15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Vefatının 51. Yılında Mısraları Bayraklaşan Şair: Arif Nihat Asya

Türk edebiyatının "Bayrak Şairi" olarak hafızalara kazınan, milli ve manevi değerleri şiirlerinde bir kuyumcu titizliğiyle işleyen Arif Nihat Asya, vefatının 51. yılında saygı ve rahmetle anılıyor.

Paylaş:
Vefatının 51. Yılında Mısraları Bayraklaşan Şair: Arif Nihat Asya

Türk edebiyatının "Bayrak Şairi" olarak hafızalara kazınan, milli ve manevi değerleri şiirlerinde bir kuyumcu titizliğiyle işleyen Arif Nihat Asya, vefatının 51. yılında saygı ve rahmetle anılıyor.

Türk şiirinin en gür seslerinden biri olan ve kaleme aldığı eserlerle nesillere milli şuur aşılayan Arif Nihat Asya, aramızdan ayrılalı yarım asrı geçti. "Bayrak", "Fetih Marşı" ve "Dua" gibi unutulmaz eserlerin mimarı olan usta şair, Türkçeyi sadece bir lisan değil, bir dava olarak gören duruşuyla edebiyat tarihindeki müstesna yerini koruyor.

Yetimlikten Doğan Bir Milli Ses

Asıl adı Mehmet Arif olan şair, 1904 yılında Çatalca’nın İnceğiz köyünde dünyaya geldi. Henüz yedi günlükken babası Ziver Efendi’yi veba hastalığından kaybeden Asya, annesinin yeniden evlenip Filistin’e gitmesi üzerine akrabalarının yanında, hasret ve yoklukla harmanlanmış bir çocukluk geçirdi.

Eğitim hayatı boyunca parasız yatılı okullarda okuyan Asya, özellikle Birinci Dünya Savaşı yıllarında öğrencisi olduğu Gülşen-i Maarif Rüştiyesi’nde soluduğu milliyetçi havadan derinden etkilendi. Bu dönemde filizlenen vatan sevgisi, ilerleyen yıllarda kaleminin ana mürekkebi olacaktı.

"Bayrak Şairi" Unvanının Hikayesi

Arif Nihat Asya’nın isminin "Bayrak" ile özdeşleşmesi, edebiyat tarihimizin en anlamlı tevafuklarından birine dayanır. Öğretmenlik yaptığı Adana’nın düşman işgalinden kurtuluş günü olan 5 Ocak için bir şiir yazması istenen Asya, o gece sabaha kadar süren bir ilhamla meşhur "Bayrak" şiirini kaleme aldı.

5 Ocak 1940 tarihinde Adana Erkek Lisesi’nde okunan ve "Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü" mısrasıyla başlayan bu eser, dinleyenleri derinden etkiledi. Şiir daha sonra "Görüşler" dergisinde yayımlandı ve şaire, bugün hala anıldığı "Bayrak Şairi" unvanını kazandırdı. Kaderin cilvesi olarak usta şair, "Bayrak" şiirini yazdığı tarih olan 5 Ocak'tan tam 35 yıl sonra, yine bir 5 Ocak günü hayata gözlerini yumacaktı.

Eğitimcilikten Siyasete Uzanan Bir Ömür

Yüksek Öğretmen Okulu Edebiyat Bölümü’nden mezun olduktan sonra uzun yıllar Adana’da ve çeşitli illerde edebiyat öğretmenliği ve idarecilik yapan Asya, bir dönem siyasete de atılarak Adana milletvekilliği görevinde bulundu. Ancak onun asıl tutkusu her zaman öğretmenlik ve şiir oldu. Siyaset sonrası tekrar eğitim camiasına dönen şair, binlerce öğrenci yetiştirdi.

Mevlevi kültürüne de yakın ilgi duyan ve Üsküdar Mevlevihanesi’nin son şeyhi Ahmet Remzi Akyürek ile tanışıklığı bulunan Asya, şiirlerinde tasavvufi derinliği milli heyecanla birleştirmeyi başardı.

Türkçeye Yüklenen Tarihi Sorumluluk

Arif Nihat Asya, şiiri sadece estetik bir kaygı olarak değil, tarihi bir sorumluluk aracı olarak gördü. Türk tarihini, İslam inancını ve Anadolu coğrafyasını şiirlerinde ilmek ilmek işledi. Rubai türündeki hakimiyetiyle de tanınan şair, modern Türk edebiyatında bu türün en önemli temsilcilerinden biri kabul edildi.

5 Ocak 1975 tarihinde Ankara’da tedavi gördüğü hastanede vefat eden Arif Nihat Asya, ardında "Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor", "Dualar ve Aminler", "Kökler ve Dallar" gibi onlarca eser bıraktı. Kabri Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda bulunan "Bayrak Şairi", vefatının 51. yılında da mısralarıyla Türk milletinin duygularına tercüman olmaya devam ediyor.