle sinemaya geçiş yaptı.

Kariyerinin ilk dönemlerinde yüzü aşkın filmde "kötü adam" rolleri üstlenen Serengil, bu kalıbı yıkan isim oldu. Sinemadaki tekdüze "zalim karakter" algısını, kattığı mizahi ton, abartılı jestler ve sempatik tavırlarla değiştirdi. Seyirci, onun canlandırdığı kötü karakterlere kızmak yerine gülümsemeyi tercih etti. Bu değişim, onu "Yeşilçam'ın en sevilen kötüsü" unvanına taşıdı.

Bir Dönemin Konuşma Dilini Değiştirdi

Öztürk Serengil denildiğinde akla gelen ilk özelliklerden biri, kuşkusuz yarattığı kendine has jargonu oldu. Türkçeyi bilerek ve isteyerek, kendine özgü bir vurguyla bozarak konuşması, 1960'lı ve 70'li yıllarda sokaktaki halkın konuşma diline dahi sirayet etti.

"Yeşşe", "Temem", "Bilekis", "Kelaj" ve "Şepke" gibi kelimeleri, dönemin gençleri arasında bir moda haline geldi. Sadece diliyle değil; giydiği değişik şapkalar, şık takım elbiseleri ve dönemin popüler dansı "Twist"e getirdiği yorumla da bir stil ikonu haline geldi. Hatta bu etkisi o kadar büyüdü ki, "Abidik Gubidik" gibi o dönem dillere dolanan şarkı ve tekerlemelerin de kaynağı oldu.

300'e Yakın Film ve Televizyon Başarısı

Sanat hayatı boyunca 300'e yakın filmde rol alan Serengil, özellikle "Adanalı Tayfur" serisiyle büyük bir gişe başarısı yakaladı. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde siyasi denemeleri ve gazino şovları da bulunan sanatçı, televizyon dünyasında da "Gülünüz Güldürünüz" adlı yarışma programıyla yeni nesillere kendini tanıttı. Bu programda sergilediği performans ve jüri üyeliği, onun mizah anlayışının kuşaklar arası bir köprü kurmasını sağladı.

Vefatı ve Mirası

Beyin ödemi nedeniyle geçirdiği rahatsızlıklar sonucu solunum yetmezliğinden hayatını kaybeden Öztürk Serengil, 11 Ocak 1999'da İstanbul Kozyatağı'ndaki evinde vefat etti. Cenazesi Çengelköy Mezarlığı'na defnedilen usta sanatçı, kızı Seren Serengil başta olmak üzere ailesi, sevenleri ve sinema camiası tarafından her yıl dönümünde anılmaya devam ediyor.

Öztürk Serengil, sadece bir oyuncu değil, aynı zamanda Türk toplumunun neşeli, esprili ve hiciv dolu yüzünü beyaz perdeye yansıtan bir halk kahramanı olarak hafızalardaki yerini koruyor.