28 Şubat 2026 Cumartesi
Haber

Veri Simyacılığı Bitiyor: İş Dünyasında "Otonom Algoritmik Beyinler" Dönemi

İstanbul Genç MÜSİAD tarafından düzenlenen UGİK'26'da konuşan uzmanlar, merkezi veri analizinin yerini birim bazlı otonom karar mekanizmalarına bırakacağını vurguladı.

Paylaş:
Veri Simyacılığı Bitiyor: İş Dünyasında "Otonom Algoritmik Beyinler" Dönemi

İstanbul Genç MÜSİAD tarafından düzenlenen UGİK'26'da konuşan uzmanlar, merkezi veri analizinin yerini birim bazlı otonom karar mekanizmalarına bırakacağını vurguladı.

İstanbul Genç MÜSİAD tarafından "Future: Today" temasıyla bu yıl dokuzuncusu gerçekleştirilen Uluslararası Genç İş İnsanları Kongresi (UGİK'26), dijital ekonominin geleceğine ışık tutan önemli oturumlara ev sahipliği yaptı. Kongre kapsamında düzenlenen "Dijital Ekonomi" panelinde, iş dünyasının veriyle kurduğu ilişkinin kökten değiştiği ve şirketlerin artık merkezi yapılar yerine, her birimin kendi verisini anlık işleyebildiği otonom sistemlere geçiş yaptığı belirtildi.

e2VC Genel Ortağı Enis Hulli’nin moderatörlüğünde gerçekleşen panele, FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula ve FERASET Kurucu Ortağı Hasan Burak Demir konuşmacı olarak katıldı. Panelde, yapay zeka ve veri analitiğindeki dönüşümün şirketlerin sadece teknolojik altyapısını değil, karar alma süreçlerini ve organizasyonel şemalarını da yeniden şekillendirdiği vurgulandı.

"Merkezi Yapı Çöküyor, Her Mağazanın Kendi Beyni Olacak"

FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula, klasik veri toplama ve merkezi analiz modellerinin geçerliliğini yitirdiğini ifade etti. İş dünyasında "veri simyacılığı" olarak adlandırdığı, sadece veriye ulaşmanın yeterli görüldüğü dönemin sona erdiğini belirten Abdula, yeni dönemi "algoritmik özerklik" çağı olarak tanımladı.

Özellikle perakende sektöründen örnekler veren Abdula, dönüşümün boyutunu şu sözlerle açıkladı:

"Artık sadece doğru veri damarını bulmak yetmiyor. Merkezi bir beyin yerine, her birimin kendi kararını verebildiği bir yapıya gidiyoruz. Örneğin bir şirketin 100 mağazası varsa, artık her mağazanın kendine ait bir algoritmik beyni olacak. Her birim kendi verisini anında yorumlayıp aksiyon alabilecek. Karar alma süreçleri merkezden bağımsızlaşıyor."

"Vatansız Girişim Olmaz"

Girişimcilik ekosistemine dair uyarılarda da bulunan Abdula, küresel trendlerin yerel gerçekliklerden kopuk bir şekilde kopyalanmasının başarısızlık getireceğini savundu. "Vatansız bir girişim olmaz" diyen Abdula, bir girişimin dünyaya açılmadan önce kendi coğrafyasının sosyolojik ihtiyaçlarını karşılaması gerektiğinin altını çizdi.

Türkiye'nin demografik yapısındaki değişimin girişimciler için bir yol haritası sunduğunu belirten Abdula, azalan genç nüfus, artan tek kişilik haneler ve mikro aile yapılarının yeni nesil dijital ürünlerin tasarımını doğrudan etkileyeceğini ifade etti.

"Mühendislik Değil, Sosyal Bilimler Fark Yaratacak"

Yapay zeka çağında teknik becerilerin tek başına yeterli olmayacağını savunan Abdula, geleceğin yetkinlik haritasında sosyal bilimlerin ağırlık kazanacağını öngördü. Yapay zekayı kullananlar arasındaki farkı belirleyen unsurun "soru sorma kalitesi" olduğunu vurgulayan Abdula, "Bu kalite doğrudan duygusal zeka ve sosyal bilimlerle ilgilidir. Sosyoloji, sanat ve kültürle beslenmeyen bireylerin yapay zekadan verimli sonuçlar alması zorlaşacak" değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye İçin Fırsat Penceresi Açık"

Panelin diğer konuşmacısı FERASET Kurucu Ortağı Hasan Burak Demir ise Türkiye'nin yapay zeka yarışında henüz geç kalmadığını belirtti. Türkiye'nin genç ve dinamik insan kaynağının, özellikle hızlı aksiyon alma konusundaki yeteneğinin büyük bir avantaj olduğunu söyleyen Demir, "Hızlı hareket edip teknolojiyi hem işletmelere hem de son kullanıcıya ulaştırabilirsek Türkiye çok iyi bir noktaya gelir" dedi.

Demir, küresel teknoloji devleriyle doğrudan altyapı yarışına girmek yerine, mevcut teknolojileri kullanarak katma değer üreten, müşteri odaklı çözümlere odaklanılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca devlet teşviklerinin sektörün büyümesindeki kritik rolüne değinen Demir, bu desteklerin sadece yerli girişimler için değil, yabancı yatırımcılar için de Türkiye'yi bir cazibe merkezi haline getirdiğini sözlerine ekledi.