15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Trump’ın Baskı Politikasına Karşı Kanada’dan "Pekin Açılımı": Başbakan Carney Çin’e Gidiyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kanada’yı ilhak etme ve Grönland’ı satın alma yönündeki tartışmalı taleplerinin gölgesinde, Kanada Başbakanı Mark Carney tarihi bir adım atıyor. Washington ile yaşanan derin jeopolitik çatlaklar, Ottawa’yı 2017’den bu yana ilk kez lider düzeyinde Çin ile masaya oturmaya itti.

Paylaş:
Trump’ın Baskı Politikasına Karşı Kanada’dan "Pekin Açılımı": Başbakan Carney Çin’e Gidiyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kanada’yı ilhak etme ve Grönland’ı satın alma yönündeki tartışmalı taleplerinin gölgesinde, Kanada Başbakanı Mark Carney tarihi bir adım atıyor. Washington ile yaşanan derin jeopolitik çatlaklar, Ottawa’yı 2017’den bu yana ilk kez lider düzeyinde Çin ile masaya oturmaya itti.

Bugünkü Haberler / Dünya

Kanada Başbakanı Mark Carney, Kuzey Amerika’da tırmanan siyasi gerilim ve değişen küresel dengeler ışığında, 14-17 Ocak tarihleri arasında Çin’e resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Başbakanlık Ofisi tarafından doğrulanan bu kritik ziyaret, ABD Başkanı Donald Trump’ın "Batı Yarı Küre’de hakimiyet" doktrini çerçevesinde Kanada’nın egemenliğini hedef alan açıklamalarının hemen ardından geliyor.

Washington ile İpler Gerildi, Rota Asya’ya Döndü

Carney’in Pekin ziyareti, Ottawa’nın dış politikasında köklü bir eksen kaymasına işaret ediyor. ABD yönetiminin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesi ve Trump’ın Kanada’yı ABD topraklarına katma yönündeki revizyonist söylemleri, iki müttefik arasındaki güveni derinden sarstı.

Kanada Başbakanı'nın, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapacağı görüşmede, yalnızca ticari ilişkileri değil, aynı zamanda uluslararası güvenlik ve egemenlik konularını da masaya yatırması bekleniyor. Bu temas, Justin Trudeau döneminden bu yana, yaklaşık dokuz yıl sonra Kanada’dan Çin’e lider düzeyinde yapılan ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor.

Ticarette "ABD Dışı" Arayışlar

Ziyaretin en önemli motivasyonlarından biri, Kanada ekonomisinin ABD’ye olan bağımlılığını kırmak. Trump yönetiminin gümrük tarifelerini bir silah olarak kullanması, Ottawa’yı yeni pazar arayışlarına mecbur bıraktı.

Mark Carney liderliğindeki hükümet, önümüzdeki 10 yıl içinde ABD dışındaki pazarlara yapılan ihracatı iki katına çıkarma hedefini belirlemiş durumda. Çin, bu stratejide kilit bir rol oynuyor. Hali hazırda Kanada’nın ABD’den sonraki en büyük ikinci ticari ortağı olan Çin ile ticaret hacmi, 2024 yılı verilerine göre 85,8 milyar dolara ulaşmış durumda.

İki liderin 31 Ekim 2025’te Güney Kore’deki APEC Zirvesi’nde gerçekleştirdiği ve "ilişkilerde dönüm noktası" olarak nitelenen görüşmenin, bu ziyaretin zeminini hazırladığı belirtiliyor.

Enerji Kartı Masada: Venezuela Petrolüne Alternatif

Jeopolitik sarsıntılar enerji piyasalarını da doğrudan etkiliyor. ABD’nin Venezuela müdahalesi, Çin’in bu ülkeden sağladığı petrol tedarikini riske atarken, Kanada bu boşluğu doldurmaya aday görünüyor.

Mayıs 2024’te tamamlanan Trans Mountain Petrol Boru Hattı genişletme projesi, Alberta petrollerinin Pasifik kıyısındaki Burnaby Limanı’na taşınmasını ve buradan Asya’ya ihraç edilmesini kolaylaştırmıştı. Carney hükümeti, Venezuela krizini fırsata çevirerek Çin’e enerji ihracatını artırmayı ve yeni boru hatlarıyla bu akışı desteklemeyi planlıyor.

Geçmişteki Krizler "Buzdolabına" Kaldırılıyor

Carney’in ziyareti, iki ülke arasında son yıllarda yaşanan ciddi krizlerin ardından "reelpolitik" bir yakınlaşma olarak yorumlanıyor. İlişkiler, 2018’de Huawei yöneticisi Mıng Vancou’nun Kanada’da tutuklanması ve Çin’in buna misilleme olarak iki Kanada vatandaşını gözaltına almasıyla kopma noktasına gelmişti. Ayrıca 2019 ve 2021 seçimlerine Çin’in müdahale ettiği iddiaları ve Trudeau hükümetinin Çin menşeli elektrikli araçlara getirdiği yüzde 100 gümrük vergisi, diplomatik havayı soğutmuştu.

Ancak Trump’ın ikinci döneminde benimsediği agresif politikalar, Ottawa ve Pekin’i, geçmişteki anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp ortak çıkarlar etrafında birleşmeye zorluyor. Pekin yönetimi, Kanada’nın gümrük tarifelerine karşı başlattığı "ayrımcılık" soruşturmasını sürdürse de, Carney’in bu ziyareti, her iki ülkenin de asıl tehdit olarak Washington’ın tek taraflı hamlelerini gördüğünü ortaya koyuyor.