15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Türk Elma Üreticisine "Yerli Kalkan": Isparta’da Zirai Dona Dirençli Çeşitler Geliştiriliyor

Türkiye'nin elma üretim merkezi Isparta’da, üreticinin korkulu rüyası olan zirai dona karşı bilimsel bir çözüm geliştiriliyor. Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü'nün 9 yıldır sürdürdüğü ıslah çalışmaları sonucunda, geç çiçek açarak soğuktan korunan yerli genotiplerde sona gelindi.

Paylaş:
Türk Elma Üreticisine "Yerli Kalkan": Isparta’da Zirai Dona Dirençli Çeşitler Geliştiriliyor

Türkiye'nin elma üretim merkezi Isparta’da, üreticinin korkulu rüyası olan zirai dona karşı bilimsel bir çözüm geliştiriliyor. Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü'nün 9 yıldır sürdürdüğü ıslah çalışmaları sonucunda, geç çiçek açarak soğuktan korunan yerli genotiplerde sona gelindi.

BUGÜNKÜ HABERLER

Türkiye’nin elma bahçesi olarak bilinen ve ülke üretiminde lider konumda bulunan Isparta, iklim değişikliğinin getirdiği risklere karşı stratejik bir tarımsal Ar-Ge projesine ev sahipliği yapıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü (MAREM), özellikle iç bölgelerdeki üreticileri büyük zarara uğratan ilkbahar geç donlarına karşı "geç uyanan" yerli elma çeşitleri geliştiriyor.

400 Çeşit Arasından Seçildi

Elma üretiminde verimliliği tehdit eden en büyük faktörlerden biri olan zirai don, özellikle ağaçların çiçeklenme döneminde gerçekleştiğinde rekoltede ciddi kayıplara yol açıyor. Bu sorunu kökten çözmek amacıyla harekete geçen enstitü uzmanları, yaklaşık 400 yerli ve yabancı elma çeşidinin bulunduğu geniş genetik havuz üzerinde kapsamlı bir tarama gerçekleştirdi.

Yürütülen titiz çalışmalar kapsamında, genetik kaynaklar içerisinden geç çiçek açma özelliğine sahip tipler belirlenerek melezleme çalışmaları yapıldı. Dokuz yıldır aralıksız devam eden proje sonucunda, standart çeşitlere göre 2 ila 3 hafta daha geç çiçek açan dayanıklı genotipler elde edildi.

Verim Denemeleri Başlıyor

Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Şerif Özongun, projenin temel hedefinin sahada çiftçinin yaşadığı kronik sorunlara doğrudan çözüm üretmek olduğunu vurguladı. Özongun, özellikle Karaman ve Niğde gibi elma üretiminin yoğun olduğu iç bölgelerde zirai donun büyük bir risk faktörü olduğunu belirterek, geliştirilen milli çeşitlerin bu riski minimize edeceğini ifade etti.

Projenin teknik detaylarını paylaşan Yüksek Ziraat Mühendisi Turgay Seymen ise çalışmalarda kritik bir eşiğe gelindiğini duyurdu. Elde edilen yüzlerce aday arasından performansı en yüksek 10-15 genotipin ileri aşamaya taşındığını belirten Seymen, önümüzdeki yıldan itibaren bu çeşitlerin verim denemelerine başlanacağını açıkladı.

Hasat Takvimi Değişmeyecek

Geliştirilen yeni yerli çeşitlerin en dikkat çeken özelliği, geç çiçek açmalarına rağmen hasat zamanında bir gecikme yaşatmamaları. Yüksek soğuklama ihtiyacına sahip olan bu yeni çeşitler, don tehlikesini atlattıktan sonra hızlı bir gelişim göstererek, normal sezon olan Ekim ayı başında hasat edilebilir olgunluğa erişiyor.

İklim Değişikliğine Hazırlık

Uzmanlar, çalışmanın sadece bugünün sorunlarına değil, geleceğin iklim senaryolarına da hazırlık niteliği taşıdığına dikkat çekiyor. İklim değişikliğiyle birlikte ekstrem hava olaylarının artacağı ve kış mevsimlerinin kısalacağı öngörüsüyle hareket eden enstitü, bu projeyle üreticinin gelecekteki ekonomik güvenliğini de sağlamayı amaçlıyor.

Türkiye’deki elma üretiminin yaklaşık yüzde 70’inin gerçekleştirildiği iç ve geçit bölgelerine hitap eden bu yeni çeşitlerin, rekoltede yaşanan yüzde 10 ila 20 oranındaki kayıpların önüne geçmesi hedefleniyor.