Türkiye’de "önce tabana yayılma, sonra zirveye tırmanma" stratejisiyle yönetilen satranç sporu, 1 milyon 800 bini aşan lisanslı sporcu sayısıyla tarihi bir dönemeçten geçiyor. Ediz Gürel ve Yağız Kaan Erdoğmuş gibi genç büyükustaların küresel başarıları, uzun vadeli altyapı yatırımlarının en somut kanıtı oldu.
Türk satrancı, son on yılda uygulanan sistematik altyapı politikaları ve disiplinli çalışma programlarının meyvelerini topluyor. Sporun tabana yayılması amacıyla başlatılan projeler, bugün Türkiye’yi uluslararası arenada saygı duyulan bir satranç ülkesi konumuna taşıdı. Türkiye Satranç Federasyonu Onursal Başkanı Gülkız Tulay, Mersin'de yaptığı değerlendirmelerde, gelinen noktanın tesadüf olmadığını ve planlı bir büyüme stratejisinin sonucu olduğunu vurguladı.
Yatay Büyümeden Dikey Başarıya
Türk satrancının gelişim modelini "yatay ve dikey büyüme" olarak özetleyen Tulay, sürecin işleyişine dair kritik veriler paylaştı. Federasyonun öncelikli hedefinin satrancı ülkenin her köşesine yaymak olduğunu belirten Tulay, bu "yatay" genişlemenin başarıyla tamamlandığını ifade etti.
Şu an itibarıyla Türkiye genelinde lisanslı satranç sporcusu sayısının 1 milyon 800 bini aştığına dikkat çekildi. Bu devasa havuz, elit sporcuların yetişmesi için gerekli olan "dikey" başarının da temelini oluşturdu. Bugün dünya sahnesinde hamle yapan Türk sporcuların neredeyse tamamının, bu geniş tabanlı altyapı sisteminden yetiştiği belirtiliyor.
Türk Satrancının Yeni Yüzleri: Ediz ve Yağız Kaan
Altyapı yatırımlarının en parlak sonuçları, genç yaşta "Büyükusta" (Grandmaster - GM) unvanını alan sporcularla görülüyor. Özellikle Ediz Gürel ve Yağız Kaan Erdoğmuş, son dönemde sergiledikleri performansla dünya satranç kamuoyunun yakın takibine girdi.
Gülkız Tulay, bu iki ismin Türk satrancı için önemini şu sözlerle anlattı: "Artık dünyada 'Türk satrancı' denildiğinde akıllara hemen Yağız Kaan ve Ediz geliyor. Katıldıkları her turnuvada ülkemizi gururlandıran bu gençlerimiz, müthiş bir ivme yakaladı. Başarı grafikleri her geçen gün yükseliyor ve bu durum Türkiye’nin tanıtımına doğrudan katkı sağlıyor."
Mersin: Satrancın Lokomotif Şehri
Satrancın ülke geneline yayılmasında bazı şehirlerin üstlendiği öncü rol de dikkat çekiyor. 81 il ve 500’den fazla ilçede örgütlenen federasyonun en güçlü kalelerinden birinin Mersin olduğu belirtiliyor.
"Satrancın başkenti" olarak nitelendirilen şehirlerden biri olan Mersin'de, yerel yönetimler ve ailelerin iş birliğiyle güçlü bir satranç kültürü oluşmuş durumda. Turnuvalara çocuklarını büyük bir gönüllülük ruhuyla getiren veliler ve yerel yönetimlerin sağladığı proje destekleri, şehrin Türk satrancındaki "lokomotif" işlevini pekiştiriyor.
Kurumsal İş Birliğinin Gücü
Elde edilen bu başarının arkasında Gençlik ve Spor Bakanlığı başta olmak üzere, belediyeler, sponsorlar ve velilerin oluşturduğu güçlü bir sinerji bulunuyor. Altyapıdan yetişen sporcuların dünya kürsülerinde yer alması, sadece sportif bir başarı değil, aynı zamanda doğru kurgulanmış bir yönetim modelinin zaferi olarak değerlendiriliyor.