Geçtiğimiz yıl rüzgar enerjisi kurulu gücüne 2 bin 142 megavat ekleyerek yüzde 15,5 büyüme kaydeden Türkiye, dünya ortalamasının üzerine çıkmayı başardı.
Dünya genelinde yenilenebilir enerjiye yönelik yatırımlar hız kazanırken, Türkiye rüzgar enerjisi sektöründe 2025 yılını rekor büyüme oranlarıyla tamamladı. Açıklanan uluslararası verilere göre, Türkiye geçtiğimiz yıl rüzgar enerjisi kapasitesini 2 bin 142 megavat (MW) artırarak toplam kurulu gücünü 15 bin megavatın üzerine taşıdı. Bu performansıyla yıllık yüzde 15,5'lik bir büyüme oranına ulaşan Türkiye, 2025'te yüzde 14,3 olarak ölçülen küresel büyüme ortalamasını geride bırakmış oldu.
2024 yılında yüzde 11,9 olan küresel büyüme oranı 2025'te belirgin bir ivme kazanırken, Türkiye en büyük 30 pazar arasında büyüme hızı küresel ortalamanın üzerinde olan beş ülkeden biri olarak öne çıktı. Dünya genelinde ortalamanın üzerinde performans sergileyen diğer ülkeler sırasıyla yüzde 50,8 ile Vietnam, yüzde 23,9 ile Şili, yüzde 23,2 ile Çin ve yüzde 13,1 ile Hindistan oldu. Yeni rüzgar enerjisi kurulumları açısından değerlendirildiğinde ise Türkiye, dünyada yedinci sırada yer aldı. Ülkenin yenilenebilir enerji vizyonu doğrultusunda, güneş ve rüzgar kurulu gücünün 2035 yılına kadar 120 bin megavata çıkarılması hedefleniyor.
Küresel rüzgar enerjisi pazarı 2025 yılında 169 bin 14 megavatlık yeni kapasitenin devreye alınmasıyla toplamda 1 milyon 346 bin 866 megavat kurulu güce ulaştı. Yeni kurulumlarda bir önceki yıla göre yüzde 35 artış yaşanırken, bu durum 2020'den bu yana kaydedilen en güçlü büyüme olarak tarihe geçti. Dünya elektrik talebinin yüzde 11'inden fazlası, üretilen yaklaşık 3 bin teravatsaatlik rüzgar enerjisiyle karşılandı.
Pazarın liderliğini açık ara farkla Çin üstlendi. Tek başına 130 bin megavatlık kurulum gerçekleştiren Çin, dünyadaki yeni kurulumların yüzde 77'sini ve toplam küresel kapasitenin yüzde 50'sinden fazlasını oluşturdu. Hindistan ise 6 bin 300 megavatlık kapasite artışıyla ABD'yi (6 bin 272 MW) geride bırakarak dünya genelinde en fazla kurulum yapılan ikinci pazar konumuna yükseldi.
Enerji uzmanları, yenilenebilir kaynaklara yönelen ülkelerin enerji krizlerinden daha az etkilendiğini vurguluyor. Oslo Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü'nden Dr. Francesco Sassi'nin değerlendirmelerine göre, temiz enerjiye erken ve büyük yatırımlar yapan ülkeler artan enerji fiyatları karşısında ciddi bir ekonomik avantaj sağlıyor. Bununla birlikte, uluslararası gerilimler ve küresel tedarik zinciri sıkıntıları, rüzgar ve güneş enerjisi projeleri için hala bir risk faktörü olmaya devam ediyor. Uzmanlar, küresel enerji dönüşümünün sadece teknolojik bir değişim olmadığını; devletlerin politik stratejilerinin ve uluslararası rekabetin belirleyici rol oynadığının altını çiziyor.