1 Mart 2026 Pazar
Haber

Türkiye’de Her Yıl Bir Şehir Nüfusu Kadar Kişiye Kanser Teşhisi Konuluyor

Türk Jinekolojik Kanser Vakfı Başkanı Prof. Dr. Polat Dursun, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’deki kanser yükünün ciddiyetine dikkat çekti. Dursun, tarama programlarına katılım ve HPV ile Hepatit B aşılarının yaygınlaştırılmasıyla birçok kanser türünün önlenebileceğini vurguladı.

Paylaş:
Türkiye’de Her Yıl Bir Şehir Nüfusu Kadar Kişiye Kanser Teşhisi Konuluyor

Türk Jinekolojik Kanser Vakfı Başkanı Prof. Dr. Polat Dursun, 4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’deki kanser yükünün ciddiyetine dikkat çekti. Dursun, tarama programlarına katılım ve HPV ile Hepatit B aşılarının yaygınlaştırılmasıyla birçok kanser türünün önlenebileceğini vurguladı.

Dünya genelinde ve Türkiye’de en kritik halk sağlığı sorunlarından biri olmaya devam eden kanser, erken tanı ve koruyucu önlemlerle kontrol altına alınabilir hastalıklar arasında yer alıyor. Türk Jinekolojik Kanser Vakfı Başkanı Prof. Dr. Polat Dursun, Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı verilerine dayanarak mevcut tabloyu ve çözüm yollarını değerlendirdi.

Türkiye’nin Kanser İstatistiği Korkutucu Boyutta

Prof. Dr. Dursun, Türkiye’deki kanser vakalarının sayısal büyüklüğünü çarpıcı bir örnekle açıkladı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ülkede her yıl yaklaşık 233 bin yeni kanser vakası tespit ediliyor ve 126 bin kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor.

Bu rakamların somut karşılığını vurgulayan Dursun, "Her yıl Erzincan’ın nüfusu kadar kişi ülkemizde kanser tanısı almakta, her yıl Gümüşhane ilimizin nüfusu kadar kişi kanser nedeniyle hayatını kaybetmektedir" ifadelerini kullandı. İstatistiklere göre Türkiye’de her 5 kişiden biri yaşamı boyunca kansere yakalanırken, her 12 kadından biri ve her 9 erkekten biri kanser sebebiyle yaşamını yitiriyor.

Kadın Kanserlerinde Erken Tanı Hayat Kurtarıyor

Jinekolojik kanserler özelinde verileri paylaşan Prof. Dr. Dursun, Türkiye'de yılda yaklaşık 13 bin yeni vaka görüldüğünü belirtti. Bu vakaların dağılımı ise şu şekilde sıralandı:

  • Rahim (endometrium) kanseri: Yaklaşık 6 bin vaka
  • Yumurtalık (over) kanseri: Yaklaşık 4 bin vaka
  • Rahim ağzı (serviks) kanseri: Yaklaşık 3 bin vaka

Dursun, jinekolojik kanserlerin önemli bir kısmının düzenli tarama ve erken tanı yöntemleriyle önlenebilir veya tamamen tedavi edilebilir olduğunu vurguladı.

Aşılamada Başarılı Ülke Örnekleri

Özellikle rahim ağzı kanserinin önlenebilir kanserlerin başında geldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Dursun, aşılama programlarının başarısına değindi. Avustralya, İngiltere, Norveç ve Finlandiya gibi HPV aşı programlarını çocukluk çağından itibaren uygulayan ülkelerde, aşılanmış kadınlarda rahim ağzı kanseri görülme sıklığının yüzde 80-90 oranında azaldığı tespit edildi.

Koruyucu HPV aşılarının kansere yol açan virüs tiplerine karşı yüksek koruma sağladığını belirten Dursun, "Bununla birlikte, aşılanmış olsa dahi kadınlarda rahim ağzı kanseri taramasının 30–65 yaş arasında düzenli olarak sürdürülmesi büyük önem taşımaktadır" uyarısında bulundu.

Kansere Karşı En Güçlü Silahlar

Kanser vakalarının önemli bir bölümünün değiştirilebilir risk faktörlerinden kaynaklandığını hatırlatan Dursun, korunma yöntemlerini şöyle sıraladı:

  • Tütün ve tütün ürünlerinden uzak durmak.
  • Sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığı kazanmak.
  • Düzenli fiziksel aktivite ve ideal kiloyu korumak.
  • Alkol tüketimini sınırlandırmak.
  • HPV ve Hepatit B aşılarını yaptırmak.

Prof. Dr. Dursun, meme kanserinde mamografi, rahim ağzı kanserinde HPV testi ve smear, kalın bağırsak kanserinde ise gaitada gizli kan testi ve kolonoskopi gibi tarama yöntemlerinin, hastalığı henüz belirti vermeden yakalamada kritik rol oynadığını ifade etti. Erken evrede yakalanan vakalarda tedavi başarısının arttığını ve hastaların kaliteli bir yaşam sürebildiğini sözlerine ekledi.