Adana, Hatay, Mersin, Kayseri, Osmaniye ve Niğde illerini kapsayan geniş havzada tamamlanan kış ortası sayımlarında, 74 farklı türden toplam 287 bin 254 su kuşu kayıt altına alındı.
Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 7. Bölge Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen ve Türkiye'nin biyolojik çeşitlilik haritası için kritik önem taşıyan "Kış Ortası Su Kuşu Sayımı" (KOSKS) sonuçlandı. Adana, Hatay, Mersin, Kayseri, Osmaniye ve Niğde illerindeki sulak alanlarda gerçekleştirilen tarama çalışmalarında, yüz binlerce göçmen kuşun bölgeyi kışlama ve mola noktası olarak kullandığı tespit edildi.
74 Tür Kayıt Altına Alındı
Avrupa, Kuzey Afrika, Arap Yarımadası ve Asya’nın batısını içine alan "Batı Palearktik" bölgesiyle eş zamanlı olarak yürütülen sayımlarda, 74 farklı türden toplam 287 bin 254 su kuşu gözlemlendi. Bölgedeki sulak alanları mesken tutan türler arasında flamingolar, gri balıkçıllar, kervan çullukları, tarakdişler, kaşıkçılar, sumrular ve alaca yalıçapkınları öne çıktı.
Kritik Göç Rotası: Belen Geçidi
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Doğa Koruma ve Milli Parklar 7. Bölge Müdürü Faruk Atmaca, bölgenin göçmen kuşlar için hayati bir koridor olduğunu vurguladı. Türkiye'nin iki ana kuş göç yolu üzerinde bulunduğunu hatırlatan Atmaca, "Bu göç yolları, bölge müdürlüğümüz sahasından geçerek Belen Geçidi üzerinden Afrika’ya uzanıyor. Sorumluluk sahamızdaki sulak alanlar, göçmen kuşların bu uzun soluklu yolculuklarında enerji depoladıkları en stratejik mola noktalarıdır" ifadelerini kullandı.
Uluslararası Öneme Sahip 4 Alan Korunuyor
Türkiye’de uluslararası öneme sahip "Ramsar Alanı" statüsündeki 14 sulak alandan 4’ünün bu altı ilin sınırları içerisinde yer aldığına dikkat çeken Atmaca, bu alanların korunması ve sürdürülebilir yönetiminin ana görevleri arasında olduğunu belirtti.
Sulak alan ekosistemlerinin biyolojik çeşitlilik açısından tropikal ormanlardan sonra ikinci sırada geldiğini ifade eden Bölge Müdürü, "Ülkemiz için bu alanlar büyük bir zenginlik kaynağıdır. Sayımlarla elde ettiğimiz veriler, hem koruma çalışmalarımıza ışık tutuyor hem de ekosistemin sağlığı hakkında bize önemli ipuçları veriyor" değerlendirmesinde bulundu.
Elde edilen veriler, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında sulak alanların korunmasına yönelik farkındalık çalışmalarında da temel teşkil edecek.