15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Trump'ın Grönland Israrı Avrupa-ABD Hattında Kırılma Yaratabilir: İttifakın Geleceği Tehlikede mi?

Siyasi analistler, Washington yönetiminin Grönland üzerindeki hak iddialarının, Avrupa kamuoyunda ABD'yi 'müttefik' statüsünden 'zorunlu ortağa' indirgediği ve kıta genelinde Amerikan karşıtlığını derinleştirdiği uyarısında bulunuyor.

Paylaş:
Trump'ın Grönland Israrı Avrupa-ABD Hattında Kırılma Yaratabilir: İttifakın Geleceği Tehlikede mi?

Siyasi analistler, Washington yönetiminin Grönland üzerindeki hak iddialarının, Avrupa kamuoyunda ABD'yi 'müttefik' statüsünden 'zorunlu ortağa' indirgediği ve kıta genelinde Amerikan karşıtlığını derinleştirdiği uyarısında bulunuyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Danimarka'ya bağlı özerk bölge Grönland'ı satın alma veya kontrol altına alma yönündeki söylemlerini yinelemesi, Atlantik’in diğer yakasında derin bir güvenlik ve güven krizini tetikledi. Avrupalı dış politika uzmanları, Washington’un bu ısrarının sadece diplomatik bir gerginlikten ibaret olmadığını, NATO ittifakının temellerini sarsabilecek yapısal bir ayrışmaya işaret ettiğini belirtiyor.

Brüksel merkezli Avrupa Komşuluk Konseyi Direktörü Samuel Doveri Vesterbye ve Helsinki Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Heikki Patomaki, konuya dair yaptıkları değerlendirmelerde, Beyaz Saray’ın stratejisinin Avrupa Birliği'nin (AB) bütünlüğünü test ettiğine dikkat çekti.

Washington Yasal Engelleri Aşmak İstiyor

Samuel Doveri Vesterbye’ye göre, ABD’nin asıl hedefi, 1951 yılında Danimarka ile imzalanan savunma anlaşmasının çizdiği sınırları aşmak. Mevcut durumda Washington’un Grönland üzerindeki askeri ve stratejik hamleleri, Kopenhag ve Nuuk yönetimlerinin onayına tabi. Vesterbye, Trump yönetiminin Grönland’daki zengin doğal kaynaklara erişim ve Arktik bölgesinde açılması planlanan "yeni deniz yolu koridoru" üzerinde tam kontrol sağlamak adına bu bürokratik ve yasal "onay mekanizmasını" devre dışı bırakmayı hedeflediğini vurguladı.

Vesterbye, ABD'nin planlarını hayata geçirebilmesi için Danimarka veya Grönland yerel hükümetinden gelebilecek çevresel ve yasal itirazlarla vakit kaybetmek istemediğini, bu nedenle sürecin "hızlı ve engelsiz" işlemesini arzuladığını belirtti.

Fransa ve Almanya Faktörü: "Tek Çıkış Yolu"

Analistler, Danimarka’nın bu baskı karşısında tek başına direnmesinin zorluğuna işaret ediyor. Vesterbye, Grönland’ın statüsünün korunması için Berlin ve Paris hattının devreye girmesinin "tek yol" olduğunu savundu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, caydırıcılık sağlamak amacıyla bölgeye asker ve ekipman gönderme planları sunduğu belirtilirken, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in de bu ittifakı "istenmeyen ancak zorunlu bir seçenek" olarak değerlendirdiği ifade ediliyor. Ancak uzmanlar, Danimarka’nın ABD ile ilişkilerini tamamen riske atmamak adına, Avrupa’nın iki devinden gelecek bu askeri destek teklifine mesafeli yaklaşabileceğini öngörüyor.

"Güç Kullanımı İhtimal Dışı Değil"

Finlandiyalı Profesör Heikki Patomaki ise konunun daha karanlık bir senaryosuna dikkat çekti. ABD’nin Venezuela örneğindeki müdahaleci tavrını hatırlatan Patomaki, Washington’un Grönland taleplerinden kolayca vazgeçmeyeceğini ve güç kullanma seçeneğinin tamamen masadan kalkmadığını öne sürdü.

Patomaki’ye göre, AB’nin bu duruma verebileceği en somut yanıt, Temmuz 2025’te ABD ile imzalanan ticaret anlaşmasının feshedilmesi olabilir. Ancak AB’nin sessiz kalmayı seçmesi durumunda, bunun Trump yönetiminin arzuladığı "AB’nin dağılması" sürecine hizmet eden bir adım olacağı uyarısı yapıldı.

Müttefiklikten "Zorunlu Ortaklığa" Geçiş

Uzmanların birleştiği en kritik nokta ise Avrupa halklarının ABD algısındaki değişim. Grönland krizinin, Avrupalıların gözünde ABD’yi güvenilir bir "müttefik" olmaktan çıkarıp, sadece idare edilmesi gereken "zorunlu bir ortağa" dönüştürdüğü belirtiliyor.

Bir NATO üyesinin toprağını zorla ele geçirme veya baskı altına alma girişiminin, İttifak'ın varlık nedenini sorgulatacağını belirten Patomaki, bu durumun kıtada halihazırda yükselişte olan ABD karşıtlığını (anti-Amerikanizm) daha da körükleyeceği tespitinde bulundu.