Ekranlarda başlayan 'Muhteşem Yüzyıl' ve 'Kuruluş Osman' rüzgarı, Dakka sokaklarında kebapçıların açılmasına, Türkçeye ilginin patlamasına ve diplomatik güvenin tazelenmesine yol açtı. Büyükelçi M. Amanul Haq, dizilerin iki ülke arasında nasıl stratejik bir köprüye dönüştüğünü anlattı.
BUGÜNKÜ HABERLER / ANKARA
Bangladeş’te son yıllarda yaşanan kültürel dönüşüm, diplomasinin sadece kapalı kapılar ardında değil, televizyon ekranlarında ve sokakta da şekillendiğinin en somut örneğini oluşturuyor. Türk televizyon yapımları, Güney Asya ülkesinde sadece reyting listelerini altüst etmekle kalmıyor; mutfaktan modaya, dilden turizme kadar gündelik hayatın kodlarını yeniden yazarak Ankara ile Dakka arasında benzersiz bir "yumuşak güç" hattı kuruyor.
Bangladeş’in Ankara Büyükelçisi M. Amanul Haq, bu kültürel fenomenin siyasi ve ticari ilişkilere yansımasını değerlendirerek, dizilerin iki millet arasındaki güven zeminini nasıl sağlamlaştırdığına dikkat çekti.
Dakka Ekranlarında Tarih ve Dram Rüzgarı
Bangladeş televizyonlarında özellikle son on yılda Türk yapımları baskın bir karakter kazandı. Ülkede yayın yapan Deepto TV gibi kanalların öncülüğünde, Bengalce dublajla yayınlanan diziler milyonları ekran başına kilitliyor.
Büyükelçi Haq’ın paylaştığı bilgilere göre, ülkede en çok izlenen yapımların başında "Kara Sevda", Türkiye’de "Muhteşem Yüzyıl" olarak bilinen ve Bangladeş’te "Sultan Süleyman" adıyla ünlenen dizi ile "Kuruluş Osman" geliyor. Özellikle genç nüfus, Osmanlı tarihini ve Türk aile yapısını konu alan bu yapımları yakından takip ediyor. Haq, bu ilgiyi şu sözlerle özetliyor: "Dünyanın en güçlü Müslüman imparatorluklarından birinin hikayesi, Bangladeş halkının kendi tarihi ve değerleriyle özdeşleşebildiği bir zemin sunuyor."
Ortak Değerler: İnanç, Aile ve Onur
Dizilerin başarısının ardında yatan temel faktör, iki toplum arasındaki derin kültürel ve dini benzerlikler. Bangladeşli izleyiciler, Batı menşeli yapımların aksine, Türk dizilerinde kendi toplumsal dokularına uygun temalar buluyor.
Büyükelçi Haq, dizilerde işlenen "aile bağları, onur, inanç, adalet, fedakarlık ve dayanıklılık" gibi kavramların Bangladeş toplumunda derin bir yankı uyandırdığını vurguluyor. Ayrıca İslam’ın dizilerde "onurlu, ahlaki ve kültürel açıdan zengin" bir şekilde tasvir edilmesi, camilerin ve dini ritüellerin günlük yaşamın merkezinde olduğu Bangladeş halkı tarafından gururla karşılanıyor.
Ekranın Ötesine Geçen Etki: Kebap, Baklava ve Türkçe
Kültürel etkileşim, televizyon ekranından taşıp sokağa inmiş durumda. Büyükelçi, Dakka’da orta sınıf bir ailenin evine girildiğinde Türk ürünlerine rastlamanın artık sıradanlaştığını belirtiyor.
Bu etki şu alanlarda somutlaşıyor:
- Mutfak: Dakka’da Türk restoranlarının sayısı hızla artarken, mekanların duvarlarını Osmanlı motifleri süslüyor. Halk, kebap ve baklava gibi lezzetlere ve Türkçe isimlerine artık oldukça aşina.
- Moda: Dizilerdeki karakterlerin giyim tarzı, yerel modayı etkiliyor ve Türk tekstil ürünlerine talebi artırıyor.
- Dil ve Eğitim: Bengalce konuşanlar için zor bir dil olmasına rağmen Türkçeye olan ilgi katlanarak büyüyor. Bu yoğun talep üzerine Bangladeş hükümeti, ülkede bir Yunus Emre Enstitüsü şubesi açılmasını önerdi ve bu öneri Türk hükümeti tarafından kabul edilerek çalışmalara başlandı.
"Kültürel Aşinalık Güveni, Güven İşbirliğini Doğuruyor"
Büyükelçi Haq, bu sosyolojik dalganın diplomatik yansımalarını ise "güven inşası" olarak tanımlıyor. Kültürel yakınlığın Ankara ile Dakka arasındaki siyasi diyaloğu daha sorunsuz ve empatik hale getirdiğini savunan Haq, "Kültürel aşinalık güveni artırır, güven ise işbirliğini kolaylaştırır," değerlendirmesinde bulunuyor.
Türkiye’nin Bangladeş’teki algısının "güçlü liderliğe sahip, teknolojik açıdan gelişmiş ve İslam kültürünün koruyucusu" bir ülke olarak pekiştiğini belirten Büyükelçi, bu durumun ticari ortaklıklar ve turizm için de elverişli bir zemin yarattığını ifade ediyor. Nitekim Bangladeşli turistlerin tatil rotalarını giderek artan bir oranda Türkiye’ye, özellikle de dizilerde gördükleri tarihi mekanlara çevirdiği gözlemleniyor.
Algı Yönetimi ve Çağrı
İlişkilerin olumlu seyrine rağmen Büyükelçi Haq, sosyal medyadaki bazı yanlış algılara da değindi. Bazı Türk içerik üreticilerinin ve blog yazarlarının Bangladeş’i sadece olumsuz yönleriyle yansıtmasından duyduğu rahatsızlığı dile getiren Haq, Türk halkını önyargıların ötesine geçmeye davet etti. Bangladeş’in doğal afetlerle mücadele eden ancak dirençli, misafirperver ve kültürel derinliği olan bir ülke olduğunu vurgulayan Haq, "Türk kardeşlerimizi ülkemizi bizzat ziyaret etmeye ve gerçek Bangladeş’i keşfetmeye çağırıyoruz," mesajını verdi.