1 Mart 2026 Pazar
Haber

Türkçenin Kültür Diplomasisindeki Gücü: “Dünya Dillerinde Türkçe” Sözlüğü Tanıtıldı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Yunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanan ve Türkçenin farklı coğrafyalardaki tarihsel izlerini belgeleyen "Dünya Dillerinde Türkçe" sözlüğünü kamuoyuna duyurdu.

Paylaş:
Türkçenin Kültür Diplomasisindeki Gücü: “Dünya Dillerinde Türkçe” Sözlüğü Tanıtıldı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Yunus Emre Enstitüsü tarafından hazırlanan ve Türkçenin farklı coğrafyalardaki tarihsel izlerini belgeleyen "Dünya Dillerinde Türkçe" sözlüğünü kamuoyuna duyurdu.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, UNESCO tarafından her yıl kutlanan 21 Şubat Uluslararası Ana Dil Günü kapsamında, Yunus Emre Enstitüsü'nün düzenlediği özel bir lansmanda "Dünya Dillerinde Türkçe" sözlüğünün tanıtımını gerçekleştirdi. Ankara'da düzenlenen toplantıda, Türkçenin sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda medeniyetler arası bir köprü olduğu vurgulandı.

"Sözlük Değil, Kültürel Hafıza Kaydı"

Bakan Ersoy, tanıtımı yapılan eserin klasik bir sözlükten öte, tarih boyunca kurulan temasların ve ortak yaşanmışlıkların bir dökümü olduğunu belirtti. Ersoy, çalışmanın kelimelerin izini sürerek Türkçenin kültürel hafızasını yansıtan kapsamlı bir envanter niteliği taşıdığına dikkat çekti.

Medeniyetleri ayakta tutan temel unsurun dil olduğunu ifade eden Ersoy, "Türkçe, tarih boyunca geniş bir coğrafyada varlık göstermiş; ticaret yollarında, ilim meclislerinde, şehir meydanlarında, mutfaklarda ve zanaat atölyelerinde dolaşmış bir dildir" değerlendirmesinde bulundu.

Atina'dan Saraybosna'ya Ortak Kelimeler

Konuşmasında Türkçenin Balkanlar ve diğer coğrafyalardaki yaşayan izlerine somut örnekler veren Bakan Ersoy, dilin sınırları aşan etkisini şu sözlerle anlattı:

"Bugün Kosova’da kahvenizi fincanla değil de ‘fincani’ ile içersiniz. Saraybosna’da alışverişin kalbi hala ‘çarşı’da atar. Üsküp’te bir dükkanın tabelasında ‘dukan’ kelimesiyle karşılaşırsınız. Atina sokaklarında ‘bakali’ sesini duyarsınız, Bükreş’te ‘ciorba’ diye telaffuz edilen çorba ifadesi elbette tanıdık gelir. Sofya’da ise ‘yoğurt’ kelimesi artık o dilin doğal bir parçası olmuştur."

Sözlük çalışmasının verilerine göre, bazı dillerde 2 bin, bazılarında ise 1.500'ün üzerinde Türkçe kökenli kelimenin halen aktif olarak kullanıldığı tespit edildi. Ersoy, bu eserin geçmişte kalmış bir listeden ziyade, bugünün canlı dil gerçekliğini yansıttığını ve bu yönüyle bilimsel güvenilirliğe sahip çağdaş bir çalışma olduğunu vurguladı.

Kültürel Temas Zemini Olarak Türkçe

Yunus Emre Enstitüsü'nün vizyonuna da değinen Ersoy, kurumun Türkçeyi yalnızca bir dil öğretimi faaliyeti olarak görmediğini, aynı zamanda bir kültürel temas zemini olarak ele aldığını belirtti. Ersoy, kültürel diplomasinin ülkelerin en önemli yumuşak güç unsurlarından biri olduğunu hatırlatarak, "Ortak kelimeler, kavramlar ve hatıralar uluslararası ilişkilerde görünmeyen fakat etkili bir bağ oluşturuyor" dedi.

"Ana Dil, Dünyayı Anlamlandırdığımız İlk Zemin"

Toplantıda söz alan Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy ise 21 Şubat Uluslararası Ana Dili Günü'nün önemine işaret etti. Ana dilin, insanın dünyayı anlamlandırdığı ilk zemin olduğunu belirten Aliy, tanıtılan eserin Türkçenin hafızasını küresel ölçekte görünür kılacağını ve geçmişle gelecek arasında bir köprü vazifesi göreceğini ifade etti.

Tanıtım toplantısına Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, YTB Başkanı Abdulhadi Turus, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Derya Örs ve Türk Dil Kurumu Başkanı Osman Mert de katılarak destek verdi.