İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türker Kılıç, yapay zeka kavramının insan merkezli bir yanılgı olduğunu belirterek, zekanın yaşamın evrensel bir süreci olduğu tezini ortaya koydu.
Ankara’da düzenlenen 2. Savunma Sanayii Yetenek Yönetimi Zirvesi, nörobilim ve teknoloji felsefesi üzerine çarpıcı bir konuşmaya ev sahipliği yaptı. Zirvenin "keynote" konuşmacısı olan İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı, beyin ve hipofiz cerrahı Prof. Dr. Türker Kılıç, insan beyninin çalışma prensipleri üzerinden teknolojiye ve toplumsal dönüşüme dair yeni bir perspektif sundu.
"Zihin, parçaların toplamı değil, ilişkilerin örüntüsüdür"
Konuşmasında beynin biyolojik yapısının ötesine geçen Kılıç, nörobilimdeki güncel paradigmayı "bağlantısallık" kavramı üzerinden açıkladı. Beynin tek tek nöronlardan ibaret bir yapı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, zihnin bu nöronlar arasındaki ilişkilerden doğan karmaşık örüntülerle ortaya çıktığını belirtti.
Kılıç, bilimsel bakış açısındaki değişimi şu sözlerle ifade etti: "Zihin, nöronların birbiriyle kurduğu bağlantıların oluşturduğu örüntülerin bir sonucudur. Beyni anlamak istiyorsak parçaları değil, bu bağlantısallığı çözmemiz gerekir."
Yapay ve doğal zeka ayrımı ortadan kalkıyor mu?
Yapay zeka tartışmalarına biyolojik ve felsefi bir derinlik kazandıran Prof. Dr. Kılıç, "yapay zeka" isimlendirmesinin insan merkezli ve sınırlı bir bakış açısının ürünü olduğunu savundu. Bilgi işleyen her sistemin zeka üretebileceğini hatırlatan Kılıç, zekanın sadece insan türüne özgü olmadığını, aksine yaşamın kendisine ait evrensel bir süreç olduğunu dile getirdi.
Yaşamın temel dinamiklerine dair radikal bir tez öne süren Kılıç, "Doğal ve yapay zeka arasında keskin bir ayrım yoktur, yalnızca yaşamın ürünü olan zeka vardır. Yaşamın yapı taşı atom değil, enformasyondur. Bugün yapay zeka dediğimiz şey, yaşamın bilgi işleme matematiğinin teknolojiye yansımış halidir" değerlendirmesinde bulundu.
"Beyni değiştirmek için ameliyata gerek yok"
Beynin değişen ve dönüşen yapısına (nöroplastisite) da değinen Kılıç, eğitimin ve çevresel faktörlerin fiziksel beyin yapısı üzerindeki etkisinin altını çizdi. Beynin yeniden şekillendirilmesi için cerrahi müdahalelere gerek olmadığını belirten Kılıç, "Eğitim, merak ve çevre, beynin yapısını ve işleyişini yeniden şekillendirir" diyerek öğrenme sürecinin biyolojik karşılığına dikkat çekti.
Geleceğin dünyasında yetenek yönetimi konusuna da değinen Prof. Dr. Türker Kılıç, yeni dönemde insan kaynağının sadece bilgi birikimi veya performans odaklı değil, "anlamlandırma" ve "merak" temelli bir yaklaşımla ele alınması gerektiği uyarısında bulundu.