1 Mart 2026 Pazar
Haber

Türk Makinesi Katma Değerle Büyüyor: Kilogram Başına İhracat Rekor Kırdı

Makine imalat sanayisi, Ocak ayında miktar bazında düşüş yaşasa da değer bazında %3,3'lük artışla 2,2 milyar dolarlık ihracata imza attı. Kilogram başına ihracat birim fiyatı 8,9 dolar ile tüm zamanların zirvesine ulaştı.

Paylaş:
Türk Makinesi Katma Değerle Büyüyor: Kilogram Başına İhracat Rekor Kırdı

Makine imalat sanayisi, Ocak ayında miktar bazında düşüş yaşasa da değer bazında %3,3'lük artışla 2,2 milyar dolarlık ihracata imza attı. Kilogram başına ihracat birim fiyatı 8,9 dolar ile tüm zamanların zirvesine ulaştı.

Türkiye makine imalat sektörü, 2026 yılına ihracat gelirlerini artırarak başladı. Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre, serbest bölgeler dahil edildiğinde sektörün Ocak ayı konsolide ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,3 artış göstererek 2,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bu performansla birlikte, sektörün son 12 aylık kümülatif ihracatı 29 milyar dolar sınırına yaklaştı.

Sektörün yılın ilk ayındaki performansı, miktar ve değer arasındaki makasın açılmasıyla dikkat çekti. İhracat miktar bazında yüzde 13,8 oranında gerilemesine rağmen, elde edilen gelirin artması, Türk makinesinin katma değerinin yükseldiğini ortaya koydu. Kilogram başına ortalama ihracat birim fiyatı 8,9 dolara ulaşarak tarihi bir rekor kırdı.

Almanya ve ABD Pazarında Çift Haneli Büyüme

Ocak ayı verileri, ana ihraç pazarlarındaki hareketliliği de gözler önüne serdi. Sektörün en büyük pazarı konumundaki Almanya'ya yapılan ihracat, yüzde 12,2'lik artışla 283 milyon dolar olarak gerçekleşti.

En dikkat çekici performans ise Amerika Birleşik Devletleri pazarında kaydedildi. ABD'ye yönelik makine ihracatı yüzde 66,9 gibi yüksek bir oranda artarak 183 milyon dolara ulaştı. İtalya da 100 milyon dolar barajının aşıldığı ülkeler arasındaki yerini korudu.

Öte yandan, bazı bölgesel pazarlarda ciddi daralmalar yaşandı. Irak pazarında yüzde 40, Rusya pazarında ise yüzde 36,5 oranında ihracat kaybı kaydedildi.

Turbojet ve Hidrolik Silindirde İhracat Patlaması

Alt sektörler incelendiğinde, teknoloji yoğunluğu yüksek ürün gruplarındaki artış göze çarptı. En yüksek ihracat artışı yüzde 77,6 ile turbojet ve hidrolik silindir kategorisinde yaşandı. Bu grubu sırasıyla şu sektörler takip etti:

  • İnşaat ve iş makineleri: Yüzde 12,6 artış
  • Pompa ve kompresörler: Yüzde 11,6 artış
  • İçten yanmalı motorlar ve aksamları: Yüzde 8,5 artış

Buna karşın, "takım tezgahları" ile "yük kaldırma, taşıma ve istifleme makineleri" ürün grupları, oransal olarak ihracatın en fazla gerilediği alanlar oldu.

AB ile Entegrasyon ve "Made with EU" Vurgusu

Sektör temsilcileri, küresel ticaretteki korumacılık önlemleri ve daralan talebe rağmen elde edilen bu sonuçları, Türk makinesinin kalitesinin bir göstergesi olarak değerlendiriyor.

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, konuya ilişkin değerlendirmesinde, küresel ticaretteki belirsizliklerin ve sıkılaşan düzenlemelerin 2026'da da süreceğini öngördüklerini belirtti. Yatırım mallarına olan talebin dünya genelinde temkinli seyrettiğini vurgulayan Karavelioğlu, finansman imkanları, teknik mevzuat uyumu ve tedarik güvenliğinin artık fiyattan daha önemli rekabet unsurları haline geldiğine dikkat çekti.

Avrupa Birliği'nin sanayi stratejilerine de değinen Karavelioğlu, Birlik içinde "Made in EU" (AB'de üretildi) yerine "Made with EU" (AB ile üretildi) kavramını savunan çevrelerin olduğunu hatırlattı. Karavelioğlu, Türkiye'nin Avrupa sanayisinin uluslararası entegrasyonu için kritik bir ortak olduğunu belirterek, bu yaklaşımın desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Kapasite Kullanımında Düşüş Uyarısı

İhracattaki değer artışına rağmen, iç pazarda ve üretim kapasitelerinde bazı riskler bulunuyor. MAİB Başkanı, maliyet baskılarının imalat sanayi ortalamasının üzerinde seyrettiğini ve bunun üretim ile kapasite kullanım oranlarında gerilemeye yol açtığını belirtti.

Karavelioğlu, atıl durumda bulunan üretim kapasitesinin ekonomiye kazandırılması gerektiğinin altını çizerek, "İlave gümrük vergilerimizin seviyelerinin düşüklüğünü mütekabiliyet ekseninde tartıştığımız yılların sonuna geldik. Atıl durumdaki üçte birlik kapasitemizi ekonomiye kazandırmak için her türlü politika aracını kullanmayı gerekli görüyoruz" ifadelerini kullandı.