Doğu Karadeniz’in "yeşil altını" olarak bilinen Türk çayı, 2026 yılına hızlı bir giriş yaptı. Ocak ayında gerçekleştirilen ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 66 artış göstererek 2 milyon doları aştı.
Türkiye’nin en önemli tarımsal ihraç ürünlerinden biri olan çay, 2026 yılına güçlü bir ihracat performansı ile başladı. Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerine göre, Ocak ayında Türkiye’den 51 farklı ülke, özerk ve serbest bölgeye çay satışı gerçekleştirildi. Geçen yılın Ocak ayında 1 milyon 267 bin 973 dolar olan ihracat geliri, bu yılın aynı döneminde yüzde 66’lık bir sıçrama ile 2 milyon 106 bin 517 dolara yükseldi.
Miktar Bazında Yüzde 28 Artış
Sadece gelirde değil, ihraç edilen ürün miktarında da kayda değer bir artış gözlendi. 2025 yılının Ocak ayında 208 ton olan dış satım, 2026 Ocak ayında yüzde 28 oranında artarak 267 tona ulaştı. Bu veriler, Türk çayına olan küresel talebin hem hacim hem de değer olarak yükseldiğini ortaya koydu.
Zirve Birleşik Krallık'ın
Ocak ayındaki ihracat tablosuna bakıldığında, geleneksel pazarların gücünü koruduğu görülüyor. En fazla ihracat yapılan ülkeler sıralamasında Birleşik Krallık, 891 bin 117 dolarlık alımla listenin başında yer aldı. Bu ülkeyi 283 bin 455 dolar ile Almanya ve 114 bin 743 dolar ile Amerika Birleşik Devletleri takip etti. Avrupa ve Amerika pazarlarındaki bu istikrarlı talep, Türk çayının marka bilinirliğinin arttığına işaret ediyor.
Hedef: Katma Değerli ve Markalı Ürünler
Sektör temsilcileri, yıla yapılan bu güçlü başlangıcın umut verici olduğunu belirtiyor. İhracattaki artışın sadece miktar odaklı kalmaması, aynı zamanda katma değerli ürünlere yönelimle desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor.
DKİB yetkilileri, özellikle Avrupa pazarındaki talep artışının, yürütülen tanıtım faaliyetlerinin ve kalite odaklı üretim stratejilerinin bir sonucu olduğuna dikkat çekiyor. Önümüzdeki dönemde sadece dökme çay değil; paketli, markalı ve özel ürün segmentindeki ihracatın artırılması hedefleniyor. Türk çayının doğal ve aromatik yapısının daha fazla ülkede tanıtılması ve mevcut pazarlarda derinleşirken yeni pazarlara açılınması, sektörün öncelikli yol haritasını oluşturuyor.