Geleneksel okçuluk tutkusunu ticari bir başarıya dönüştüren girişimci İsmail Balaban, ithal ürünlerdeki kalite ve maliyet sorunlarını çözmek için kurduğu atölyeden ABD ve Asya pazarına yerli üretim ok çubuğu ihraç ediyor.
İstanbul Eyüp’teki atölyesinde geleneksel yöntemlerle modern üretim tekniklerini birleştiren genç girişimci İsmail Balaban, Türkiye’de temini zor ve pahalı olan okçuluk ekipmanlarını yerlileştirerek önemli bir ihracat başarısına imza attı. Hobi olarak başladığı okçuluk sporunda yaşadığı ekipman sıkıntıları, onu bugün ABD’den Güney Kore’ye kadar uzanan bir pazarın tedarikçisi haline getirdi.
"Yay Var Ama Mermi Yok" Sorunu Çözüldü
Okçuluk sporuna 18 yaşında başlayan Balaban, sporcuların en büyük gider kalemlerinden biri olan ok çubuklarının (şaft) yurt dışından ithal edilmesi nedeniyle yüksek maliyetli olduğunu fark etti. İthal edilen ürünlerin paketler halinde geldiğini ve içinden çıkan çubukların birçoğunun yamuk veya kusurlu olduğunu belirten Balaban, bu durumu "Silahtaki mermi gibi düşünebiliriz. Yay var ama ok çubuğu sürekli kırılıyor ve tamiri çok zor" sözleriyle özetledi.
Bu sorunu çözmek için kolları sıvayan girişimci, çocukluk hayalini gerçekleştirmek üzere harekete geçti. Kendi tasarladığı makinelerle üretime başlayan Balaban, sadece düz çubuk değil; ağırlığı ölçülmüş, sertlik değeri belirlenmiş, vernikli ve üzerine yazı yazılabilen kişiselleştirilmiş ürünler geliştirerek ithal rakiplerine fark attı.
KOSGEB Desteğiyle "Niş" Pazara Girdi
Projesini hayata geçirirken KOSGEB’in Girişimci Destek Programı’ndan faydalanan Balaban, başvuru sürecinde sektörün çok "niş" bulunması nedeniyle detaylı bir pazar araştırması sundu. Yurt içi ve yurt dışı pazar paylarını, maliyet analizlerini ve üretim planlarını heyete sunarak destek almaya hak kazanan Balaban, şirketini kurduktan kısa bir süre sonra seri üretime geçti.
Geçtiğimiz yılın Eylül ayında iç pazara satış yapmaya başlayan firma, kısa sürede kalitesiyle dikkat çekerek ihracat kapılarını araladı. Balaban, "Türkler için okçuluk tarihi bir öneme sahip. Biz bu kültürü devam ettirmek istedik. Şu anda ABD, Endonezya, Malezya ve Kore gibi geleneksel okçuluğun çok yaygın olduğu ülkelere ihracat yapıyoruz" ifadelerini kullandı.
Hedef: Endüstriyel Üretim ve Karbon Oklar
Mevcut atölyesini büyüterek fabrika düzeyinde endüstriyel bir tesise dönüştürmeyi hedefleyen Balaban, sadece ahşap ok çubuğuyla sınırlı kalmak istemiyor. Gelecek planları arasında, temren (ok ucu) ve tüy gibi bileşenleri de üreterek tamamen bitmiş bir ok imalatı gerçekleştirmek var.
Gözünü küresel pazardaki büyük oyunculara diken Türk girişimci, özellikle ABD pazarındaki potansiyele dikkat çekiyor. ABD'de yaklaşık 40 milyon kişinin okçulukla ilgilendiğini vurgulayan Balaban, "ABD'de bir modern okçuluk firması yılda 10 milyon karbon ok çubuğu üretiyor. Hedeflerim arasında daha ileri teknoloji gerektiren karbon ok çubuğu üretimi de var" diyerek vizyonunu ortaya koydu.
Yerli üretimin gücünü dünyaya kanıtlayan Balaban, diğer girişimcilere de cesaretli olmaları ve devlet desteklerini araştırmaları çağrısında bulundu.