Küresel ölçekte haftada 230 milyon kişi sağlık endişeleri için yapay zekaya başvururken, uzmanlar "matematiksel empati" ve "dijital halüsinasyon" kavramlarına dikkat çekiyor. Prof. Dr. Recep Öztürk, yapay zekanın sadece bir ön değerlendirme aracı olduğunu belirterek, teşhislerin profesyonel yardım almadan "mutlak gerçek" olarak kabul edilmesinin telafisi imkansız sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
İstanbul Medipol Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recep Öztürk, sağlık sektöründe giderek yaygınlaşan yapay zeka kullanımı hakkında Bugünkü Haberler’e önemli değerlendirmelerde bulundu. Sağlık sistemindeki yoğunluk ve randevu sürelerinin kısıtlılığı nedeniyle hastaların dijital çözümlere yöneldiğini belirten Öztürk, bu teknolojinin sunduğu kolaylıkların yanında ciddi riskleri de barındırdığına işaret etti.
Haftalık 230 Milyon Kişi "Sanal Doktora" Danışıyor
Dijital dönüşümün sağlık okuryazarlığını kökten değiştirdiğini vurgulayan verilere göre, dünya genelinde her hafta yaklaşık 230 milyon kişi sağlıklı yaşam ve tıbbi tavsiye için yapay zeka sistemlerine başvuruyor. Sadece ChatGPT üzerinden günde 40 milyondan fazla sağlık sorusu yöneltiliyor.
Prof. Dr. Öztürk, hastaların artık karmaşık arama motoru sonuçları arasında kaybolmak yerine, tahlil sonuçlarını ve semptomlarını doğrudan yapay zekaya yorumlattığını belirterek, "Bu durum, bilgiye hızlı ulaşma ihtiyacının bir sonucudur. Ancak bu yoğun ilgi, sessiz fakat riskli bir dönüşümü de beraberinde getiriyor" dedi.
En Büyük Tehlike: "Halüsinasyon" ve Yanlış Teşhis
Yapay zekanın tıbbi terminolojiyi sadeleştirmede başarılı bir "ön değerlendirme aracı" olabileceğini kabul eden Öztürk, en büyük riskin ise algoritmaların sunduğu bilgilerin "kesin doğru" olarak kabul edilmesi olduğunu vurguladı.
Teknoloji dünyasında "halüsinasyon" olarak adlandırılan, yapay zekanın olmayan bir bilgiyi son derece ikna edici bir dille gerçekmiş gibi sunması durumu, sağlıkta hayati hatalara yol açabiliyor. Prof. Dr. Öztürk, konuyla ilgili şu çarpıcı verileri paylaştı:
"Klinik karar destek sistemlerinde yüzde 8 ila 20 oranında halüsinasyon riski mevcuttur. Radyolojik incelemelerde vakaların yüzde 5-10'unda yanlış teşhis konulabildiği, hatta selim (iyi huylu) nodüllerin yüzde 12 oranında habis (kötü huylu) olarak işaretlenebildiği görülmüştür. Bu yanlış yönlendirmeler, hastada sahte bir rahatlamaya ya da yersiz bir paniğe neden olarak profesyonel yardımın ertelenmesine yol açabilir."
"Matematiksel Empati" Tuzağı
Yapay zekanın özellikle ruh sağlığı alanındaki kullanımına karşı uyarılarda bulunan Öztürk, algoritmaların insan duygularını gerçekten anlayamayacağını, sadece taklit edebileceğini belirtti.
Yapay zekanın sunduğu desteği "matematiksel empati" olarak tanımlayan Öztürk, "Yapay zeka, kullanıcının duymak istediklerini tekrar eden dijital bir yankı odası gibidir. Size 'seni anlıyorum' demesi, hissettiği anlamına gelmez; sadece kelimeleri istatistiksel olarak en uygun şekilde yan yana dizer. Bu durum, özellikle ağır psikiyatrik tablolarda ve kriz anlarında hastayı yanlış yönlendirerek intihar vakaları gibi telafisi imkansız sonuçlara sürükleyebilir" ifadelerini kullandı.
Doktorlar Arasında Kullanım Artıyor
Yapay zeka kullanımı sadece hastalarla sınırlı değil. ABD verilerine göre, hekimlerin yapay zeka araçlarını kullanımı 2023 yılında yüzde 38 iken, 2024'te bu oran yüzde 66'ya yükseldi. Prof. Dr. Öztürk, bu teknolojilerin hekimlerin idari yükünü azaltma ve veri analizini hızlandırma potansiyeli taşıdığını, ancak nihai kararın mutlaka insan kontrolünde olması gerektiğini belirtti.
Hukuki Sorumluluk Hekimde
Sürecin yasal boyutuna da değinen Öztürk, bir hekimin yapay zeka çıktısına dayanarak hatalı karar vermesi durumunda sorumluluğun tamamen hekimde olduğunu hatırlattı. Vatandaşlar için ise doğrudan yapay zekadan alınan yanlış tavsiyelerde yasal korumanın sınırlı olduğunu vurgulayan Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:
"Yapay zeka ne bir mucize ne de mutlak bir tehdittir. Doğru kurallarla yönetilirse adaleti güçlendiren bir tarama aracı olabilir. Ancak denetimsiz bırakıldığında sessiz bir risktir. Geleceğin hekimliği, algoritma önerilerini klinik süzgeçten geçirebilme yeteneğiyle şekillenecektir."