ABD’nin başkenti Washington’da toplanan Gazze Barış Kurulu’nun ilk oturumunda, Türkiye’nin arabuluculuk rolüne vurgu yapıldı. Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Witkoff, barış sürecindeki kilit rolleri nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Fidan’a teşekkür etti.
WASHINGTON – Orta Doğu’da kalıcı ateşkes ve yeniden inşa sürecini ele almak üzere kurulan Gazze Barış Kurulu, ilk toplantısını Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Washington’da gerçekleştirdi. ABD Barış Enstitüsü’nde düzenlenen ve ABD Başkanı Donald Trump’ın bizzat başkanlık ettiği tarihi oturuma, Türkiye adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan katıldı.
Toplantıya damgasını vuran anlardan biri, ABD yönetiminin Türkiye’nin diplomatik çabalarına yönelik net takdiri oldu. ABD Başkanı Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, kurulun açılışında yaptığı konuşmada, barış sürecinin ilerletilmesinde Ankara’nın üstlendiği hayati role dikkat çekti.
"Harika Bir İşbirliği Sergilendi"
Bölgedeki gerilimin düşürülmesi ve diyalog kanallarının açık tutulması adına yürütülen çok taraflı diplomasi trafiğine değinen Witkoff, sürecin asli arabulucuları olan Türkiye, Katar ve Mısır’ın liderlerine ayrı ayrı teşekkür etti.
Witkoff, Washington’daki haziruna hitaben yaptığı konuşmada, söz konusu ülkeler arasındaki koordinasyonun önemini şu sözlerle vurguladı:
"Bu zorlu sürece aracılık eden ülkeler; Katar, Mısır ve Türkiye devlet başkanları arasında harika bir işbirliği oldu. Hakan Fidan, sen harika bir insansın, Cumhurbaşkanı Erdoğan da öyle."
Üçlü Mekanizmanın Başarısı
Toplantıda, ABD ile birlikte Türkiye, Mısır ve Katar arasında kurulan dörtlü temas grubunun sahadaki etkilerine de değinildi. Amerikalı yetkililer, Gazze’deki insani krizin hafifletilmesi ve siyasi çözüm yollarının tıkanmaması adına bu ülkeler arasındaki uyumun "sürecin önünü açtığını" belirtti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da hazır bulunduğu salonda yapılan bu açıklamalar, Türkiye’nin küresel barış diplomasisindeki ağırlığının Washington yönetimi tarafından en üst düzeyde teyit edilmesi olarak yorumlandı.
Zirve, Gazze’nin geleceğine dair yol haritasının belirlenmesi ve uluslararası toplumun taahhütlerinin somut adımlara dönüştürülmesi açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor.