1 Mart 2026 Pazar
Haber

Türkiye ve Küresel Güçlerden Ortak Rest: İsrail'in İlhak Planına Karşı 21 İmzalı Manifesto

Türkiye, Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı ve aralarında Avrupa ile Latin Amerika ülkelerinin de bulunduğu 18 devlet, İsrail'in Batı Şeria'daki işgal rejimini derinleştiren kararlarına karşı tarihi bir ortak bildiri yayımlayarak "fiili ilhak" girişimine en sert tepkiyi gösterdi.

Paylaş:
Türkiye ve Küresel Güçlerden Ortak Rest: İsrail'in İlhak Planına Karşı 21 İmzalı Manifesto

Türkiye, Arap Birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı ve aralarında Avrupa ile Latin Amerika ülkelerinin de bulunduğu 18 devlet, İsrail'in Batı Şeria'daki işgal rejimini derinleştiren kararlarına karşı tarihi bir ortak bildiri yayımlayarak "fiili ilhak" girişimine en sert tepkiyi gösterdi.

Türkiye'nin de aralarında bulunduğu geniş bir uluslararası koalisyon, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria'da kontrolünü genişletmeye yönelik attığı son adımlara karşı birleşti. Türkiye, Brezilya, Fransa, Suudi Arabistan ve İskandinav ülkelerinin de dahil olduğu 19 ülkenin Dışişleri Bakanları ile Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreterleri, yayımladıkları ortak bildiriyle İsrail'in kararlarını "hukuka aykırı" olarak nitelendirerek en güçlü şekilde kınadı.

"İlhakın Yasallaştırılmasına Geçit Yok"

Ankara'nın aktif rol oynadığı diplomatik girişim sonucunda ortaya çıkan metinde, İsrail'in son dönemde aldığı kararların, sahadaki gerçekliği kalıcı olarak değiştirmeyi hedefleyen "kabul edilemez bir fiili ilhak" sürecinin parçası olduğu vurgulandı.

Ortak açıklamada, İsrail'in Filistin topraklarını sözde "devlet arazisi" olarak yeniden sınıflandırması, yasa dışı yerleşim birimlerini hızla genişletmesi ve bölgedeki idari kontrolünü derinleştirmesi sert bir dille eleştirildi. İmzacı ülkeler ve uluslararası örgütler, bu hamlelerin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarını ve Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) 2024 tarihli İstişari Görüşü'nü bariz şekilde ihlal ettiğinin altını çizdi.

Barış Çabalarına Doğrudan Sabotaj

Bildiride, Tel Aviv yönetiminin E1 projesini onaylaması ve yeni ihaleler açarak yerleşim politikasını benzeri görülmemiş bir hıza ulaştırmasının, sadece hukuki değil, siyasi sonuçları olacağına da dikkat çekildi. Bu adımların, ABD'nin Gazze için önerdiği 20 maddelik plan da dahil olmak üzere, bölgedeki istikrar arayışlarını ve bölgesel entegrasyon umutlarını doğrudan tehdit ettiği belirtildi.

Diplomatik kaynakların aktardığı metinde şu ifadelere yer verildi: "Bu tür eylemler, Filistin Devleti'nin yaşayabilirliğine ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesine yönelik kasıtlı ve doğrudan bir saldırıdır. 1967'den bu yana işgal altında bulunan, Doğu Kudüs dahil Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeye yönelik tüm tedbirleri reddediyoruz."

Ekonomik Abluka ve Yerleşimci Şiddeti

Ortak bildiri, sadece arazi gaspına değil, ekonomik ve insani boyutlara da değindi. Bakanlar, İsrail'in Filistin Yönetimi'ne ait vergi gelirlerini alıkoymasına son vermesini talep etti. Paris Protokolü uyarınca Filistin'e aktarılması gereken bu fonların, Gazze ve Batı Şeria'daki temel kamu hizmetlerinin sürdürülebilmesi için hayati önem taşıdığı hatırlatıldı.

Ayrıca Batı Şeria'da tırmanan yerleşimci şiddetine de dikkat çekilen açıklamada, İsrail hükümetinden sorumluları yargı önüne çıkarması ve Filistinlileri koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi istendi.

Geniş Katılımlı Diplomatik Cephe

Bildiriye imza atan ülkeler, coğrafi çeşitliliğiyle de dikkat çekti. Türkiye'nin yanı sıra Brezilya, Endonezya, Katar, Mısır, Suudi Arabistan, Ürdün ve Filistin gibi bölgesel ve küresel güney ülkeleri ile Fransa, İspanya, İsveç, Norveç, Finlandiya, İrlanda, İzlanda, Danimarka, Lüksemburg, Portekiz ve Slovenya gibi Avrupa ülkeleri, iki devletli çözüm temelinde bağımsız bir Filistin Devleti kurulmadan bölgeye barışın gelmeyeceği konusunda görüş birliğine vardı.

Liderler, Kudüs'teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statükosunun korunması gerektiğini, özellikle Ürdün'ün Haşimi himayesindeki rolünün altını çizerek, Ramazan ayı öncesinde provokasyonlardan kaçınılmesi uyarısında bulundu.