1 Mart 2026 Pazar
Haber

Türk Bilim İnsanlarından Literatüre İki Yeni İmza: Doğu Anadolu’da Yeni Böcek Türleri Keşfedildi

Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde görevli akademisyen çift, Erzurum ve Hakkari’nin yüksek rakımlı coğrafyasında yürüttükleri saha çalışmalarında iki yeni hortumlu böcek türü keşfetti. Bilim dünyasına kazandırılan türlere, keşfedildikleri bölgenin ve beslendikleri bitkinin isimleri verildi.

Paylaş:
Türk Bilim İnsanlarından Literatüre İki Yeni İmza: Doğu Anadolu’da Yeni Böcek Türleri Keşfedildi

Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde görevli akademisyen çift, Erzurum ve Hakkari’nin yüksek rakımlı coğrafyasında yürüttükleri saha çalışmalarında iki yeni hortumlu böcek türü keşfetti. Bilim dünyasına kazandırılan türlere, keşfedildikleri bölgenin ve beslendikleri bitkinin isimleri verildi.

Erzurum Atatürk Üniversitesi Biyoçeşitlilik Bilim Müzesi ve Ziraat Fakültesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Levent Gültekin ve Doç. Dr. Neslihan Gültekin, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini ortaya koyan önemli bir başarıya imza attı. Akademisyen çift, Doğu Anadolu Bölgesi'nin zorlu arazi şartlarında gerçekleştirdikleri detaylı incelemeler sonucunda, Pholicodes cinsine ait daha önce tanımlanmamış iki yeni böcek türünü dünya literatürüne kazandırdı.

Erzurum ve Hakkari’den Dünyaya

Yaklaşık 25 yıldır Anadolu’nun biyolojik çeşitliliği üzerine taksonomik araştırmalar yürüten Prof. Dr. Levent Gültekin ve meslektaşı Doç. Dr. Neslihan Gültekin’in çalışmaları, Erzurum’un Pasinler ilçesine bağlı Çiçekli köyü ile Hakkari’nin Zap Vadisi’nde yoğunlaştı.

İki yılı aşkın süren mikroskobik incelemeler, laboratuvar analizleri ve yayın süreci sonunda tanımlanan türlerden ilki, Erzurum’da keşfedildi. Bu türe, üzerinde beslendiği ve yaşam döngüsünü sürdürdüğü Artemisia (pelin otu) bitkisine atıfla "Pholicodes artemisiae" adı verildi.

Hakkari Zap Vadisi'nde tespit edilen diğer türe ise bölgenin coğrafi önemine vurgu yapılarak "Pholicodes hakkaricus" ismi uygun görüldü. Her iki türün de "arka kanatlarını kaybetmiş" böcek grubuna dahil olduğu ve uçma yetilerinin bulunmadığı belirtildi.

"Kanatsız Türlerde Endemizm Oranı Çok Yüksek"

Keşfedilen türlerin özelliklerine dair bilgi veren Prof. Dr. Levent Gültekin, kanatsız böceklerin biyocoğrafi açıdan büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu canlıların hareket kabiliyetlerinin sınırlı olması nedeniyle bulundukları lokasyona özgü (endemik) olma ihtimallerinin çok yüksek olduğunu belirten Gültekin, Türkiye'nin biyoçeşitlilik potansiyelinin bu tür araştırmalarla daha net anlaşılacağını ifade etti.

Gültekin, keşif sürecinin sadece arazide örnek toplamakla sınırlı kalmadığını; türün tanımlanması, isimlendirilmesi ve uluslararası hakemli dergilerde yayımlanarak tescil edilmesinin uzun soluklu bir bilimsel süreç gerektirdiğini aktardı.

Ekosistem İçin Kritik Uyarı

Araştırmacılar, sadece yeni türleri keşfetmekle kalmayıp, bu türlerin karşı karşıya olduğu tehditlere de dikkat çekti. Çalışılan böcek grubunun yüzde 60’ının henüz dünya literatürüne tanıtılmadığını belirten uzmanlar, habitat kaybı ve insan kaynaklı baskılar nedeniyle böcek popülasyonlarında ciddi bir azalma yaşandığına işaret etti.

Prof. Dr. Gültekin, böcek türlerindeki azalmanın ekosistemlerin sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini ve dünyanın "altıncı toplu yok oluş" sürecine doğru ilerlediği yönündeki bilimsel görüşleri hatırlatarak, doğal kaynakların aşırı kullanımının biyolojik çöküşe zemin hazırladığı uyarısında bulundu.

Bilim dünyasında saygın bir yere sahip olan PeerJ dergisinde yayımlanan bu çalışma, Anadolu’nun "biyolojik bir laboratuvar" niteliğinde olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu.