SAHA MİHENK 3. Milli Havacılık Endüstrisi Çalıştayı’nda bir araya gelen TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN ve Altınay Savunma temsilcileri, sektörün geleceğinin güçlü tedarik zinciri ve standartlaştırılmış kalite kültürüne bağlı olduğu mesajını verdi.
Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayiindeki büyüme stratejilerinin ele alındığı SAHA MİHENK 3. Milli Havacılık Endüstrisi Çalıştayı, sektörün lider kuruluşlarını Ankara'da bir araya getirdi. SAHA İstanbul bünyesinde faaliyet gösteren Milli Havacılık Endüstrisi Komitesi (MİHENK) tarafından düzenlenen etkinlikte, ana yüklenici firmalar ile alt yüklenici ekosistemi arasındaki entegrasyonun, sadece üretim kapasitesini değil, sürdürülebilir ihracat başarısını da belirleyen temel faktör olduğu vurgulandı.
Seri Üretim Olgunluğu ve Tedarik Zinciri Yönetimi
Çalıştay kapsamında düzenlenen "Seri Üretim Olgunluğu, Kalite Kültürü ve Tedarik Zinciri Entegrasyonu" başlıklı panelde, Türk savunma sanayiinin devleri TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN ve Altınay Savunma’nın üst düzey temsilcileri kritik değerlendirmelerde bulundu. Panelde öne çıkan ortak görüş, platform ve sistem projelerinde tasarım aşamasından seri üretime geçişte yaşanan zorlukların ancak yetkin bir yan sanayi ile aşılabileceği yönünde oldu.
TUSAŞ temsilcileri, özellikle KAAN, Hürjet ve Gökbey gibi stratejik platformların seri üretim süreçlerinde tedarikçilerin rolüne dikkat çekti. Havacılık yapısalları ve alt sistemlerinde kalite standartlarının (AS9100 gibi) sadece bir belge zorunluluğu değil, bir üretim kültürü haline gelmesi gerektiği belirtildi. TUSAŞ yetkilileri, ana yüklenicilerin üzerindeki yükün hafifletilmesi ve teslimat takvimlerine uyulabilmesi için alt yüklenicilerin "seri üretim olgunluğuna" erişmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.
Kalite Kültürünün Tabana Yayılması
Panelin bir diğer önemli gündem maddesi, hata toleransının sıfıra yakın olduğu havacılık sektöründeki kalite süreçleriydi. ASELSAN ve ROKETSAN yetkilileri, elektronik harp sistemlerinden füze teknolojilerine kadar hassas üretim gerektiren alanlarda, tedarik zincirinin en uç noktasındaki firmanın dahi aynı kalite bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Katılımcılar, sektördeki büyümenin sürdürülebilirliği için firmaların sadece teknik kapasitelerini değil, kurumsal yönetim ve kalite güvence sistemlerini de uluslararası standartlara entegre etmeleri gerektiğinin altını çizdi. Bu kapsamda SAHA MİHENK’in yürüttüğü çalışmaların, Türk firmalarının global havacılık endüstrisine akredite olmasında kritik bir köprü vazifesi gördüğü belirtildi.
Ekosistem Odaklı Büyüme Modeli
Altınay Savunma yetkilileri ise sektördeki başarının bireysel firma performanslarından ziyade, birbiriyle konuşan ve entegre çalışan bir ekosisteme bağlı olduğunu dile getirdi. Panelde, ana yüklenicilerin alt yüklenicileri sadece "parça üreten" birimler olarak değil, "çözüm ortağı" olarak konumlandırdığı yeni bir iş modeli üzerinde duruldu.
Çalıştayda ortaya konulan vizyona göre, Türkiye’nin savunma ihracatındaki artış hedeflerine ulaşabilmesi için tedarik zincirindeki dijitalleşme, izlenebilirlik ve verimlilik süreçlerinin hızlandırılması gerekiyor. Sektör liderleri, önümüzdeki dönemde bu alandaki iş birliklerinin artarak devam edeceğini teyit etti.