Türkiye Madenciler Derneği (TMD) öncülüğünde kurulan "Güvenli Madencilik Forumu" ile sektörün önde gelen şirketleri, iş sağlığı ve güvenliği verilerini uluslararası standartlarda raporlayarak iş kazalarını tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Türkiye madencilik sektörü, iş güvenliği kültürünü kökten değiştirecek ve sürdürülebilirlik standartlarını yükseltecek kapsamlı bir dönüşüm sürecine girdi. Türkiye Madenciler Derneği (TMD) tarafından hayata geçirilen "Sorumlu Madencilik İnisiyatifi" kapsamında oluşturulan Güvenli Madencilik Forumu, sektörün en büyük oyuncularını ortak bir güvenlik paydasında buluşturdu.
Sektörde çalışan toplam istihdamın yaklaşık yüzde 20’sini temsil eden 16 öncü madencilik şirketi, iş sağlığı ve güvenliği performanslarını şeffaf bir şekilde paylaşarak "sıfır kaza" hedefine ulaşmak için iş birliği yapacak.
Uluslararası Standartlarda Şeffaf Raporlama
Forumun çalışma prensiplerine göre, üye şirketler tüm kaza ve güvenlik verilerini, dünya madencilik sektörünün en prestijli çatı kuruluşlarından biri olan Uluslararası Madencilik ve Metaller Konseyi (ICMM) standartlarına uygun olarak raporlayacak. Bu veriler, anonimleştirilerek her altı ayda bir TMD ile paylaşılacak.
Oluşturulacak bu kapsamlı veri tabanı, sadece istatistiksel bir arşiv olmanın ötesine geçecek. Kazaların kök neden analizlerinin sektörle paylaşılması sayesinde, benzer olayların tekrarının önlenmesi için ortak bir hafıza ve önleyici bir güvenlik kültürü geliştirilecek. İlerleyen süreçte bu verilerin kamuoyu ile de paylaşılması planlanıyor.
"Üretilen Madenden Daha Kıymetli Olan, Yaşamın Kendisidir"
TMD Başkanı Mehmet Yılmaz, madenciliğin sadece ekonomik bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, bölgedeki yaşamın korunmasının öncelik olduğunu belirtti.
Yılmaz, "Eğer bir yere değer katarak gidiyorsak, üretilen altın, kömür, krom ya da kurşundan daha kıymetli olan şey, o bölgedeki yaşamın kendisidir. Madenler insanı ve çevreyi gözeterek işletilmeli, başta yöre halkı olmak üzere kamuoyuna somut bir kamu yararı sunmalıdır" ifadelerini kullandı.
Madencilik sektöründeki ölümlü iş kazalarının, toplam ölümlü iş kazaları içindeki payının yaklaşık yüzde 4 seviyesinde olduğuna dikkat çeken Yılmaz, "Her kaza önlenebilir. Liderlik, eğitim ve bunun bir kültüre dönüştürülmesiyle kazaların önüne geçilebilir" değerlendirmesinde bulundu.
Sürdürülebilirlik ve Su Yönetimi
Forumun odaklandığı bir diğer kritik başlık ise çevresel sürdürülebilirlik. İklim değişikliği ile birlikte suyun stratejik bir kaynak haline geldiğini hatırlatan Yılmaz, madencilikte su yönetiminin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Yeni dönemde, proses sularının arıtılarak yeniden kullanılması, yeraltı suları yerine yüzey sularının tercih edilmesi ve deşarj oranlarının minimuma indirilmesi gibi uygulamalar standart hale getirilecek.
İhracatta 10 Milyar Dolar Hedefi
Sektörün güvenlik ve çevre standartlarını yükseltirken ekonomik hedeflerini de büyüttüğü görülüyor. Geçtiğimiz yıl 6,2 milyar dolar ihracat gerçekleştiren madencilik sektörü, 2026 yılı ve sonrası için hedefini 10 milyar dolar olarak belirledi.
Türkiye'nin yaklaşık 3,5 trilyon dolarlık yeraltı potansiyeline sahip olduğunu ve bunun 10 bin tonluk kısmının altın rezervlerinden oluştuğunu belirten Yılmaz, bu kaynakların "insan ve çevre odaklı" bir yaklaşımla ekonomiye kazandırılmasının dış ticaret açığını azaltmada kritik rol oynayacağını kaydetti.