15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Yemen’de İttifak Çatlağı: Riyad ve Abu Dabi Arasındaki Güç Mücadelesi Derinleşiyor

Yemen’de Husilere karşı başlatılan ortak operasyonun üzerinden on yıl geçerken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki stratejik ortaklık yerini, ülkenin güneyindeki nüfuz alanlarını kontrol etmeye yönelik sert bir rekabete bıraktı.

Paylaş:
Yemen’de İttifak Çatlağı: Riyad ve Abu Dabi Arasındaki Güç Mücadelesi Derinleşiyor

Yemen’de Husilere karşı başlatılan ortak operasyonun üzerinden on yıl geçerken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki stratejik ortaklık yerini, ülkenin güneyindeki nüfuz alanlarını kontrol etmeye yönelik sert bir rekabete bıraktı.

BUGÜNKÜ HABERLER / ÖZEL

Yemen’de 2015 yılında meşru hükümeti desteklemek amacıyla "Kararlılık Fırtınası" operasyonuyla yan yana duran iki körfez müttefiki Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki görüş ayrılıkları, sahada somut bir hegemonya mücadelesine dönüşmüş durumda. Son dönemde Yemen’in güneyinde, özellikle stratejik öneme sahip bölgelerde yaşanan gelişmeler, iki başkent arasındaki politikanın artık tamamen ayrıştığını ortaya koyuyor.

Hedeflerdeki Temel Ayrışma

Riyad ve Abu Dabi yönetimleri, Husilere karşı mücadelede ortak bir cephe gibi görünse de, Yemen’in geleceğine dair vizyonları taban tabana zıtlık gösteriyor. Bugünkü Haberler'in bölgedeki kaynaklardan derlediği bilgilere göre, Suudi Arabistan’ın temel önceliği sınır güvenliğini sağlamak ve Yemen’in toprak bütünlüğünü koruyan, kendisine yakın bir merkezi hükümetin (Başkanlık Liderlik Konseyi) işlevsel kalması.

Buna karşın BAE’nin stratejisi, 2019’dan itibaren askerlerini büyük ölçüde çekmesine rağmen, yerel vekiller üzerinden sahadaki askeri ve ekonomik kontrolü elinde tutmaya odaklanıyor. Abu Dabi yönetimi, Yemen’in güneyinin ayrılmasını savunan Güney Geçiş Konseyi’ni (GGK) destekleyerek, özellikle Babülmendep Boğazı, Aden ve Sokotra Adası gibi deniz ticareti ve askeri strateji açısından kritik noktaları kontrol etmeyi hedefliyor.

%%ENTITY:545305a4-b52d-4c1f-816e-2da91d325bcc:Hadramevt%%: Yeni Rekabet Sahası

İki güç arasındaki gerilimin en net görüldüğü alanların başında, ülkenin petrol zengini ve en büyük vilayeti olan Hadramevt geliyor. BAE destekli Güney Geçiş Konseyi’nin bu bölgeye nüfuz etme girişimleri, Riyad tarafından "kırmızı çizgi" olarak görülüyor.

Suudi Arabistan, BAE’nin vekillerinin doğuya doğru genişlemesini engellemek amacıyla, bölgedeki aşiretler ve yerel liderlerle iş birliğini artırarak "Hadramevt Ulusal Konseyi" gibi oluşumları destekledi. Bu hamle, BAE’nin Yemen’in güney şeridinde kesintisiz bir kontrol alanı oluşturma planına karşı Riyad’ın en somut "dur" ihtarı olarak değerlendiriliyor.

Ekonomik ve Siyasi Baskı Araçları

Sahadaki askeri hareketliliğin yanı sıra, ekonomik yardımlar ve siyasi atamalar da bu güç mücadelesinin birer enstrümanı haline geldi. Yemen Merkez Bankası’na yapılan fonlamalar ve kalkınma projeleri, her iki ülke tarafından da yerel sadakati satın alma ve karşı tarafın etkisini kırma aracı olarak kullanılıyor.

Uzmanlar, Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi içindeki dengelerin de bu iki ülkenin çekişmesi nedeniyle kilitlendiğine dikkat çekiyor. Konsey üyelerinin bir kısmı Riyad’a yakın dururken, diğer kısmı Abu Dabi’nin ajandasını takip ediyor. Bu durum, ülkede istikrarın sağlanmasını ve kamu hizmetlerinin yürütülmesini imkansız hale getiriyor.

Bölgesel Liderlik Yarışının Yansıması

Yemen sahasında yaşananlar, sadece yerel bir krizden ibaret değil; aynı zamanda Körfez’in iki büyük gücü arasındaki bölgesel liderlik yarışının bir dışavurumu niteliğinde. Suudi Arabistan, Yemen’i kendi "arka bahçesi" ve ulusal güvenlik meselesi olarak görürken; BAE, Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu’na açılan kapıları kontrol ederek küresel bir lojistik ve deniz gücü olma hedefini Yemen üzerinden gerçekleştirmeye çalışıyor.

Gelinen noktada Yemen, Husilerle olan savaşın ötesinde, müttefiklerin birbirine karşı vekalet savaşı yürüttüğü çok katmanlı bir krizin merkezi haline gelmiş durumda.