Türk Kızılay, Ramazan ayıyla birlikte kan bağışı oranlarında yaşanan dönemsel düşüşe karşı vatandaşları uyardı. Stokların kritik seviyenin altına inmemesi ve hastanelerdeki acil ihtiyaçların aksamaması adına kan bağış merkezlerinin iftar sonrasında da hizmet vereceği duyuruldu.
Ramazan ayının başlamasıyla birlikte değişen beslenme ve uyku düzeni, ülke genelindeki kan bağışı oranlarında her yıl olduğu gibi bu yıl da belirgin bir düşüşe neden oldu. Türk Kızılay, bu dönemsel azalmanın hastanelerde tedavi gören hastalar için hayati risk oluşturmaması adına ülke genelinde geniş kapsamlı bir çağrı yaptı.
Kurumdan yapılan açıklamalarda, kanın acil değil sürekli bir ihtiyaç olduğuna dikkat çekilerek, sağlıklı her bireyin oruç tutarken de iftar sonrası saatlerde güvenle kan bağışında bulunabileceği vurgulandı. Özellikle talasemi, lösemi ve onkoloji hastaları ile acil ameliyata alınması gereken travma vakalarının kan ihtiyacının Ramazan ayında da aynı yoğunlukta devam ettiği hatırlatıldı.
Merkezler Sahur Saatlerine Kadar Açık Olacak
Türk Kızılay, vatandaşların oruçlu oldukları süre zarfında kan vermekten çekinmeleri veya fiziksel olarak zorlanmaları ihtimaline karşı çalışma saatlerinde esnekliğe gitti. Türkiye genelindeki kan bağış merkezleri ve mobil kan alma birimleri, iftarın hemen ardından başlayarak gece geç saatlere, bazı bölgelerde ise sahura kadar hizmet vermeyi sürdürecek.
Yapılan planlamaya göre, vatandaşların yoğun olarak bulunduğu kent meydanları, parklar ve cami avluları gibi noktalarda konuşlandırılan mobil ekipler, iftar sonrası bağışçıları kabul edecek. Bağışçılar, kendilerine en yakın kan bağış noktasını Türk Kızılay'ın web sitesi veya mobil uygulaması üzerinden anlık olarak görüntüleyebilecek.
Bir Ünite Kan Üç Can Kurtarıyor
Uzmanlar, Ramazan ayında kan vermenin sağlık açısından bir risk oluşturmadığını, aksine iftar ile sahur arasındaki sürenin, sıvı tüketimiyle desteklendiğinde bağış için en uygun zaman dilimi olduğunu belirtiyor. Türk Kızılay yetkilileri, vatandaşları sadece kendi sağlıkları için değil, bir başkasının hayata tutunması için de bu kutsal ayda duyarlı olmaya davet ediyor.
Bağışlanan bir ünite kanın, ayrıştırılarak eritrosit, trombosit ve plazma olarak üç farklı hastaya şifa olduğu gerçeği, yapılan çağrının önemini artırıyor. Stok seviyelerinin ulusal güvenlik açısından da stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten yetkililer, düzenli bağışçıların yanı sıra ilk kez kan verecek gönüllüleri de iftar sonrası çay eşliğinde kurulan bağış noktalarına beklediklerini ifade etti.