Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türk hava yolu şirketleri son 5 yılda filolarını %43 oranında büyüterek toplam uçak sayısını 800’e taşıdı. Sektörün lokomotifi Türk Hava Yolları 473 uçakla liderliğini sürdürürken, toplam koltuk kapasitesi 157 bin seviyesini aştı.
Türkiye, havacılık sektöründe gerçekleştirdiği altyapı yatırımlarının karşılığını hava yolu filolarındaki hızlı büyüme ile almaya devam ediyor. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından derlenen son verilere göre, Türkiye merkezli hava yolu işletmelerinin envanterindeki uçak sayısı, son beş yıllık periyotta dikkat çekici bir artış gösterdi. 2021 yılı sonunda 558 olan toplam uçak sayısı, 2025 yılı sonu itibarıyla %43’lük bir büyüme kaydederek 800’e ulaştı.
Kapasite Rekor Kırdı
Filodaki bu sayısal artış, yolcu taşıma kapasitesine de doğrudan yansıdı. Hava yolu şirketlerinin koltuk kapasitesi, uçak alımlarına paralel olarak son beş yılda 104 bin 464’ten 157 bin 785’e yükseldi. Bu kapasite artışı, Türkiye’nin turizm hedefleri ve artan yolcu talebini karşılama stratejisinin en somut göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Geçtiğimiz yıl hava yolu ile seyahat eden yolcu sayısının 247 milyonu aşarak Cumhuriyet tarihi rekorunu kırması, filolardaki genişlemenin ne denli kritik bir ihtiyaç olduğunu ortaya koydu. Türk sivil havacılığı, bugün itibarıyla 133 ülkede 356 farklı noktaya uçuş gerçekleştirerek küresel erişim ağını genişletmeye devam ediyor.
Aslan Payı Türk Hava Yolları’nın
SHGM verilerine göre, mevcut 800 uçaklık dev filonun dağılımına bakıldığında, ulusal bayrak taşıyıcı Türk Hava Yolları’nın (THY) sektördeki baskın rolü dikkat çekiyor. 2025 sonu itibarıyla THY’nin filosunda bulunan uçak sayısı 473 olarak kayıtlara geçti. Bu rakam, Türkiye’deki toplam hava aracı sayısının yarısından fazlasını tek bir şirketin opere ettiğini gösteriyor.
THY’yi takip eden diğer büyük oyuncular ise şu şekilde sıralandı:
- Pegasus Hava Taşımacılığı AŞ: 128 uçak
- Güneş Ekspres (SunExpress) Havacılık AŞ: 81 uçak
Kargo Taşımacılığında Stratejik Güç
Filodaki büyüme sadece yolcu taşımacılığı ile sınırlı kalmadı. Lojistik ve tedarik zinciri açısından kritik öneme sahip olan hava kargo taşımacılığı da filodaki yerini korudu. Toplam 800 uçağın 760’ı yolcu uçağı olarak hizmet verirken, 40 adet uçak ise sadece kargo operasyonları için tahsis edildi. Bu durum, Türkiye’nin bölgesel bir lojistik üssü olma iddiasını destekleyen önemli bir veri olarak öne çıkıyor.
Altyapı Yatırımları Büyümeyi Tetikledi
Sektördeki bu ivmelenmenin arkasında, fiziki altyapıdaki genişlemeler yatıyor. İstanbul Havalimanı’nın tam kapasiteyle hizmet vermesi, Antalya ve Ankara Esenboğa havalimanlarındaki genişletme çalışmaları ve Anadolu’nun çeşitli kentlerine yayılan havalimanı ağı, hava yolu şirketlerini filo yatırımı yapmaya teşvik eden ana unsurlar arasında yer alıyor. Sektör temsilcileri, uçak sayısındaki bu artışın önümüzdeki yıllarda da devam etmesini bekliyor.