Karabük'ün tarihi dokusuyla ünlü ilçesi Safranbolu'da, Akçasu Deresi'nin üzerine 1880'lerde inşa edilen Lütfiye Camisi, hem mimari dehası hem de halk arasında "Kaçak Cami" olarak anılmasına vesile olan ilginç hikayesiyle ziyaretçilerini büyülüyor.
UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan ve Osmanlı sivil mimarisinin en seçkin örneklerini barındıran Safranbolu, sadece konaklarıyla değil, sıra dışı ibadethaneleriyle de dikkat çekiyor. Akçasu Mahallesi'nde, benzerine az rastlanan bir mühendislik ve mimari anlayışla doğrudan dere yatağının üzerine inşa edilen Lütfiye Camisi, asırlardır altından akan suyun sesi eşliğinde cemaatini ağırlıyor.
Bir Hacı'nın Şükür Nişanesi
Bölge halkının aktardığı rivayetlere ve tarihi kayıtlara göre caminin inşası, 19. yüzyılın sonlarına, 1880'li yıllara dayanıyor. Mahalle sakinlerinden Muslubeyoğlu Hacı Hüseyin Hüsnü Efendi, o dönem oldukça meşakkatli olan Hac yolculuğuna çıkmadan önce bir adakta bulundu. Kutsal topraklara sağ salim ulaşıp memleketine dönebilirse, Allah'ın bu lütfuna karşılık bir cami yaptıracağına söz verdi.
Aylar süren zorlu yolculuğun ardından Safranbolu'ya dönen Hüseyin Hüsnü Efendi, adağını yerine getirmek için kolları sıvadı. İnşaat alanı olarak Akçasu Deresi'nin üzerini seçen hayırsever, camiye "Allah'ın lütfu" anlamına gelen "Lütfiye" ismini verdi. Moloz taşlardan örülen sağlam temeller üzerine ahşap karkas teknikle inşa edilen yapı, tavan işçiliği, ahşap korkuluklu mahfili ve zarif ahşap minaresiyle dönemin estetik anlayışını günümüze taşıyor.
Neden "Kaçak Cami" Deniliyor?
Resmi kayıtlarda Lütfiye Camisi olarak geçen yapı, yerel halk arasında daha çok "Kaçak Cami" ismiyle biliniyor. Bu isimlendirmenin kökeni ise yasal bir durumdan ziyade, bölgedeki su kaynağının debisine dayanıyor.
Caminin hemen yanında bulunan ve kaynağını altından geçen dereden alan tarihi çeşme, kurak geçen yaz aylarında zaman zaman kuruyor. Suyun kesilmesi yöre halkı tarafından "suyun kaçması" olarak nitelendirildiği için, zamanla su kaynağı "kaçak suyu", çeşme "kaçak çeşmesi", bulunduğu mevki ise "kaçak semti" olarak anılmaya başlandı. Semtin simgesi haline gelen cami de bu halk isimlendirmesinden nasibini alarak "Kaçak Cami" lakabıyla şöhret buldu.
Turistlerin İlgi Odağı
Safranbolu Müftülüğü yetkililerinin verdiği bilgilere göre, cami bugün hala aktif olarak ibadete açık durumda. Özellikle hafta sonları ve turizm sezonunda ilçeyi ziyaret eden yerli ve yabancı turistler, altından su akan bu ahşap yapıyı görmeden ilçeden ayrılmıyor.
Suyun dinlendirici sesiyle bütünleşen ahşap mimarisi, ziyaretçilere huzurlu bir manevi atmosfer sunuyor. Tarihi dokusu büyük ölçüde korunan cami, ecdadın doğayla uyumlu mimari çözümlerinin yaşayan en canlı örneklerinden biri olarak varlığını sürdürüyor. Haberimiz için görüşülen yetkililer, bu tür yapıların sadece birer ibadethane değil, aynı zamanda korunması ve gelecek nesillere aktarılması gereken önemli birer kültür mirası olduğunun altını çiziyor.