Ocak ayında ülke genelinde etkili olan yağışlar, özellikle kuraklık riski taşıyan İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde son yılların en yüksek seviyelerine ulaşarak tarımsal üretim ve su kaynakları için hayati bir can suyu oldu.
Türkiye genelinde Ocak ayında kaydedilen yağış miktarları, hem mevsim normallerinin hem de geçen yılın aynı döneminin üzerine çıkarak tarım sektörü ve su rezervleri adına umut verici bir tablo ortaya koydu. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü verilerine göre, yağışların miktar ve süreklilik açısından artış göstermesi, bitkisel üretimde güçlü bir toparlanma sürecini başlattı.
Özellikle su stresi yaşayan bölgelerdeki yağış verileri dikkat çekici seviyelere ulaştı. İç Anadolu Bölgesi'nde metrekareye düşen ortalama 62,5 milimetre yağış ile son 10 yılın en yüksek ocak ayı rakamı kaydedildi. Benzer şekilde Güneydoğu Anadolu Bölgesi de ortalama 135 milimetre yağış alarak su kaynakları açısından kritik bir eşiği aştı. Tüm bölgelerde gözlemlenen bu artış, 2025 yılına kıyasla ülke genelinde belirgin bir iyileşmeye işaret ediyor.
Bitkisel Üretimde Gelişim Beklentileri Aşıyor
Ülke genelindeki fenolojik gözlemler, hububat ekili alanlarda çıkışların büyük oranda tamamlandığını ortaya koyuyor. Bitkilerin büyük çoğunluğunun 2-3 yaprak ve kardeşlenme evresine girdiği, gelişimin mevsim normallerinde ve sağlıklı bir şekilde ilerlediği belirtiliyor.
Marmara Bölgesi'nde Bilecik, Edirne, İstanbul, Kocaeli, Çanakkale ve Tekirdağ illerinde toprak neminin korunması sayesinde hububat çıkışları sorunsuz gerçekleşti. Ege ve Akdeniz bölgelerinde ise iklim koşullarının bitkisel üretimi desteklediği, yaygın bir kuraklık riskinin bulunmadığı rapor edildi. Akdeniz'de bazı bitkilerin 5-6 yaprak dönemine ulaştığı gözlemlendi.
Kar Örtüsü İç Bölgelerde Avantaj Sağladı
Kış şartlarının etkili olduğu iç ve yüksek kesimlerde kar yağışı, tarımsal üretim için doğal bir koruma kalkanı oluşturdu. İç Anadolu Bölgesi'nde kar örtüsü altında kalan ürünler "vernalizasyon" (soğuklama) sürecini geçirerek gelişim açısından avantaj sağladı. Doğu Anadolu Bölgesi'nin büyük bölümünde de arazilerin kar altında olması, bitkilerin dinlenme sürecini sağlıklı geçirmesine olanak tanıdı.
Karadeniz Bölgesi'nde ise fındık, çay ve kivi bahçelerinde kışlık bakım, budama ve gübreleme faaliyetleri sürerken, düşük sıcaklıkların bitki gelişiminde herhangi bir olumsuzluğa yol açmadığı tespit edildi.
Tarımsal Risk Öngörülmüyor
Ocak ayı itibarıyla yapılan değerlendirmeler, kışlık ürünlerde gelişimin normal seyrinde devam ettiğini gösteriyor. İklim koşullarının üretimi desteklemesi ve su kaynaklarındaki artışla birlikte, ülke genelinde şu an için önemli bir tarımsal risk beklenmiyor. Özellikle geçen yıla göre artan yağış rejimi, önümüzdeki hasat sezonu için çiftçinin yüzünü güldüren bir başlangıç oluşturdu.