Türkiye'nin baharat ihracatında stratejik bir öneme sahip olan pul biber, 2025 yılında 95 farklı ülkeye ulaşarak 14 milyon 112 bin dolarlık döviz girdisi sağladı. İhracatta aslan payını Almanya aldı.
Türkiye'de üretilen ve hem iç piyasada hem de dünya mutfaklarında yoğun ilgi gören pul biber, ihracat performansını korumaya devam ediyor. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye 2025 yılı boyunca toplam 4 bin 159 ton pul biber ihraç etti. Bu dış satım karşılığında ülke ekonomisine 14 milyon 112 bin dolar kazandırıldı.
Bir önceki yıl olan 2024'te 13 milyon 940 bin dolar seviyesinde olan pul biber ihracatı, 2025 yılında miktar ve değer bazında istikrarını koruyarak yüzde 1,23 oranında bir artış kaydetti.
En Büyük Alıcı %%ENTITY:275bf245-1d7b-4a9c-8718-e0727642083a:Almanya%% Oldu
Türk pul biberinin en sadık müşterileri Avrupa ülkeleri olmaya devam etti. Ülke bazında yapılan dış satım incelendiğinde, ihracat listesinin zirvesinde 2 milyon 621 bin dolarlık taleple Almanya yer aldı. Almanya'yı, 1 milyon 956 bin dolarla Hollanda ve 1 milyon 675 bin dolarla İngiltere takip etti.
İhracat pazarının çeşitliliği ise dikkat çekti. Avrupa'nın yanı sıra Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya, Hindistan, Japonya, Küba, Dubai, Malta, İsveç ve Norveç gibi dünyanın dört bir yanındaki 95 ülkeye Türk pul biberi gönderildi.
"Şanlıurfa İsotu İçin Gurur Kaynağı"
Sektörün ihracat performansını değerlendiren Şanlıurfa Ticaret Borsası Meclis Başkanı İsa Kızıldemir, pul biberin anavatanı sayılan Şanlıurfa adına bu rakamların gurur verici olduğunu ifade etti. İhracatın 2025 yılında da artış trendini sürdürmesinin üreticiyi motive ettiğini belirten Kızıldemir, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin önemli tarımsal ihraç ürünlerinden biri olan pul biberde, 2025 yılında 14 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirilmesi, sektörün geldiği noktayı açıkça ortaya koymaktadır. 95 ülkeye ihracat yapılması, ürünümüzün dünya mutfaklarında kabul gördüğünün en somut göstergesidir. Almanya, Hollanda ve İngiltere gibi Avrupa ülkelerinin dış satımda başı çekmesi, kaliteli üretim, hijyen ve standartlara verilen önemin karşılığını aldığımızı göstermektedir."
Hedef: Markalı ve Katma Değerli Ürün
İhracattaki başarının sürdürülebilir olması için markalaşmanın önemine değinen Kızıldemir, hedeflerinin sadece hammadde satmak değil, işlenmiş ve katma değeri yüksek ürünlerle pazarda yer almak olduğunu vurguladı.
Kızıldemir, "Hedefimiz, katma değeri yüksek, paketli ve markalı ürünlerle ihracat rakamlarımızı daha da yukarı taşımaktır. Önümüzdeki yıllarda isot ihracatında çok daha güçlü rakamları yakalayacağımıza yürekten inanıyorum," değerlendirmesinde bulundu. Bu başarının arkasında tarladan sofraya uzanan süreçte büyük emek veren çiftçilerin ve ihracatçıların özverili çalışmalarının yattığı belirtildi.