Sahnede ve beyaz perdede sergilediği performanslarla Türkiye'nin sanat hafızasında derin izler bırakan usta oyuncu Ali Sururi, aramızdan ayrılışının 28. yılında saygıyla anılıyor.
Türk tiyatrosu ve Yeşilçam'ın köklü isimlerinden Ali Sururi'nin vefatının üzerinden tam 28 yıl geçti. 11 Mart 1998 tarihinde hayata veda eden emektar oyuncu, sanatla iç içe geçen ömründe sayısız tiyatro oyunu ve sinema filmine imza atarak adını Türk sanat tarihine yazdırdı.
1913 yılında İstanbul'da sanatçı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Ali Sururi, genç yaşlarda sahne tozu yutarak tiyatroya adım attı. Döneminin önde gelen operetlerinde, dram ve komedi oyunlarında önemli roller üstlendi. Özellikle İstanbul Şehir Tiyatroları ve Muammer Karaca Tiyatrosu gibi köklü kurumlarda sergilediği performanslarla izleyicilerin ve eleştirmenlerin takdirini kazandı. Tiyatro sahnesindeki disiplini ve karakter yaratmadaki ustalığı, onu kendi kuşağının en saygın isimlerinden biri haline getirdi.
Tiyatronun yanı sıra sinemaya da büyük emek veren Sururi, Yeşilçam'ın klasikleşmiş pek çok yapımında karakter oyunculuğu ile öne çıktı. Kendine has üslubu, güçlü mimikleri ve sahne hakimiyetiyle hem güldüren hem de düşündüren rollerin aranan isimlerinden biri oldu. Kariyeri boyunca çok sayıda filmde kamera karşısına geçerek Türk sinemasının gelişimine tanıklık etti ve doğrudan katkı sağladı.
Türk tiyatrosunun bir diğer önemli ismi olan Gülriz Sururi'nin amcası olan Ali Sururi, hayatını adadığı sanat yolculuğunda yalnızca kendi döneminin izleyicilerine değil, kendisinden sonra gelen yeni nesil oyunculara da örnek teşkil etti. Vefatının 28. yıl dönümünde, bıraktığı sanatsal miras ve Türk kültür hayatına katkıları nedeniyle sanat camiası ve sevenleri tarafından özlemle yâd edilmeye devam ediyor.