Washington-Tahran hattında tansiyon yükselirken, ABD ordusunun Hint Okyanusu’ndaki "batmaz uçak gemisi" olarak bilinen Diego Garcia Üssü, olası bir İran operasyonunun lojistik ve saldırı merkezi olarak öne çıkıyor.
Bugünkü Haberler – Dış Haberler Servisi
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sert söylemlerini askeri tehdit boyutuna taşıması, gözleri Washington’ın Hint Okyanusu’ndaki en stratejik varlıklarından birine çevirdi. Afrika, Orta Doğu ve Asya üçgeninin tam ortasında yer alan Diego Garcia, Beyaz Saray’ın "maksimum baskı" politikasının askeri omurgasını oluşturma potansiyeliyle yeniden küresel gündemin üst sıralarına yerleşti.
Stratejik Konum ve "Batmaz Uçak Gemisi"
En yakın kara parçasına yaklaşık 1600 kilometre uzaklıkta bulunan ve Chagos Takımadaları'nın en büyüğü olan Diego Garcia, askeri literatürde "batmaz uçak gemisi" olarak nitelendiriliyor. Üs, özellikle uzun menzilli bombardıman uçakları için kritik bir fırlatma rampası görevi görüyor.
Mevcut uydu görüntüleri ve askeri raporlar, üssün B-1 Lancer, B-52 Stratofortress ve özellikle nükleer kapasiteli hayalet uçak B-2 Spirit gibi ağır bombardıman uçaklarını ağırlayabilecek devasa pistlere sahip olduğunu doğruluyor. Ayrıca adanın lagünü, uçak gemileri ve nükleer denizaltıların demirleyebileceği derinliğe sahip doğal bir liman sunuyor. Bu özellikler, ABD’nin Basra Körfezi’ne girmeden, İran’ın balistik füze menzilinin sınırlarında kalarak operasyon düzenlemesine olanak tanıyor.
Trump Yönetimi ve Egemenlik Tartışmaları
Üssün askeri önemi, son dönemde yaşanan diplomatik krizlerle daha da belirginleşti. İngiltere hükümetinin, Chagos Takımadaları'nın egemenliğini Morityus’a devretme girişimi, Washington’da sert tepkiyle karşılandı.
Londra ve Port Louis arasında Mayıs 2025'te imzalanan ve üssün 99 yıllığına İngiltere (ve dolayısıyla ABD) kullanımında kalmasını öngören anlaşma, henüz tam yürürlüğe girmedi. Başkan Trump, bu devir işlemini "zayıflık" olarak nitelendirerek, ABD’nin ulusal güvenliği için adanın statüsünün korunması gerektiğini savundu. Trump’ın, İran ile olası bir çatışma senaryosunda Diego Garcia’nın kullanımını garanti altına almak için İngiltere üzerindeki baskıyı artırdığı ve devir anlaşmasının iptali ya da ertelenmesi yönünde diplomatik kanalları zorladığı biliniyor.
Geçmiş Operasyonların Merkezi
Diego Garcia’nın İran senaryolarında başrolü oynaması tesadüf değil. Üs, Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD’nin Orta Doğu’daki neredeyse tüm büyük hava operasyonlarında kritik rol üstlendi.
- 1991 Körfez Savaşı: Irak’a yönelik hava harekatlarında lojistik merkez olarak kullanıldı.
- 2001 Afganistan İşgali: B-2 bombardıman uçakları, Missouri’den kalkıp Afganistan’ı bombaladıktan sonra yakıt ikmali ve bakım için Diego Garcia’ya indi. Bu operasyonlar, üssün küresel erişim yeteneğini kanıtladı.
- 2003 Irak Savaşı: "Şok ve Dehşet" harekatının hava ayağının önemli bir kısmı buradan yönetildi.
Tahran İçin Neden Tehdit?
Askeri uzmanlara göre, Diego Garcia’nın İran için yarattığı asıl tehdit, ABD hava gücünün "erişilemezlik" avantajından kaynaklanıyor. İran’ın elindeki balistik füzelerin büyük kısmı bölgedeki diğer ABD üslerini (Katar, Bahreyn, BAE) vurma kapasitesine sahipken, Diego Garcia’nın mesafesi Tahran’ın karşı saldırı seçeneklerini ciddi şekilde kısıtlıyor.
Washington’ın, olası bir İran saldırısına karşı önleyici vuruş veya misilleme planlarında, bölge ülkelerinin hava sahası izinlerine takılmadan doğrudan Hint Okyanusu üzerinden operasyon yapabilme kabiliyeti, Diego Garcia’yı vazgeçilmez kılıyor. Trump yönetiminin, Tahran’a "anlaşma masasına gelmezseniz seçeneklerimiz masada" mesajını verirken, arka planda bu üssün lojistik hazırlıklarını işaret ettiği belirtiliyor.