15 Nisan 2026 Çarşamba
Haber

Washington'ın G7 Baskısı Güney Afrika'yı Ekonomik Çıkmaza Sürüklüyor

ABD'nin diplomatik baskıları sonucunda Fransa'nın Güney Afrika'ya yönelik G7 Zirvesi davetini geri çekmesi, Pretorya yönetiminde yeni bir kriz yarattı. Zaten kırılgan olan ülke ekonomisinin olası yaptırımlardan büyük yara almasından endişe ediliyor.

Paylaş:
Washington'ın G7 Baskısı Güney Afrika'yı Ekonomik Çıkmaza Sürüklüyor

ABD'nin diplomatik baskıları sonucunda Fransa'nın Güney Afrika'ya yönelik G7 Zirvesi davetini geri çekmesi, Pretorya yönetiminde yeni bir kriz yarattı. Zaten kırılgan olan ülke ekonomisinin olası yaptırımlardan büyük yara almasından endişe ediliyor.

Güney Afrika Cumhuriyeti, son dönemde küresel kutuplaşmanın merkezindeki diplomatik ve ekonomik sınamalarla mücadele ediyor. ABD'nin uyguladığı siyasi baskının ardından Fransa'nın Güney Afrika'yı G7 Zirvesi'ne katılım davetini iptal etmesi, Pretorya'nın dış politika hamlelerini ve ekonomik dayanıklılığını yeniden tartışmaya açtı. Washington ile gerilimi tırmandırmaktan kaçınan Güney Afrika yönetimi, olası yaptırımların ülke ekonomisinde yıkıcı sonuçlar doğurmasından çekiniyor.

Son kriz, 2025 yılında yaşanan diplomatik gerginliklerin bir devamı olarak görülüyor. Özellikle 2024 seçimlerinde 30 yıllık tek başına iktidarını kaybederek koalisyon hükümetinin en büyük partisi konumuna gerileyen Afrika Ulusal Kongresi (ANC), yaptırım risklerine karşı dış politikada daha pragmatik ve temkinli bir dil kullanmaya yöneldi.

"Agresif Bir Dış Politika Yürütecek Durumda Değiliz"

Güney Afrika'nın önde gelen akademik kurumlarından Witwatersrand Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. William Gumede, ülkenin mevcut ekonomik koşullarının bağımsız ve sert bir dış politika izlemeye elverişli olmadığını belirtti. Ülke ekonomisinin küresel ticarete ve finans sistemine derinden bağlı olduğuna dikkat çeken Gumede, en büyük ticaret ortaklarıyla yaşanacak herhangi bir krizin doğrudan ülke halkını etkileyeceğini vurguladı.

Doç. Dr. Gumede, ülkedeki işsizlik oranının yüzde 30'u aştığını, genç işsizliğinin ise yüzde 60 bandına yaklaşarak dünyadaki en yüksek seviyelerden birine ulaştığını hatırlattı. Büyüme oranının sadece yüzde 1 civarında kaldığına işaret eden Gumede, "Bu kadar kırılgan bir yapıyla agresif bir dış politika yürütecek durumda değiliz" ifadelerini kullandı. Uzmana göre, ANC liderlerine veya partiye yakın şirketlere yönelik olası ABD yaptırımları, İran ve Venezuela örneklerinde olduğu gibi büyük ekonomik tahribatlar yaratabilir ve BRICS gibi ortaklıklar bu hasarı telafi etmekte yetersiz kalabilir.

Küresel Çok Taraflılık Ağır Darbe Alıyor

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Muhammed Yasir Okumuş ise krizin küresel boyutlarına dikkat çekti. Washington yönetiminin dış politikada çok taraflılıktan uzaklaşarak "zorlayıcı diplomasi" yöntemlerine başvurduğunu belirten Dr. Okumuş, bu durumun müttefikler üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti.

Okumuş, "Küresel Güney"in en önemli aktörlerinden biri olan Güney Afrika'nın dışlanmasının, uluslararası sistemde kapsayıcılık ve eşit temsil ilkelerini zayıflattığını dile getirdi. Uzmanlar, ABD'nin yalnızca rakipleri üzerinde değil, müttefikleri üzerinde de uyguladığı bu tür diplomatik baskıların, uzun vadede kendi geleneksel ortaklarını alternatif ittifaklara itebileceği uyarısında bulunuyor. Güney Afrika ise bu küresel güç mücadelesinin ortasında, kendi ekonomik bekasını korumak adına hassas bir denge stratejisi yürütmeye çalışıyor.