15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Uzman Görüşü: Washington’ın ‘Güney Mızrağı’ Hamlesinde Nihai Hedef Rejim Değişikliği

Güvenlik ve strateji uzmanları, ABD’nin uyuşturucuyla mücadele gerekçesiyle Venezuela’ya karşı başlattığı askeri operasyonun, Nicolas Maduro yönetimini devirerek Güney Amerika’da Amerikan hegemonyasını yeniden tesis etme amacı taşıdığını belirtiyor.

Paylaş:
Uzman Görüşü: Washington’ın ‘Güney Mızrağı’ Hamlesinde Nihai Hedef Rejim Değişikliği

Güvenlik ve strateji uzmanları, ABD’nin uyuşturucuyla mücadele gerekçesiyle Venezuela’ya karşı başlattığı askeri operasyonun, Nicolas Maduro yönetimini devirerek Güney Amerika’da Amerikan hegemonyasını yeniden tesis etme amacı taşıdığını belirtiyor.

Amerika Birleşik Devletleri’nin Venezuela’ya yönelik başlattığı ve "Güney Mızrağı" (Southern Spear) adını verdiği kapsamlı operasyon, uluslararası kamuoyunda yankı uyandırmaya devam ediyor. Konuyu değerlendiren uzmanlar, Washington’ın bu hamlesinin görünürdeki "narkotik suçlarla mücadele" gerekçesinin ötesinde, doğrudan Karakas’taki siyasi denklemi değiştirmeyi hedeflediği görüşünde birleşiyor.

"Uyuşturucuyla Mücadele Sadece Bir Araç"

Süreci yakından takip eden güvenlik analistleri, operasyonun zamanlamasına ve niteliğine dikkat çekiyor. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Kıdemli Araştırmacısı Doç. Dr. Murat Aslan, operasyonun ana argümanının uyuşturucuyla mücadele olarak sunulmasına rağmen, sahadaki gelişmelerin farklı bir tablo çizdiğini vurguladı.

Aslan, sabah saatlerinde yoğunlaşan saldırıların ve özel kuvvet hareketliliğinin, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılmasını hedeflediğini belirtti. Aslan'a göre senaryo, Maduro'nun "uyuşturucu ticareti" suçlamalarıyla yargılanmak üzere ABD’ye sevk edilmesiyle sonuçlanabilir.

Venezuela’da İç Çatışma Riski

Washington’ın askeri müdahalesinin, halihazırda siyasi olarak kutuplaşmış Venezuela’da ciddi güvenlik boşlukları yaratabileceği uyarısında bulunuluyor. Ülkedeki sosyalist taban ile iktidarı talep eden muhalefet arasındaki gerilimin, askeri bir müdahale ile sıcak çatışmaya dönüşme ihtimali masada duruyor.

Uzmanlar, Venezuela ordusunun konvansiyonel anlamda ABD güçlerine direnme kapasitesinin sınırlı olduğunu, ancak bunun savaşın bittiği anlamına gelmeyeceğini belirtiyor. Doç. Dr. Aslan, sürecin "Che Guevara dönemini" andıran gayrinizami harp taktiklerini tetikleyebileceğine işaret etti. Bölgedeki uyuşturucu kartellerinin de denkleme girmesiyle, Kolombiya’daki FARC benzeri yeni silahlı oluşumların filizlenebileceği ve bölgenin uzun süreli bir istikrarsızlığa sürüklenebileceği ifade ediliyor.

%%ENTITY:2055003e-87e6-4338-a05e-28588883ad9e:Monroe Doktrini%% ve Trump Etkisi

Operasyonun jeopolitik kodlarını analiz eden Milli Savunma Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özkan ise Washington’ın küresel siyasette kendi nüfuz alanını yeniden tahkim etmeye çalıştığını vurguladı.

ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi ve Başkan Donald Trump’ın politikaları çerçevesinde "Monroe Doktrini"nin yeniden yorumlandığını belirten Özkan, Washington'ın temel motivasyonunun Güney Amerika’yı dış aktörlerden arındırmak olduğunu savundu. Özkan, "Bu saldırılar net bir şekilde rejim değişikliğini hedefliyor. Amaç, önce Karakas’ta yönetimi değiştirmek, ardından tüm Güney Amerika kıtasında ABD’nin azalan etkinliğini güçlendirmek ve diğer küresel güçlerin bölgedeki varlığını sonlandırmaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Uzmanlara göre, Washington yönetimi bu hamleyle sadece Venezuela’yı değil, kıta genelindeki siyasi hizalanmayı da kendi çıkarları doğrultusunda yeniden dizayn etmeyi amaçlıyor.