Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) verilerine göre, şubat ayında ham çelik üretimi geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla yüzde 3,4 artış göstererek 3 milyon tona çıktı. İç pazarda tüketim ivme kazanırken, ihracatta bölgesel daralmalar ve jeopolitik risklerin etkisi öne çıktı.
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD), şubat ayına ilişkin çelik sektörünün üretim, tüketim ve dış ticaret verilerini yayımladı. Açıklanan verilere göre, Türkiye'nin ham çelik üretimi şubat ayında yıllık bazda yüzde 3,4 oranında artarak 3 milyon tona yükseldi. Yılın ilk iki aylık (ocak-şubat) dönemine bakıldığında ise toplam üretim miktarının yüzde 4,7 artışla 6,4 milyon ton seviyesinde gerçekleştiği bildirildi.
Üretimdeki bu ılımlı artışa karşılık, iç piyasadaki nihai mamul tüketimi daha güçlü bir büyüme performansı sergiledi. Şubatta çelik tüketimi yıllık bazda yüzde 11,3 artışla 3,2 milyon tona, yılın ilk iki ayında ise yüzde 4,1 artarak 6,7 milyon tona ulaştı.
Dış Ticarette Değer Kaybı
Sektörün dış ticaret verileri, küresel piyasalardaki yavaşlama ve jeopolitik gerilimlerin yansımalarını göz önüne serdi. Şubat ayında çelik ürünleri ihracatı miktar bazında yüzde 8,6 artarak 1,1 milyon tona çıkmasına rağmen, değer bazında yüzde 9,2 düşüşle 714,8 milyon dolarda kaldı. Ocak-şubat dönemi toplam ihracatı ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla miktar olarak yüzde 13,5 azalışla 2 milyon tona, değer olarak da yüzde 15,2 düşüşle 1,3 milyar dolara geriledi.
İthalat tarafında ise şubat ayında miktar bazında yüzde 9'luk artışla 1,5 milyon ton, değer yönünden yüzde 7,2 yükselişle 1 milyar dolar seviyesi görüldü. Yılın ilk iki ayındaki toplam ithalat miktar bazında yüzde 10,8 düşerek 2,7 milyon ton, değer bazında ise yüzde 11,7 azalarak 1,9 milyar dolar olarak hesaplandı. Geçen yılın aynı döneminde yüzde 72,5 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı, bu yılın ocak-şubat döneminde yüzde 69,7'ye geriledi.
Ana Pazarlarda Jeopolitik Daralma
TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, özellikle Avrupa Birliği (AB) ve Orta Doğu pazarlarında yaşanan daralmaya dikkat çekti. Yılın ilk iki ayında AB'ye yönelik ihracatın yüzde 36 oranında azalarak 540,5 bin tona düştüğünü belirten Yayan, Türkiye'nin ikinci büyük pazarı olan Orta Doğu'da da jeopolitik riskler ve ekonomik yavaşlama nedeniyle ihracatın yüzde 38 azalışla 278,7 bin tona gerilediğini ifade etti.
Güney Amerika ve BDT (Bağımsız Devletler Topluluğu) ülkelerine yapılan ihracatta bir miktar artış görülse de, ana pazarlardaki kayıpların henüz telafi edilemediği vurgulandı. Küresel ticaretteki belirsizlikler ve bölgesel çatışmaların sektör üzerindeki baskıyı artırdığına işaret edilirken, AB'nin tedarik zincirini yeniden yapılandırması kapsamında Türk sanayisinin bu sürece entegre olmasının sektör adına yeni fırsatlar yaratabileceği değerlendiriliyor.