15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Türkiye Rüzgar Enerjisinde Rekor Tazeledi: Son 15 Yılın Zirvesi Görüldü

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB), geçen yıl devreye alınan yaklaşık 2 bin megavatlık yeni kapasite ile sektörde son 15 yılın en yüksek kurulum performansına ulaşıldığını açıkladı.

Paylaş:
Türkiye Rüzgar Enerjisinde Rekor Tazeledi: Son 15 Yılın Zirvesi Görüldü

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB), geçen yıl devreye alınan yaklaşık 2 bin megavatlık yeni kapasite ile sektörde son 15 yılın en yüksek kurulum performansına ulaşıldığını açıkladı.

Türkiye, yenilenebilir enerji alanındaki büyümesini rüzgar enerjisi yatırımlarıyla hızlandırmaya devam ediyor. Abu Dabi'de düzenlenen Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) 16. Genel Kurulu kapsamında sektördeki son gelişmeleri değerlendiren Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, Türkiye'nin rüzgar enerjisi kapasitesinde tarihi bir eşiği aştığını duyurdu.

Kurulu Güç 15 Bin Megavata Dayandı

Geçtiğimiz yılın rüzgar sektörü açısından bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Erden, izin süreçlerinin tamamlanması ve yeni projelerin hazırlık aşamalarının yoğun geçtiği bir dönemin geride bırakıldığını belirtti. Sektör verilerine göre, sadece bir yıl içinde yaklaşık 2 bin megavatlık yeni kurulum gerçekleştirildi. Bu rakam, Türkiye rüzgar enerjisi tarihinde son 15 yılda yakalanan en güçlü performans olarak kayıtlara geçti.

Mevcut kapasiteye dair güncel verileri de paylaşan Erden, Türkiye’nin rüzgardaki elektriksel kurulu gücünün 14 bin 700 megavatı, mekanik kurulu gücünün ise 15 bin megavatı aştığını bildirdi.

2026: Depolamalı Tesisler ve Sanayi Yılı

TÜREB Başkanı, 2026 yılına dair beklentilerini de paylaştı. Önümüzdeki dönemin sadece kapasite artışı değil, teknolojinin sahaya yansıması açısından da kritik olduğunu belirten Erden, "2026’yı rüzgar santrallerinin devreye alındığı, ilk depolamalı tesislerin hayata geçirildiği ve sanayide somut sonuçların görüldüğü bir yıl olarak öngörüyoruz" ifadelerini kullandı.

"Temiz Enerji Artık Bir Sosyal Sorumluluk Değil, Zorunluluk"

Dünya genelinde temiz enerjiye bakış açısının değiştiğine dikkat çeken Erden, 2010’lu yıllara kadar "alternatif enerji" veya "sosyal sorumluluk" projesi olarak görülen yatırımların, bugün hükümetlerin enerji politikalarının merkezine yerleştiğini vurguladı.

Paris Anlaşması sonrası iklim değişikliği ve enerji arz güvenliğinin ülkelerin öncelikli gündem maddesi haline geldiğini hatırlatan Erden, şunları kaydetti:

"Orta Doğu'daki çatışmalar, Rusya-Ukrayna Savaşı ve küresel gerilimler, enerjinin sürdürülebilir ve yerli olmasının önemini bir kez daha ortaya koydu. Enerji bağımsızlığı artık ülkeler için bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur."

Finansmanda Seçicilik Dönemi

Küresel finansal sıkılaşma ve yüksek enflasyon ortamının enerji yatırımlarını da etkilediğini belirten Erden, sermayenin artık daha seçici ve karlı alanlara yöneldiğini ifade etti. Yenilenebilir enerji projelerinin finansmana erişimde rekabetçi olmak zorunda kaldığını belirten TÜREB Başkanı, Türkiye'nin bu noktada sağladığı öngörülebilirlikle ayrıştığını savundu.

Erden, "Projelerin finansmana erişebilmesi için uzun vadeli ve güven veren bir yapı şart. Türkiye’nin 2035 için ortaya koyduğu net hedefler ve depolamalı rüzgar projelerine yönelik atılan adımlar, yatırımcıya ihtiyaç duyduğu güveni sağlıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Sektör temsilcileri, Enerji Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) stratejik planlamalarıyla oluşan geniş proje portföyünün, hem enerji dönüşümünü hızlandıracağını hem de finansman akışını kolaylaştıracağını öngörüyor.