27 Şubat 2026 Cuma
Haber

Uzmanından Kritik Uyarı: Çocukları Şiddetten Korumak "Aktif Dinleme" ile Başlıyor

Kocaeli Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Coşkun, çocukların karar alma süreçlerine dahil edilmesinin ve gerçekten dinlendiklerini hissetmelerinin, maruz kaldıkları şiddet ve ihmal döngüsünü kırmada en etkili yöntem olduğunu vurguladı.

Paylaş:
Uzmanından Kritik Uyarı: Çocukları Şiddetten Korumak "Aktif Dinleme" ile Başlıyor

Kocaeli Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Coşkun, çocukların karar alma süreçlerine dahil edilmesinin ve gerçekten dinlendiklerini hissetmelerinin, maruz kaldıkları şiddet ve ihmal döngüsünü kırmada en etkili yöntem olduğunu vurguladı.

Çocuklara yönelik şiddet, ihmal ve istismar vakalarının önlenmesi adına yürütülen çalışmalarda, ebeveynlerin ve toplumun yaklaşım tarzı hayati önem taşıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Coşkun, çocuk güvenliğini sağlamanın temelinde yatan en basit ancak en sık göz ardı edilen unsurun "dinlemek" olduğuna dikkat çekti.

"Çocuklar Sürece Dahil Edilmeli"

Prof. Dr. Coşkun, çocukların ve gençlerin karşılaştıkları problemlerin çözümünde, onların sadece edilgen birer koruma nesnesi olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Coşkun, çocukların görüşlerinin alınarak sürece dahil edilmelerinin ve "dinlendiklerini hissetmelerinin" iyileşme ve korunma sürecinde belirleyici bir faktör olduğunu ifade etti.

Yetişkinlerin genellikle çocuk adına karar verme eğiliminde olduğunu hatırlatan Coşkun, bu tutumun çocuğun kendini ifade etme becerisini körelttiğini ve yardım isteme cesaretini kırdığını vurguladı. Uzman isme göre, bir çocuğun yaşadığı zorluğu veya maruz kaldığı şiddeti anlatabilmesi için öncelikle karşısında onu yargılamadan dinleyen bir yetişkin bulması gerekiyor.

Güven Ortamı Oluşturmanın Önemi

Çocuğu şiddetten korumanın ilk adımının iletişim engellerini kaldırmak olduğunu belirten Prof. Dr. Coşkun, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Çocuklarımızın ve gençlerimizin sesine kulak vermek zorundayız. Onların görüşlerini almak, onları birer birey olarak kabul edip çözümün bir parçası haline getirmek, yaşadıkları travmalarla baş etmelerini kolaylaştırıyor. Eğer bir çocuk dinlendiğini ve ciddiye alındığını hissederse, karşılaştığı tehditleri yetişkinlerle paylaşma konusunda daha istekli oluyor. Bu da şiddet vakalarının erken tespiti ve önlenmesi açısından kritik bir önem taşıyor."

Coşkun, ebeveynlere ve eğitimcilere seslenerek, çocuklarla kurulacak iletişimin sadece nasihat vermek üzerine değil, anlamak ve duygularına ortak olmak üzerine kurulması gerektiğinin altını çizdi. Özellikle ergenlik dönemindeki gençlerin anlaşılmadıklarını düşündükleri anda içlerine kapandıkları ve riskli davranışlara daha açık hale geldikleri uyarısında bulunuldu.

Toplumsal Farkındalık Çağrısı

Şiddetle mücadelenin sadece yasal düzenlemelerle sınırlı kalamayacağını belirten Prof. Dr. Bülent Coşkun, toplumun her kesiminin çocuk odaklı bir bakış açısı geliştirmesi gerektiğini savundu. Okulda, evde ve sosyal hayatta çocuğa "söz hakkı" tanımanın, özgüvenli ve kendini koruyabilen bireyler yetiştirmenin anahtarı olduğu ifade edildi.