Türk hukuk sisteminde 13 yıldır uygulanan arabuluculuk mekanizması, yargının kronikleşen iş yükünü hafifletirken toplumsal uzlaşı kültürüne de zemin hazırladı. Adalet Bakanlığı verilerine göre, bugüne kadar 5 milyondan fazla dosya tarafların el sıkışmasıyla sonuçlandı.
Türkiye’de alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin en başarılı örneği olarak gösterilen arabuluculuk sistemi, hem adalet mekanizmasının hızlanmasını sağladı hem de vatandaşlara düşük maliyetli bir çözüm yolu sundu. 2013 yılında hayata geçirilen ve özel hukuk alanındaki anlaşmazlıklarda devreye giren sistemde, bugüne kadar toplam 8 milyonu aşkın dosya işlem gördü. Bu dosyaların 5 milyondan fazlası ise tarafların ortak bir paydada buluşmasıyla, mahkeme salonlarına taşınmadan çözüme kavuşturuldu.
Sadece 2025'te 1 Milyonu Aşkın Dosya Çözüldü
Adalet Bakanlığı'nın güncel verilerine göre, sistemin verimliliği her geçen yıl artış gösteriyor. Özellikle 2025 yılı, arabuluculuk uygulamaları açısından rekor bir yıl olarak kayıtlara geçti. Yıl boyunca toplam 1 milyon 124 bin 200 dosya, arabulucular nezaretinde yürütülen müzakerelerle sonuçlandırıldı.
Sistemin en dikkat çekici yönü ise vatandaşların bu yöntemi "zorunluluktan" öte bir "tercih" olarak benimsemeye başlaması oldu. 2025 yılında çözüme kavuşan dosyaların yaklaşık 920 binini, tarafların yasal bir zorunluluk olmaksızın, tamamen kendi iradeleriyle başlattıkları "ihtiyari arabuluculuk" başvuruları oluşturdu.
Vatandaş 'Zaman ve Masraf' Tasarrufu Sağladı
Uzun süren dava süreçleri ve yüksek yargılama giderleri yerine arabuluculuğu tercih eden vatandaşlar, uyuşmazlıklarını çok daha kısa sürede sonlandırdı. Sistem, tarafların kendi seçtikleri arabulucular eşliğinde, duruşma günü beklemeden ve bilirkişi masrafı gibi ek külfetlere girmeden sonuca ulaşmasına olanak tanıyor.
Hukukçular, 2018 yılında iş davalarıyla başlayan "dava şartı" (zorunlu) arabuluculuk döneminde yıllık anlaşma sayılarının 60 binler seviyesinde olduğunu, bugün ise bu rakamın milyonları aştığını vurguluyor. Gelinen nokta, sistemin sadece yasal bir prosedür olmaktan çıkıp, toplumda "sorunları konuşarak çözme" alışkanlığının yerleşmeye başladığını gösteriyor.
Toplumsal Barışa Katkı Sunuyor
Uzmanlar, arabuluculuğun sayısal başarısının ötesinde sosyolojik etkilerine de dikkat çekiyor. Mahkeme süreçlerinin genellikle taraflar arasındaki ilişkileri tamamen kopardığına, arabuluculuğun ise iletişimi sürdürerek "helalleşme" imkanı sunduğuna vurgu yapılıyor.
Tarafların masadan memnun kalkmasını hedefleyen bu yöntem, özellikle ticari ilişkilerin devamlılığı ve iş barışının korunması açısından kritik rol oynuyor. 2025 yılındaki yaklaşık 2 milyonluk başvuru hacmi, vatandaşın devleti meşgul etmeden, kendi inisiyatifiyle sorumluluk alarak çözüm üretme eğiliminin güçlendiğini ortaya koyuyor.