Kayseri'de yüzyıllık geçmişe sahip Bünyan halısı, kadınların emeği ve yeni bestelenen türküler eşliğinde geleceğe aktarılıyor. "Geçmişe Dokunmak, Geleceği Dokumak" projesi kapsamında tezgâh başına geçen kadınlar, hem aile ekonomisine katkı sağlıyor hem de kültürel mirası yaşatıyor.
Kayseri'nin köklü el sanatlarından olan ancak son yıllarda üretimi giderek azalan Bünyan halısı, yöre kadınlarının ellerinde yeniden hayat buluyor. Bünyan Şehit Onur Karasungur Halk Eğitim Merkezi tarafından yaklaşık bir yıl önce hayata geçirilen "Geçmişe Dokunmak, Geleceği Dokumak Projesi", unutulmaya yüz tutan bu geleneği müziğin gücüyle harmanlayarak canlandırmayı başardı.
Projenin en dikkat çekici detaylarından birini dokuma tezgâhlarında yankılanan yeni ezgiler oluşturuyor. Müzik öğretmeni Mustafa Alperen'in projeye özel kaleme aldığı "Dokunur Halım" isimli türkü, kadınlara ilmek atarken eşlik ediyor. Eskiden dokuma tezgâhları başında yorgunluk ve hüznü anlatan geleneksel maniler, yerini umut ve dayanışma temalı yeni yorumlara bıraktı.
Geleneği Yaşatma Seferberliği
Bünyan Şehit Onur Sungur Halk Eğitim Merkezi Müdürü Veli Arslan, Orta Asya'dan Anadolu'ya taşınan el halıcılığı kültürünü yaşatmak için yoğun bir çaba sarf ettiklerini belirtti. Arslan'ın paylaştığı bilgilere göre, proje kapsamında kurum bünyesindeki atölyelerin yanı sıra okullar ve cezaevlerinde açılan kurslarla bugüne kadar yaklaşık 150 halı dokundu.
Müdür Yardımcısı Sevda İnanç ise ilçe genelinde yaptıkları araştırmada 40 yaş üzeri kadınların büyük bir kısmının halı dokumayı bilmesine rağmen uzun süredir tezgâh başına geçmediklerini tespit ettiklerini aktardı. Kadınlarla bir araya gelerek bu kültürü yeniden canlandırma kararı aldıklarını ifade eden İnanç, "Geçmişte büyük kahırlar içeren, gençliği tezgâhtan uzaklaştırmaya yönelik bir izlenim veren maniler vardı. Biz atılımla manilerimize de yeni bir bakış açısı getirmek istedik" ifadelerini kullandı.
Hem Kültürel Hem Ekonomik Kazanç
Dokuma tezgâhlarında bir araya gelen kadınlar, sadece kültürel bir mirası yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda ürettikleri el emeği halıları satarak gelir elde ediyor.
Uzun bir aradan sonra yeniden tezgâh başına geçtiğini belirten 52 yaşındaki Zehra Bakır, geçmişte kadınların yoğun iş yükü nedeniyle halı dokumaktan yorulduklarını ancak bugün atölyede keyif alarak üretim yaptıklarını ifade etti. İlkokul 5. sınıftan bu yana halı dokuyan 62 yaşındaki ev hanımı Berrin Kaya da eskiden çok düşük harçlıklar karşılığında dokuma yaptıklarını, şimdi ise kendi emekleriyle doğrudan para kazanarak aile bütçesine destek olmanın mutluluğunu yaşadığını vurguladı.
Projenin sosyal boyutuna dikkat çeken 55 yaşındaki Beyhan Sezenler ise atölye ortamının kendileri için aynı zamanda bir stres atma alanı olduğunu dile getirdi. Fuarlar ve festivaller aracılığıyla ürünlerini tanıtan kursiyerler, üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek genç kuşaklara da halı dokumayı aşılamaya ve bu tarihi geleneğin yok olmasını engellemeye çalışıyor.