15 Nisan 2026 Çarşamba
Haber

Yemek Borusu Kanserinde 'Sıcak İçecek' Tehlikesi: Erken Teşhis Tedavi Başarısını Artırıyor

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, yemek borusu kanserinden korunmak için aşırı sıcak içecek tüketimi alışkanlığının bırakılması gerektiğini vurgulayarak, hastalığın erken evrede yakalanmasının tedavi sürecini büyük ölçüde kolaylaştırdığını belirtti.

Paylaş:
Yemek Borusu Kanserinde 'Sıcak İçecek' Tehlikesi: Erken Teşhis Tedavi Başarısını Artırıyor

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, yemek borusu kanserinden korunmak için aşırı sıcak içecek tüketimi alışkanlığının bırakılması gerektiğini vurgulayarak, hastalığın erken evrede yakalanmasının tedavi sürecini büyük ölçüde kolaylaştırdığını belirtti.

Yemek borusu (özofagus) kanseri, dünya genelinde sindirim sistemi kanserleri arasında önemli bir yer tutuyor. Hastalığın sinsi ilerleyişi çoğu zaman geç teşhise yol açarken, uzmanlar yaşam tarzı alışkanlıklarının kanser gelişimindeki rolüne ve erken teşhisin hayati önemine dikkat çekiyor. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, hastalığın risk faktörleri ve tedavi süreçlerine ilişkin uyarılarda bulundu.

Prof. Dr. Coşkun, yemek borusu kanserinin gelişiminde çevresel faktörlerin ve beslenme alışkanlıklarının kritik bir rol oynadığını ifade etti. Özellikle çay ve kahve gibi içeceklerin aşırı sıcak olarak tüketilmesinin yemek borusunun iç yüzeyini kaplayan dokularda kronik hasara yol açtığını belirten Coşkun, bu durumun zamanla hücresel değişimleri ve kanser oluşumunu tetiklediğini vurguladı. Uzmanlar, sıcak içeceklerin biraz ılıdıktan sonra tüketilmesinin bu riski önemli ölçüde azalttığını belirtiyor.

Aşırı sıcak içecek alışkanlığının yanı sıra tütün ürünleri kullanımı, yoğun alkol tüketimi, obezite ve mide asidinin yemek borusuna tahribat vermesiyle sonuçlanan kronik reflü hastalığı da yemek borusu kanseri için başlıca risk faktörleri arasında sıralanıyor.

Hastalığın en belirgin belirtisinin yutma güçlüğü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Coşkun, katı gıdaların takılma hissiyle başlayan bu durumun ilerleyen süreçte sıvı gıdaların yutulmasını dahi zorlaştırabildiğini kaydetti. Nedeni açıklanamayan hızlı kilo kaybı, göğüs bölgesinde yanma veya ağrı, ses kısıklığı ve inatçı öksürük de hastalığın diğer semptomları arasında yer alıyor.

Erken teşhisin tüm kanser türlerinde olduğu gibi yemek borusu kanserinde de tedavinin temel anahtarı olduğunu ifade eden Coşkun, tümörün sadece yemek borusunun yüzeyel tabakasında sınırlı kaldığı erken evrelerde tedavi seçeneklerinin çok daha etkin olduğunu belirtti. Erken teşhis edilen vakalarda daha az yıpratıcı cerrahi müdahaleler ve endoskopik yöntemlerle başarılı sonuçlar alınabilirken, ileri evrelerde hastalık çevresel dokulara ve lenf bezlerine yayıldığı için tedavi süreci zorlaşıyor. Uzmanlar, yutma güçlüğü ve midede olağandışı şikayetleri olan kişilerin vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurması gerektiğinin altını çiziyor.