16 Nisan 2026 Perşembe
Haber

Washington'ın İran Senaryosu: Olası Bir Kara Harekâtının Göz Ardı Edilemez Faturası

Uzmanlara göre ABD'nin İran'a yönelik olası bir kara müdahalesi askeri, ekonomik ve iç siyasi açıdan sürdürülemez boyutlara ulaştı. Hürmüz Boğazı'nda veya İran'ın batısında yaşanacak bir kara çatışmasının küresel enerji krizini ve enflasyonu tetikleme riski taşıdığı belirtiliyor.

Paylaş:
Washington'ın İran Senaryosu: Olası Bir Kara Harekâtının Göz Ardı Edilemez Faturası

Uzmanlara göre ABD'nin İran'a yönelik olası bir kara müdahalesi askeri, ekonomik ve iç siyasi açıdan sürdürülemez boyutlara ulaştı. Hürmüz Boğazı'nda veya İran'ın batısında yaşanacak bir kara çatışmasının küresel enerji krizini ve enflasyonu tetikleme riski taşıdığı belirtiliyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nde İran'a yönelik askeri seçenekler tartışılmaya devam ederken, stratejik analizler olası bir kara operasyonunun Washington için geri dönülemez zararlar doğuracağına işaret ediyor. Yapılan askeri değerlendirmelere göre, İran topraklarına veya Hürmüz Boğazı hattına yapılacak herhangi bir Amerikan kara müdahalesi; askeri, ekonomik ve siyasi açıdan sürdürülebilir bir temele dayanmıyor.

Strateji ve güvenlik uzmanları, Washington yönetiminin İran'a yönelik net bir siyasi hedef belirleyememesinin en büyük zafiyetlerden biri olduğuna dikkat çekiyor. Rejim değişikliği, nükleer tesislerin imhası veya silahlanma programlarının durdurulması gibi birbiriyle örtüşmeyen hedefler, muhtemel bir kara harekâtının askeri çerçevesini belirsiz kılıyor.

Bunun yanı sıra, olası bir müdahalenin sınırlı sayıda tümenle yapılması durumunda ABD ordusunun ciddi bir "risk-kuvvet" orantısızlığı ile karşı karşıya kalacağı ifade ediliyor. İran'ın batısında veya Hürmüz Boğazı çevresindeki adalarda tutunmaya çalışacak Amerikan birliklerinin, yoğun roket, füze ve dolanan mühimmat saldırılarının doğrudan hedefi olacağı öngörülüyor.

Ekonomik Çöküş ve Küresel Enflasyon Tehlikesi

Söz konusu savaş senaryosunun ABD ve dünya ekonomisi üzerindeki olası etkileri de endişe verici boyutlarda. Halihazırda 38 trilyon dolarlık borç stoku ve 1,2 trilyon doları aşan yıllık ticaret açığı bulunan Amerika Birleşik Devletleri için, ucu açık bir kara savaşının maliyetinin devasa bir yük getireceği vurgulanıyor. Çatışmaların uzaması halinde Washington'ın Çin ile olan küresel rekabetten geri kalacağı ve savunma harcamalarından doğan vergi yükünün Amerikan halkının üzerine bineceği değerlendiriliyor.

Operasyonun küresel yansımalarının en hızlı hissedileceği alanın ise enerji piyasaları olacağı belirtiliyor. Çatışmalar sebebiyle Körfez'den enerji akışının durması, petrokimyaya dayalı üretim hatlarını daraltarak tüm dünyada enflasyonist bir fırtına yaratma potansiyeli taşıyor. Tüketim mallarının büyük bir kısmını ithal eden ABD vatandaşları da dahil olmak üzere, birçok gelişmekte olan ekonominin bu tablodan ağır yara alacağı ifade ediliyor.

Bölgesel Güvenlik Mimarisi Yeniden Şekilleniyor

Kara harekâtı ihtimali, Körfez ülkeleri ile ABD arasındaki güvenlik ilişkilerini de derinden sarsıyor. Amerikan üslerinin hedef alınma ihtimali ve Washington'ın bölge ülkelerine sağladığı güvenlik garantilerinin sorgulanmaya başlanması, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeleri farklı arayışlara itiyor. Bu bağlamda, Körfez devletlerinin Türkiye ve Pakistan gibi aktörlerin de dahil olabileceği yeni savunma mimarilerine yönelebileceği belirtiliyor.

Amerika Birleşik Devletleri iç siyasetinde ise olası askeri kayıpların kamuoyunda Vietnam Savaşı dönemindekine benzer bir infial yaratabileceği konuşuluyor. Yüksek asker zayiatının, Demokrat ve Cumhuriyetçi partilerdeki geleneksel Orta Doğu politikalarına yönelik ciddi bir halk tepkisi doğurması bekleniyor.

Gelinen noktada güvenlik uzmanları, ABD'nin ve bölge ülkelerinin askeri dikte yöntemleri yerine diplomatik kanalları işletmesinin en rasyonel çıkış yolu olduğunun altını çiziyor. Kapsamlı bir bölgesel savaşın getireceği faturanın, dünyadaki hiçbir devletin tek başına altından kalkamayacağı kadar ağır olacağı hatırlatılıyor.