1 Mart 2026 Pazar
Haber

Türk Tarihinin Zarif Motifleri Karaköy’den Dünyaya Açılıyor

Karaköy’de bir tasarım atölyesi, geleneksel el sanatlarını modern estetikle buluşturarak ürettiği satranç ve tavla koleksiyonlarıyla küresel pazarda dikkat çekiyor. Tamamen yerli ceviz ağacından üretilen ve Osmanlı-Selçuklu izleri taşıyan eserlerin yarısı yabancı koleksiyonerler tarafından satın alınıyor.

Paylaş:
Türk Tarihinin Zarif Motifleri Karaköy’den Dünyaya Açılıyor

Karaköy’de bir tasarım atölyesi, geleneksel el sanatlarını modern estetikle buluşturarak ürettiği satranç ve tavla koleksiyonlarıyla küresel pazarda dikkat çekiyor. Tamamen yerli ceviz ağacından üretilen ve Osmanlı-Selçuklu izleri taşıyan eserlerin yarısı yabancı koleksiyonerler tarafından satın alınıyor.

İSTANBUL — Tarihi yarımadanın ve ticaretin kalbi Karaköy’de konumlanan bir tasarım atölyesi, yüzyıllık oyun kültürünü birer sanat eserine dönüştürüyor. Sara Farboudi ve Hamit Haydari tarafından 2023 yılında kurulan girişim, yaklaşık 1,5 yıl süren kapsamlı bir araştırma-geliştirme sürecinin ardından ortaya koyduğu 200 farklı modelle hem yerel sanatseverlerin hem de uluslararası müşterilerin ilgisini çekmeyi başardı.

1,5 Yıllık AR-GE ve Yerli Malzeme Vurgusu

Atölyenin kuruluş felsefesi, seri üretimden uzak, tamamen "miras bırakılabilecek" nitelikte objeler üretmek üzerine kurulu. Kurucu ortaklardan Sara Farboudi, koleksiyonun oluşturulma sürecinde acele etmediklerini, her bir detayın titizlikle planlandığını belirtiyor.

Malzeme seçiminde Türkiye’nin doğal kaynaklarına öncelik veren atölye, dayanıklılığıyla bilinen ceviz ağacını tercih ediyor. Üretimde kullanılan ahşap malzemeler ağırlıklı olarak Bursa ve Artvin’den temin ediliyor. Her bir tavla veya satranç takımının tamamlanması, tasarımın karmaşıklığına ve işçilik yoğunluğuna bağlı olarak 4 ila 6 hafta sürüyor. Sezonluk yoğunluğa göre atölyede 6 ila 9 kişilik bir usta ekibi görev yapıyor.

İhracat ve Turist İlgisi Satışların Yarısını Oluşturuyor

Türk tarihine ait kültürel kodların işlendiği eserler, özellikle yabancı müşterilerden yoğun talep görüyor. Farboudi, satışların yaklaşık yüzde 50'sinin yurt dışı kaynaklı olduğunu vurguluyor.

İstanbul'u ziyaret eden turistlerin yanı sıra; ABD, Kanada, Avustralya, Avrupa ve Arap ülkelerinden gelen siparişler ihracat hacminin önemli bir kısmını oluşturuyor. Yabancı müşteriler, özellikle Osmanlı tuğrası, Selçuklu dönemi geometrik desenleri ve Anadolu mitolojisinin önemli figürlerinden Şahmeran motifli tasarımlara büyük ilgi gösteriyor. Bu ürünler sadece bir oyun aracı olarak değil, dekoratif bir sanat objesi ve prestijli bir hediye olarak değerlendiriliyor.

"Tavla Hayatı, Satranç Stratejiyi Temsil Ediyor"

Atölye yöneticilerinden Hamit Haydari, ürettikleri objelerin felsefi arka planına dikkat çekiyor. İki oyun arasındaki farkı yaşamla özdeşleştiren Haydari, satrancın tamamen kurallara ve stratejiye dayalı yapısına karşın, tavlanın hayatın kendisi gibi şans faktörünü de barındırdığını ifade ediyor. Haydari, "Tavla hayatı anlatır, zamanı simgeler. Bir yılda 12 ay olması gibi tavlada da 12 hane vardır. Yarısı şanstır, yarısı sizin stratejinizdir" değerlendirmesinde bulunuyor.

Gelecek Hedefi: Tasarım ve Eğitim Merkezi Olmak

Karaköy'deki atölye, önümüzdeki 3 yıl içinde kapasitesini artırarak Türkiye'yi bu alanda bir tasarım merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Yakın zamanda düzenlenmesi planlanan atölye çalışmaları (workshop) ile meraklıların üretim sürecini deneyimlemesi ve ustalardan eğitim alması sağlanacak. Girişimciler, bu sayede geleneksel ahşap oymacılığı sanatını modern çağın dinamikleriyle birleştirerek gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyor.