28 Şubat 2026 Cumartesi
Haber

Washington'dan Tahran'a Yeni Şart: Nükleer Kısıtlamalar "Süresiz" Olmalı

ABD yönetimi, İran ile yürütülen nükleer müzakerelerde kritik bir viraja girdi. Beyaz Saray kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre Washington, Tahran'ın nükleer programı üzerindeki denetim ve kısıtlamaların belirli bir takvime bağlı kalmaksızın "kalıcı" hale getirilmesini talep ediyor.

Paylaş:
Washington'dan Tahran'a Yeni Şart: Nükleer Kısıtlamalar "Süresiz" Olmalı

ABD yönetimi, İran ile yürütülen nükleer müzakerelerde kritik bir viraja girdi. Beyaz Saray kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre Washington, Tahran'ın nükleer programı üzerindeki denetim ve kısıtlamaların belirli bir takvime bağlı kalmaksızın "kalıcı" hale getirilmesini talep ediyor.

BUGÜNKÜ HABERLER / DIŞ HABERLER SERVİSİ

Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında, Avrupa Birliği'nin kolaylaştırıcılığında yürütülen nükleer müzakerelerde tansiyon yeniden yükseldi. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre ABD heyeti, müzakere masasına daha önceki anlaşmalarda yer alan "gün batımı" (sunset) maddelerinin tamamen kaldırılmasını ve kısıtlamaların süresiz olmasını öngören yeni bir taslak koydu.

Washington yönetimi, İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemek amacıyla uranyum zenginleştirme faaliyetlerine getirilen sınırların, 10 veya 15 yıllık sürelerle kısıtlı kalmasından duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, İran'ın nükleer altyapısının "barışçıl" niteliğini koruduğunun garantisinin, ancak kalıcı ve süresiz bir denetim mekanizmasıyla mümkün olabileceğini savunuyor.

"Zaman Aşımı" Riski Masada

Mevcut tıkanıklığın temelinde, 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'ndaki (KOEP) belirli maddelerin zamanla geçerliliğini yitirecek olması yatıyor. ABD tarafı, İran'ın sadece "zaman kazanmaya" çalıştığını ve kısıtlamaların sona ermesiyle birlikte nükleer kapasitesini hızla silahlanma seviyesine çıkarabileceğini öne sürüyor.

Beyaz Saray'a yakın kaynaklar, ABD Başkanı'nın "İran'ın nükleer silah sahibi olmasını asla kabul etmeyeceğiz" taahhüdü çerçevesinde, geçici çözümler yerine sürdürülebilir ve ucu açık bir anlaşma istediğini belirtiyor. Bu kapsamda Washington'ın talepleri şunları içeriyor:

  • Uranyum Zenginleştirme: %3.67'nin üzerindeki zenginleştirme yasağının sonsuza dek sürmesi.
  • Santrifüj Üretimi: Gelişmiş santrifüjlerin üretimine ve kurulumuna yönelik yasakların kalıcılaşması.
  • Uluslararası Denetim: Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin İran tesislerine "her an, her yerde" erişim hakkının süresiz garanti altına alınması.

Tahran'dan İlk Tepkiler: "Egemenlik İhlali"

İran heyetinin ise bu talebi "kabul edilemez" bulduğu ve müzakerelerin ruhuna aykırı olduğu görüşünü savunduğu öğrenildi. Tahran yönetimi, uluslararası hukuka göre hiçbir ülkenin teknolojik gelişiminin sonsuza kadar kısıtlanamayacağını ve bu talebin İran'ın egemenlik haklarına doğrudan bir saldırı olduğunu ifade ediyor.

İranlı diplomatlar, Batı'nın asıl amacının İran'ın nükleer teknolojisini tamamen yok etmek olduğunu savunarak, ABD'nin anlaşma şartlarını sürekli zorlaştırmasını "diplomatik oyalama taktiği" olarak nitelendiriyor.

Bölgesel Güvenlik ve İsrail Faktörü

ABD'nin bu sert tutum değişikliğinde, bölgesel müttefiklerinden gelen baskıların da etkili olduğu düşünülüyor. Özellikle İsrail ve Körfez ülkeleri, süresi dolan bir anlaşmanın İran'ı uzun vadede daha tehlikeli bir hale getireceği uyarısında bulunuyordu. ABD'nin "süresiz kısıtlama" ısrarı, bu güvenlik kaygılarını gidermeye yönelik stratejik bir hamle olarak yorumlanıyor.

Müzakerelerin bu yeni şartlar altında nasıl ilerleyeceği belirsizliğini korurken, tarafların önümüzdeki günlerde Viyana'da yeniden bir araya gelmesi bekleniyor. Ancak uzmanlar, "süresiz kısıtlama" şartının, zaten kırılgan olan diplomatik süreci tamamen kopma noktasına getirebileceği konusunda uyarıyor.