ABD Başkanı Donald Trump liderliğindeki yönetim, ülkeye yasal yollarla giriş yapmış ancak henüz daimi oturum izni (Yeşil Kart) almamış mültecilerin gözaltına alınması için Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesine (ICE) geniş yetkiler tanıdı.
Washington yönetiminin göçmenlik politikalarındaki sertleşme süreci yeni bir boyut kazandı. ABD basınına sızan resmi belgelere göre, ülkeye mülteci statüsünde yasal olarak kabul edilen ancak varışlarının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen kalıcı oturum izni (Green Card) statüsüne geçmeyen kişiler, artık ICE ajanları tarafından gözaltına alınabilecek.
Yasal Statüdeki Mülteciler Hedefte
CBS News tarafından ortaya çıkarılan 18 Şubat tarihli resmi talimatta, ICE Direktör Vekili Todd Lyons ve Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS) Direktörü Joseph Edlow'un imzası bulunuyor. Hükümet avukatları tarafından federal mahkemeye de sunulan bu belge, mülteci statüsüne sahip kişilerin dokunulmazlığına dair yerleşik uygulamaları kökten değiştiriyor.
Yeni düzenlemeye göre, ABD topraklarına ayak bastıktan sonraki bir yıl içinde yasal daimi ikamet statüsü kazanmamış mültecilerin dosyaları yeniden incelemeye alınacak. Bu kişilerin durumlarının değerlendirilmesi sürecinde "devlet gözetimine" geri dönmeleri talep ediliyor.
Gönüllü Teslimiyet veya Zorla Gözaltı
Söz konusu direktif, mültecilere iki seçenek sunuyor: Ya göçmenlik bürosuna bizzat giderek mülakat için gönüllü olarak devlet gözetimine girecekler ya da ICE ekipleri tarafından tespit edilip zorla gözaltına alınacaklar.
ABD federal yasaları, ülkeye kabul edilen mültecilerin bir yılın sonunda Yeşil Kart başvurusu yapmasını zorunlu kılıyor. Ancak bürokratik gecikmeler veya bilgi eksikliği nedeniyle bu işlemi tamamlayamayan binlerce mültecinin, suç işlememiş olsalar dahi yeni uygulama kapsamında özgürlüklerini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor.
Trump yönetiminin bu hamlesi, göçmen hakları savunucuları tarafından yasal statüdeki insanları kriminalize etme girişimi olarak yorumlanırken, yetkililer uygulamanın mevcut yasaların daha sıkı tatbik edilmesinden ibaret olduğunu savunuyor.