Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli Güney Geçiş Konseyi’nin (GGK) 9 Ocak’ta kendini feshettiğini duyurmasıyla ülkedeki güç haritası yeniden çizildi. Güneydeki ayrılıkçı yapının sona ermesiyle merkezi hükümet, geçici başkent Aden ve petrol zengini doğu bölgelerinde hakimiyeti tek başına sağladı.
Yemen’de yıllardır süren iç savaş ve siyasi parçalanmışlık, BAE destekli Güney Geçiş Konseyi’nin (GGK) 9 Ocak’ta aldığı sürpriz kararla yeni bir evreye girdi. Konseyin kendini ve tüm kurumlarını feshettiğini açıklaması, ülkenin güneyindeki çok başlılığı sona erdirirken, sahadaki fiili kontrol haritasını kökten değiştirdi. Bu gelişme ile birlikte ülkedeki çatışma denklemi, güneydeki iç çekişmelerden arınarak yeniden "Meşru Hükümet" ve "Husiler" arasındaki ana hatta oturdu.
Hükümet Güçleri Kritik Vilayetlerde Hakimiyeti Sağladı
GGK’nin sahneden çekilmesiyle birlikte, uluslararası toplum tarafından tanınan Yemen hükümeti, ülkenin stratejik öneme sahip güney ve doğu vilayetlerinde kontrolü yeniden eline aldı. Hükümet güçleri, geçici başkent Aden başta olmak üzere Taiz, Lahic, Dali, Ebyen ve Şebve’de idari ve askeri otoriteyi sağladı.
Haritanın doğu kanadında ise değişim daha belirgin oldu. Petrol ve doğalgaz yataklarına ev sahipliği yapan Hadramevt ile Umman sınırındaki El-Mehra vilayetleri tamamen hükümetin denetimine girdi. Marib ve Cevf’in belirli bölümleriyle birlikte bu geniş coğrafya, Suudi Arabistan ve Umman sınır hatlarını, enerji sahalarını ve kritik limanları barındırması nedeniyle hükümetin elini ekonomik ve lojistik açıdan güçlendirdi. Hükümet birliklerinin bu bölgelerdeki kamu binaları, havalimanları ve ana kara yollarında konuşlanarak devlet otoritesini yeniden tesis etmeye başladığı bildirildi.
Husiler Kuzey ve Batıdaki Varlığını Koruyor
Güneyde kartlar yeniden dağıtılırken, İran destekli Husiler ülkenin kuzey ve batısındaki nüfus yoğunluğu yüksek bölgelerdeki hakimiyetini sürdürüyor. Başkent Sana, Husilerin siyasi merkezi olmaya devam ederken; Beyda, İbb, Reyme, Mahvit, Hacce, Amran, Sada ve Hazm vilayetleri örgütün kontrolü altında bulunuyor.
Husilerin elindeki en kritik kozlardan biri olan Hudeyde vilayeti, Kızıldeniz kıyısındaki limanı sayesinde ticari ürünlerin ve insani yardımların ülkeye giriş noktası olarak stratejik önemini koruyor. Ayrıca Suudi Arabistan sınırındaki Sada ve Hacce vilayetleri, örgütün askeri lojistik hatlarının merkezinde yer alıyor.
Krizin Kırılma Noktası: Hadramevt Operasyonu ve Zübeydi’nin Kaçışı
Siyasi depremin fitilini ateşleyen süreç, Aralık 2025 başlarında GGK’ya bağlı güçlerin, ülkenin yüzölçümünün yaklaşık yarısını oluşturan Hadramevt ve El-Mehra vilayetlerini ele geçirmesiyle başladı. Konseyin, bölgesel ve uluslararası çağrılara rağmen geri çekilmeyi reddetmesi üzerine Suudi Arabistan liderliğindeki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu devreye girdi.
Koalisyon destekli operasyonlar sonucunda bu vilayetlerin kontrolü kısa sürede yeniden sağlanırken, siyasi liderlik kadrosunda da çözülmeler yaşandı. Arap Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, 7 Ocak’ta yaptığı açıklamada, GGK lideri Aydarus ez-Zübeydi’nin operasyonların ardından BAE’ye kaçtığını duyurmuştu. Bu gelişmenin hemen ardından gelen fesih kararı, güneydeki ayrılıkçı projenin fiilen sona erdiğini belgeledi.
Mevcut tablo, Yemen’deki iç savaşın artık çok katmanlı yapısından sıyrılarak, meşru hükümet ile darbeci Husiler arasında iki kutuplu bir mücadeleye dönüştüğünü gösteriyor.