15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Uzmanlardan 'Yapay Zeka Yalnızlığı' Uyarısı: Dijital Onay Tuzağına Dikkat

Akdeniz Üniversitesi'nden Doç. Dr. Ali Erdoğan, yapay zekanın sadece bir bilgi aracı olmaktan çıkıp "dijital bir figüre" dönüştüğünü belirterek, sürekli olumlayan algoritmaların bireyleri derin bir yalnızlığa ve duyarsızlaşmaya sürüklediği uyarısında bulundu.

Paylaş:
Uzmanlardan 'Yapay Zeka Yalnızlığı' Uyarısı: Dijital Onay Tuzağına Dikkat

Akdeniz Üniversitesi'nden Doç. Dr. Ali Erdoğan, yapay zekanın sadece bir bilgi aracı olmaktan çıkıp "dijital bir figüre" dönüştüğünü belirterek, sürekli olumlayan algoritmaların bireyleri derin bir yalnızlığa ve duyarsızlaşmaya sürüklediği uyarısında bulundu.

Teknolojinin insan hayatındaki yeri genişledikçe, psikolojik riskler de şekil değiştiriyor. Son dönemde artan yapay zeka kullanımı, bireyleri sosyal hayattan koparan yeni bir tehlikeyi gündeme getirdi. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, yapay zeka teknolojilerinin kontrolsüz kullanımının "yapay zeka yalnızlığı" ve "yapay zeka bağımlılığı" gibi yeni kavramları hayatımıza soktuğuna dikkat çekti.

"Dijital Figürler" Gerçek Dostlukların Yerini Alıyor

Yapay zekanın devrimsel niteliğine rağmen sosyal bağları zayıflattığını vurgulayan Doç. Dr. Erdoğan, bu teknolojilerin artık sadece bir arama motoru veya asistan gibi kullanılmadığını ifade etti. Erdoğan'a göre, yapay zeka uygulamaları kullanıcılar için vakit geçirilen birer "dijital figür" haline gelmiş durumda.

İnsanların günlük sohbetlerini ve dertleşmelerini yapay zeka ile gerçekleştirmeye başladığını belirten Erdoğan, bu durumun kişileri gerçek sosyal ortamlardan uzaklaştırdığını kaydetti. Erdoğan, "İnsanlar artık her şeyi yapay zekaya soruyor, onunla arkadaşlık kuruyor. Bu süreçte gerçek toplumsal etkileşim kaybediliyor ve ortaya 'yapay zeka yalnızlığı' dediğimiz tablo çıkıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Sürekli Olumlama Duyarsızlaştırıyor

Yapay zeka algoritmalarının, kullanıcıyı sürekli onaylayan ve öven bir dil kullanmasının psikolojik tuzaklar barındırdığına işaret ediliyor. Doç. Dr. Erdoğan, yapay zekanın sunduğu bu "konforlu" iletişim modelinin risklerini şu şekilde açıkladı:

"Yapay zeka uygulamalarının psikoterapi yapması veya empatik bir ilişki kurması mümkün değil. Ancak sundukları sürekli olumlamalar ve övgü dolu ifadeler, bir süre sonra bireyde duyarsızlaşmaya yol açabiliyor. Bu yapay tatmin duygusu, yalnızlaşmayı derinleştirerek depresyon ve kaygı bozukluklarını tetikleyebiliyor."

Uzmanlar, insanın doğası gereği göz temasına, bir gülümsemeye ve karşılıklı duygusal etkileşime ihtiyaç duyduğunu; mekanik ve komut odaklı sistemlerin bu boşluğu asla dolduramayacağını belirtiyor.

Bağımlılığın Yeni Evresi

Teknoloji bağımlılığının evrim geçirdiğini belirten Erdoğan, sürecin sokak oyunlarından tabletlere, oradan sosyal medyaya ve şimdi de yapay zekaya uzandığını vurguladı. Yetişkinleri de içine alan bu izolasyon sürecinde "yapay zeka bağımlılığı"nın, psikiyatride tanımlanmış bir hastalık olmaya aday olduğu ifade ediliyor.

Korunmak İçin "Gerçek" Etkileşim Şart

Uzmanlar, teknolojinin tamamen dışlanması yerine bilinçli kullanımın önemine dikkat çekiyor. Doç. Dr. Erdoğan, bu yeni nesil bağımlılıktan korunmak için şu önerilerde bulundu:

  • Süre Sınırı Koyun: Yapay zeka ile geçirilen süreye kısıtlama getirilmeli.
  • Amaca Uygun Kullanım: Teknoloji, tüm günü kapsayan bir arkadaş gibi değil, iş ve yardım odaklı bir araç olarak kullanılmalı.
  • Sosyal Hayata Dönüş: Spor yapmak, doğada vakit geçirmek ve arkadaşlarla yüz yüze görüşmek gibi "gerçek" etkileşimler artırılmalı.

Erdoğan uyarısını, "Yapay zeka hayatımızı kolaylaştırsa da hala gerçek bir insana ve gerçek bir gülümsemeye muhtacız" sözleriyle tamamladı.