28 Şubat 2026 Cumartesi
Haber

Van’da Yünle Resim Çizen Usta: Necmiye Tekin, Kadim Keçe Sanatını Geleceğe Taşıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" ünvanına layık görülen Vanlı keçe sanatçısı Necmiye Tekin, açtığı atölyede hem üretim yapıyor hem de unutulmaya yüz tutmuş bu sanatı yeni kuşaklara öğretiyor.

Paylaş:
Van’da Yünle Resim Çizen Usta: Necmiye Tekin, Kadim Keçe Sanatını Geleceğe Taşıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" ünvanına layık görülen Vanlı keçe sanatçısı Necmiye Tekin, açtığı atölyede hem üretim yapıyor hem de unutulmaya yüz tutmuş bu sanatı yeni kuşaklara öğretiyor.

Van’ın İpekyolu ilçesinde yaşayan 53 yaşındaki keçe sanatçısı Necmiye Tekin, insanlık tarihinin en eski tekstil ürünü olarak bilinen keçeyi, modern tasarımlarla yeniden yorumlayarak geleceğe taşıyor. Çocukluk yıllarında evlerde kullanılan geleneksel yün ürünlerden etkilenerek başladığı sanat yolculuğunu profesyonel bir boyuta taşıyan Tekin, kurduğu atölyede gençlere bu kadim zanaatın inceliklerini aktarıyor.

Akademik Eğitimle Zanaatı Birleştirdi

Üç çocuk annesi Necmiye Tekin, sadece alaylı bir usta olarak kalmayıp, sanatını akademik bilgiyle de harmanladı. Kültürel Miras ve Turizm Bölümü’nden mezun olan Tekin, uzun yıllar el sanatları alanında eğitmenlik yaptı. Ankara ve İstanbul’da aldığı özel eğitimlerle keçe yapımındaki teknik bilgisini derinleştiren sanatçı, iki yıl önce Van’da kendi atölyesini kurarak üretim sürecini bir adım ileriye taşıdı.

Tekin’in bu alandaki yetkinliği devlet tarafından da tescillendi. 2023 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen zorlu sınavları başarıyla geçen Tekin, "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" ünvanını almaya hak kazandı.

"Keçe, Sabrın ve Dönüşümün Sembolüdür"

Keçeyi sadece bir el sanatı olarak görmediğini belirten Tekin, bu malzemenin atkısı ve çözgüsü olmayan, dünyanın ilk tekstil ürünü olduğuna dikkat çekti. Doğal yün, su, sabun ve yoğun bir emeğin birleşimiyle ortaya çıkan keçenin kimyasal barındırmayan, tamamen doğa dostu bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Tekin, sanatına bakışını şu sözlerle ifade etti:

"Keçe, sabrın, emeğin ve dönüşümün bir sembolüdür. Bu yönüyle hem kültürel mirasımızı yaşatıyor hem de doğa ile uyum içinde yaşamanın mümkün olduğunu hatırlatıyor. Amacım bu kadim sanatı gelecek nesillere aktarmak ve kimyasal atık içermeyen, doğa dostu bir ürün bırakmaktır."

Urartu ve Selçuklu Motifleri Yünle Canlanıyor

Atölyesinde hem yerel hem de ithal yünleri işleyen Tekin, malzemenin yapısına göre farklı ürünler ortaya koyuyor. Mikronu yüksek, daha kalın yapıdaki yerel yünleri yaygı, çadır ve çizme yapımında kullanan sanatçı; daha ince yapıdaki ithal yünleri ise şal, şapka, iç giyim ve aksesuar üretiminde değerlendiriyor.

Tekin’in eserlerinde bölgenin tarihi dokusu da ön plana çıkıyor. Özellikle tablolarında Urartu, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerine ait motifleri işleyen sanatçı, "Van minyatürünü çalıştığım zaman o döneme gittim, sokaklarda gezdim, eserleri yaşayarak yaptım" diyerek üretim sürecindeki ruhsal yolculuğunu anlatıyor.

Genç Kuşaklardan Yoğun İlgi

Tekin’in atölesi, sadece bir üretim merkezi değil, aynı zamanda bir eğitim yuvası işlevi görüyor. Haftanın belirli günlerinde atölyeye gelen lise öğrencileri, yünün keçeye dönüşme serüvenini bizzat deneyimliyor. Öğrenciler, üretim sürecinin her aşamasına emek vererek ortaya bir eser çıkarmanın mutluluğunu yaşarken, bu tarihi zanaatın da yok olmasının önüne geçiliyor.

Atölyede üretilen takke, şal, çanta, tablo ve dekoratif ürünler, Tekin’in kendi markasıyla sanatseverlere sunuluyor. Hem kültürel bir misyonu yerine getiren hem de ekonomik değer yaratan bu girişim, Van’ın el sanatları envanterine önemli bir katkı sağlıyor.