28 Şubat 2026 Cumartesi
Haber

Washington-Tahran Hattında Kriz Derinleşiyor: Müzakerelerde "Uçurum" Kapanmıyor

Cenevre’de yürütülen nükleer görüşmelerde tarafların, askeri çatışma riskini ortadan kaldıracak bir uzlaşı zemininden halen çok uzak olduğu bildirildi. ABD’nin "şahin kanadı" tavizsizlikte ısrar ederken, İran’ın balistik füze programı masadaki en büyük engel olarak duruyor.

Paylaş:
Washington-Tahran Hattında Kriz Derinleşiyor: Müzakerelerde "Uçurum" Kapanmıyor

Cenevre’de yürütülen nükleer görüşmelerde tarafların, askeri çatışma riskini ortadan kaldıracak bir uzlaşı zemininden halen çok uzak olduğu bildirildi. ABD’nin "şahin kanadı" tavizsizlikte ısrar ederken, İran’ın balistik füze programı masadaki en büyük engel olarak duruyor.

BUGÜNKÜ HABERLER / DIŞ HABERLER SERVİSİ

İsviçre'nin Cenevre kentinde ABD ve İran heyetleri arasında başlayan kritik nükleer müzakereler, diplomatik çözüm umutlarını artırmak yerine taraflar arasındaki derin görüş ayrılıklarını bir kez daha gözler önüne serdi. Amerikan medyasında yer alan ve üst düzey yetkililere dayandırılan bilgilere göre, her iki taraf da savaşı önleyecek somut bir anlaşma zemininden "hala çok uzak" bir noktada bulunuyor.

Washington’da "Tavizsizlik" Baskısı

Müzakerelerin merkezinde, Tahran’ın nükleer programının sınırlandırılması yer alırken, Washington’daki siyasi atmosferin görüşmeleri kilitlediği belirtiliyor. ABD yönetimindeki sertlik yanlısı "şahin kanadın" ve Kongre’deki Cumhuriyetçi üyelerin, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinde "sıfır taviz" politikasını dayattığı ifade ediliyor.

Wall Street Journal’ın (WSJ) konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre, ABD müzakere heyeti, Tahran’da sadece tıbbi amaçlarla kullanılacak ve çok düşük miktarda zenginleştirme yapabilecek tek bir nükleer reaktörün yeniden faaliyete geçmesine yeşil ışık yakmayı değerlendiriyor. Ancak bu sınırlı esneklik dahi, Washington’da ciddi bir siyasi dirençle karşılaşıyor.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, yaptığı açıklamada, Tahran’ın "itibarını kurtarmak" adına sembolik de olsa uranyum zenginleştirmesine izin verilmesi fikrine sert çıktı. Graham, "Böyle bir adımı kesinlikle reddediyorum" diyerek, Kongre’nin olası bir anlaşmaya karşı duruşunun sinyalini verdi.

"Son Şans" Uyarısı

Görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanması ihtimali, bölgede askeri bir çatışma riskini de beraberinde getiriyor. Tennessee Üniversitesi’nden İran uzmanı Saeid Golkar, mevcut süreci "anlaşmaya varmak için son şans" olarak nitelendirdi. Golkar, diplomasinin tükenmesi durumunda Washington'ın, çözülemeyen sorunları askeri yöntemlerle ele alma yoluna gidebileceği uyarısında bulundu.

Balistik Füze Gerilimi

Masadaki en büyük tıkanıklık noktalarından birini ise İran’ın füze programı oluşturuyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Tahran’ın kıtalararası balistik füze (ICBM) geliştirme çabalarından duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Rubio, "Ne kadar uzakta olduklarına dair bir tahminde bulunmayacağım ancak kesinlikle bu kapasiteyi geliştirmeye çalışıyorlar. İran’ın balistik füzeler konusunu müzakere etmemekteki ısrarı çok büyük bir sorun" ifadelerini kullandı.

Tahran yönetimi ise uluslararası anlaşmaları referans göstererek uranyum zenginleştirme hakkından tamamen vazgeçmeyi reddediyor. İranlı yetkililer, zenginleştirme oranında indirime gidebileceklerini belirtmekle birlikte, balistik füze programının "savunma doktrini" kapsamında olduğunu ve nükleer pazarlıkların bir parçası yapılamayacağını savunuyor.

Cenevre'deki görüşmelerin, bu karşılıklı "kırmızı çizgiler" arasında nasıl bir seyir izleyeceği belirsizliğini korurken, diplomatik kaynaklar sürecin her an çökebileceği uyarısında bulunuyor.